Müslümanca konuşabilmek, ancak 'Allah'a ve Kuran'a teslim olmak'la mümkün olabilir.
Hayatın her anında Müslümanca konuşabilmek için, samimi imanı ve Allah korkusunu kalpte her an yaşamak gerekir.
Kalbinde imanı, samimiyeti ve teslimiyeti yaşadıktan sonra, insana "nutku verip konuşturacak" olan Allah'tır.
Bir insanın Müslümanca konuşabilmesi için, Allah'a samimiyetle teslim olması ve doğruyu yanlıştan ayıran Kuran'a uyması yeterlidir.
Müslüman kendisine bir övgü yöneltildiğinde de, tüm bu övgülerin aslında Allah'ın üstün sanatına karşı yapıldığını bilmenin verdiği tevazu içerisindedir.
Müslüman kazandığı bir başarıdan bahsederken, bunun ancak Allah'ın izniyle ve O'nun kendisine verdiği yetenekler sayesinde gerçekleştiğini bilerek konuşur.
Allah'ın kudretini gereği gibi takdir edebilen bir insanın konuşmalarına O'nun aklını, ilmini, gücünü ve büyüklüğünü övüp yücelten bir üslup hakimdir.
İman edenler yaşamları boyunca karşılaştıkları her olayda Rabbimiz'in üstün tecellilerini görür ve O'nu en güzel isimleriyle anar, şanını övüp yüceltirler.
Salih müminler en çok Allah'ı sever, sözleriyle en çok O'nu yüceltir ve Rabbimiz’i herşeyin üstünde tutarlar.
Müminler işlerin Allah'ın dilemesi ile olacağını bilerek yapacakları bir işten bahsederken 'Allah dilerse' ya da 'İnşaAllah' diyerek konuşurlar.
İman edenler Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmadan Allah'ın herşeyin ve herkesin üzerinde olduğunu
bilen bir üslup kullanırlar.
Kuran'ın rehberliğinde konuşan bir kimsenin her konuşması hikmetli olur. Verdiği her örnek, dikkat çektiği her nokta, vurguladığı her detay son derece etkili ve düşündürücüdür.
Müslümanca konuşmanın en belirgin özelliklerden biri, kişinin tüm konuşmalarında Kuran'da bildirilen 'helal haram sınırlarını' titizlikle korumaya özen göstermesidir.
Hayatı ve ölümü Allah'ın yarattığını bilen bir insan bir haber karşısında son derece tevekküllü ve Allah'a karşı gönülden teslim olmus bir tarzda konusur; "Allah'ın takdiri en hayırlısıdır" der.
Müslüman, Allah'ın inananlar için herşeyi en güzel ve en kusursuz şekilde yarattığını, olumsuz gibi görünen bir olayın aslında kişiye pek çok yönden hayır getirebileceğini bilerek konuşur.
Müslümanlar bir söz söylemeden önce mutlaka vicdanlarına danışır, daima sözün en güzelini söylemeye çalışırlar.
İnsana hikmetli konuşabilme yeteneği ancak imanla, Allah korkusundan kaynaklanan samimiyetle ve Allah'a duyulan teslimiyetle kazanılabilen bir özelliktir.
Müminler Allah'ın her an her yerde kendilerini gördüğünü, her söyledikleri sözü duyduğunu ve hesap gününde söyledikleri sözlerden kendilerini hesaba çekeceğini bilerek konuşurlar.
Müminler en haklı oldukları durumlarda bile Kuran ahlakının gereği olarak alttan alır, hoşgörülü ve bağışlayıcı bir tavır göstererek konuşurlar.
Müslüman'ın 1 Günü
Tebliğ Nasıl Yapılmalıdır?