logo HARUN YAHYA

Alay Etmenin Kaynağı Kibirdir

Alay Etmenin Kaynağı Kibirdir

Bir insanın kendini diğer insanlardan büyük görmesine, üstün tutmasına "kibir" denir. Kibirli kişiler, diğer insanlara karşı, onları aşağı gördüklerini hissettiren bir tavır sergilerler. Ancak kibiri yalnızca insanlara karşı gösterilen bir tavır bozukluğu olarak düşünmek doğru olmaz. Çünkü kibirli insanlar aynı zamanda Allah'ın dinine uyma, doğru yola davet edildiğinde bu yola icabet etme konusunda da büyüklenirler.

İnsan, vicdanıyla hareket etmediği, nefsinin telkinlerine uyduğu, Allah'ın Kuran'da tarif ettiği ahlakı uygulamadığı müddetçe nefsinin bu tuzağına düşecektir. Çünkü Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi, "… nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir..." (Yusuf Suresi, 53) Şeytanın telkinlerine uyan ve kendilerini hiçbir gerçekliği olmayan üstünlüklere sahip gören kişiler, artık tamamen nefislerinin kontrolünde hareket ederler. Bundan dolayı da kibirli olmaları ya da diğer bir deyişle büyüklenmeleri kaçınılmazdır.

Kibir, şeytanın da en belirgin özelliklerinden biridir. Kuran'da bildirildiği gibi Allah, meleklere Hz. Adem (as)'a secde etmelerini emrettiğinde İblis hariç hepsi secde etmiş, İblis ise secde etmekte direnmiştir. Kuşkusuz bunun sebebi, kendisini büyük bir akılsızlıkla, Hz. Adem (as)'dan üstün görmesi ve bundan dolayı büyüklenmesidir. Kuran'da şeytanın bu durumu şöyle anlatılır:

Ve meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu. (Bakara Suresi, 34)

... sonra meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Allah:) "Öyleyse ordan in, orda büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin." (Araf Suresi, 11-13)

Ancak ne şeytanın, ne de onun sahte çağrılarına uyanların herhangi bir üstünlükleri yoktur. Aksine bu kişilerin Allah'ın herşeyin üstünde güç sahibi olduğu gerçeğini inkar ederek içine düştükleri akılsızlık, onları küçük düşürmektedir. Allah Kuran'da kendilerince "büyüklük" iddiasında olanlar için "… onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur..." (Mümin Suresi, 56) şeklinde haber vermiştir. Bu ayetten de anlamaktayız ki, inkarcılar ne kadar arzu etseler de istedikleri büyüklüğe ulaşamazlar. Çünkü büyüklük yalnızca Allah'a aittir ve Allah ancak Kendisi'ne itaat eden kullarını yüceltir. Azgın inkarcıları ise hem dünyada, hem de ahirette küçük düşürür. Yukarıdaki ayetin ardından gelen ayetlerde de Allah, inkarcıların nasıl bir körlük ve kavrayışsızlık içinde olduklarını şöyle bildirmiştir:

Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler. Kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz. Şüphesiz kıyamet-saati, yaklaşarak gelmektedir; bunda hiçbir kuşku yok. Ancak insanların çoğu iman etmiyorlar. (Mümin Suresi, 57-59)

Yukarıdaki ayetlerde de haber verildiği gibi insanların çoğu Allah'ın gücünü ve büyüklüğünü kavrayamadıkları için, kendilerine bir lütuf olarak verilen özelliklerden dolayı kibirlenir ve büyüklenme hevesine kapılırlar. İşte bu insanların içlerindeki kibiri dışarı vurma yöntemlerinden bir tanesi insanlarla alay etmektir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, onları küçük gördüklerini hissettirerek kendilerini yüceltebileceklerini zannederler. Bunlardan dolayı da din ahlakından uzak olan cahiliye toplumlarında "alaycılık" çok yaygın bir davranıştır.

Alaycı insanlar içlerindeki büyüklük hevesi nedeniyle sürekli herkesin eksik yönünü görür, güzel yönlerini ise fark edemezler. Bu tip kişilerin her birinin kendilerine göre kibirlendikleri bazı özellikleri vardır. Örneğin kimi başarısından, kimi güzelliğinden, kimi de zenginliğinden dolayı kibirlenir. Bundan dolayı da bu yönlerde eksiği olan insanlarla karşılaştıklarında onların eksiklikleriyle alay ederler. Kendilerine bu özellikleri verenin Allah olduğunu ve dilediği her an geri alabileceğini düşünmeksizin böylesine azgın bir tutum sergilerler.

Cahiliye Toplumlarında Din Ahlakından Uzak Olan Yapı Sebebiyle, Alaycılık Yaşamın Kopmaz Bir Parçası Halini Almıştır. Çocuklar, Gençler Hep Bu Kültür Ve Ahlakla Birlikte Büyürler. İlerleyen Sayfalarda Din Ahlakından Uzak İnsanların Kendi Aralarında Yaşadıkları Alaycılık Örneklerinden De Söz Edeceğiz. Ve Bu Tavırlarıyla Kendi Kendilerini Nasıl Sıkıntılı Bir Ortama Soktuklarına Şahit Olacağız.

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, alaycı tavrın temelindeki kibir duygusunu ve bu durumun Kur'an'daki yansımalarını incelemektedir. İnsanın kendi nefsinin telkinlerine uyarak büyüklenmesinin aslında şeytani bir özellik olduğu belirtilir. Bölümde, gerçek büyüklüğün sadece Allah'a ait olduğu ve insanlara verilen özelliklerin Allah'ın bir lütfu olduğu hatırlatılarak, alaycılığın din ahlakından uzak toplumlardaki yaygınlığı üzerinde durulmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Kibir, insanın kendini başkalarından üstün görmesiyle ortaya çıkan ve nefsin en büyük tuzaklarından biridir.
  • Şeytanın Hz. Adem'e karşı büyüklük taslaması, kibirli tavrın temelindeki inkarcı mantığı açıkça ortaya koymaktadır.
  • İnsanlar kendilerine verilen geçici özellikleri birer lütuf olarak görmek yerine, bunlarla büyüklük taslayarak alaycı bir tutum sergilemektedir.
  • Büyüklük yalnızca Allah'a mahsustur ve Allah Kendisi'ne itaat eden kullarını yüceltir.
  • Alaycılık, din ahlakından uzak toplumlarda bireylerin kendi eksikliklerini örtme ve sahte bir üstünlük kurma çabası olarak görülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Kibir nedir ve insanlar neden kibirlenme eğilimi gösterir?

Kibir, bir insanın kendini diğerlerinden büyük ve üstün görmesi durumudur. Nefsinin telkinlerine uyarak Allah'ın takdir ettiği ahlakı uygulamayan kişiler, kendi iradeleriyle sahip olduklarını zannettikleri özellikler üzerinden büyüklenme tuzağına düşerler.

Kur'an'a göre şeytanın kibirli tavrının altında yatan temel neden nedir?

Şeytan, Hz. Adem'in yaratılış maddesini kendi yaratılış maddesinden aşağı gördüğü için kendisini ondan üstün saymıştır. Bu durum, ilahi emre karşı gelerek büyüklenmenin ve sonuçta küçük düşmenin en belirgin örneğidir.

Alay etme alışkanlığı ile kibir duygusu arasında nasıl bir bağlantı vardır?

Alaycı insanlar, başkalarını aşağılayarak kendilerini yüceltebileceklerini zannederler. İçlerindeki büyüklük hevesi nedeniyle sürekli başkalarının eksikliklerini ararlar ve bu tavırlarıyla aslında kendi nefislerinin kontrolünde olduklarını gösterirler.

Gerçek büyüklük kavramı nasıl tanımlanabilir?

Büyüklük sadece Allah'a ait bir sıfattır ve O'nun gücü karşısında hiçbir varlığın gerçek bir üstünlüğü yoktur. Allah ancak Kendisi'ne itaat eden kullarını yüceltir, büyüklük iddiasında olanları ise dünyada ve ahirette küçük düşürür.