logo HARUN YAHYA

İnkarcıların Alaylarına Sabretmek, Müminler İçin Şereftir

İnkarcıların Alaylarına Sabretmek, Müminler İçin Şereftir

Kitabın başından bu yana, tarih boyunca hemen her dönemde inkarcıların iman edenlere alaycı bir yaklaşım içinde olduğundan bahsettik. Ve inkarcıların bu davranışlarının hiçbir sonuç vermeyeceğine de değindik. Ancak bu konuyu biraz daha detaylandırmakta fayda görüyoruz.

Cahiliye toplumunda bir kişiyle alay edildiğinde, ona iftira atıldığında veya bu kişi yapmadığı şeylerle itham edildiğinde, söz konusu kişi bu durumdan üzüntü ve sıkıntı duyar. Bunu bilen cahiliye toplumu insanları da karşılarındaki kişilerin şevkini kırmak, onları zayıflatmak ve yılgınlaştırmak kastıyla bu yöntemi uygularlar. Nitekim müminlere karşı alaycılık silahını kullanmaktaki amaçları da budur. Ancak inkarcıların müminlere karşı umdukları neticeyi almaları asla mümkün olmaz. Çünkü inkarcıların alaycı tavırlarıyla, sözleriyle, asılsız ithamlarıyla karşılaşmak müminlerin zaten bekledikleri bir durumdur. İnkarcıların bu şekilde davranacakları Kuran'da müminlere bildirilmiş ve müminler bu duruma karşı uyarılmışlardır:

Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i İmran Suresi, 186)

Görüldüğü gibi Allah müminleri böyle bir duruma karşı kesin olarak uyarmıştır. Dolayısıyla inkar edenlerin onlarla alay etmeleri, müminlerin imanlarının açık bir göstergesidir. Bu nedenle Allah'a iman eden bir insan böyle bir olayla karşılaştığında değil üzülmek, aksine sevinir ve hatta Allah'ın vaadinin gerçekleşmesi dolayısıyla kişinin imanının arttığı görülür. Yani inkarcıların müminlerle alay etmeleri, sanıldığı gibi onların aleyhine bir olay değildir. Tam tersine Allah'ın yarattığı her olay gibi onların hayrınadır. Onların ahlaklarındaki üstünlüğü, imanlarındaki derinliği ve ahiretteki derecelerini artıran bir olaydır.

Şu halde müminlerin din ahlakından uzak insanların alaycı tavırları karşısında üzülmeleri de söz konusu olamaz. Bu tavırlar ancak onlar için bir rahmettir ve müminler gösterdikleri sabır sayesinde Allah'ın rızasını ve cennetini umarlar. Başka bir ayetinde Allah müminlere böyle bir durum karşısında sabretmeleri gerektiğini şöyle bildirmiştir:

Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup-ayrıl. (Müzemmil Suresi, 10)

Bununla beraber müminlerin şevklerini artıracak bir diğer konu da Allah'ın alay edenlere karşı müminlere yardım edeceğini vaat etmiş olmasıdır. Allah bu gerçeği "Şüphesiz o alay edenlere (karşı) Biz sana yeteriz." (Hicr Suresi, 95) ayetiyle müjdelemiştir. Kuşkusuz bu, müminler için çok güven verici bir durumdur. Kuran ahlakını yaşamayan insanlar müminlere kendilerince zarar vermek için her ne yaparlarsa yapsınlar amaçlarına ulaşmaları mümkün değildir. Yaptıkları herşey müminlerin lehinedir. Çünkü bir ayette haber verildiği gibi; "… Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez." (Nisa Suresi, 141) Allah başka ayetlerinde de müminlere olan desteğini şöyle haber vermiştir:

… Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir. Allah, iman edenlerin velisi (dostu ve destekçisi)dir. Onları karanlıklardan nura çıkarır; inkar edenlerin velileri ise tağuttur. Onları nurdan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar, ateşin halkıdırlar, onda süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 256-257)

Ayrıca şunu da belirtmekte fayda vardır: Müminler inkarcıların her türlü yakıştırmalarından uzak, çok üstün ve yüksek ahlaklı insanlardır. Bu güzel hallerinin karşılığını ise dünyada ve ahirette alırlar. Dünyada kendileriyle alay edilmesi ise müminlerin üstünlüğünü, faaliyetlerinin gücünü ve inkarcılar üzerindeki etkileyiciliklerini gösterir. Bu, aynı zamanda halk arasında yaygın olan "meyve veren ağaç taşlanır" sözünün de bir örneğidir.

Onların fikri yöndeki gücünü, üstün ahlakını gören inkarcılar, müminlerin yolunu kesmeye, onları iftira ve yalanlarla karalamaya çalışırlar. Çünkü müminlerin dünyaya dirlik ve düzen getireceğini bildikleri için, kendilerince önceden tedbir alıp bunu engellemek için uğraşırlar. Örneğin müminlerin Kuran ahlakını anlatmalarını, insanları bu konuda aydınlatmalarını alaya alırlar. Veya onların Allah'ın varlığının delillerini duyurmak için yaptıkları faaliyetlerle alay ederler. İşte tüm bunları yapmaktaki amaçları, Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi "hakkı batıl ile geçersiz kılma" istekleridir. (Kehf Suresi, 56) Ancak Allah Kuran'da Müslümanlara şöyle müjde vermiştir:

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size. (Enbiya Suresi, 18)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, tarih boyunca inkarcıların müminlere yönelik sergilediği alaycı tutumların arka planını ve müminlerin bu durum karşısında takınması gereken vakarlı duruşu incelemektedir. İnkarcıların amaçlarının müminlerin şevkini kırmak olduğu belirtilirken, bu tavırların aslında müminlerin imanını güçlendiren ve Allah'ın vaadini tasdik eden birer vesile olduğu vurgulanmaktadır. Bölümde, müminlerin sabırla Allah'ın rızasına nasıl ulaştıkları açıklanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • İnkarcıların müminlere yönelik alaycı sözleri ve ithamları, Kur'an'da bildirilen ve beklenen bir imtihan vesilesidir.
  • Müminler için inkarcıların alayı, sabır göstermek suretiyle cenneti kazanmaya ve derecelerini artırmaya yönelik bir fırsattır.
  • Allah, müminlere inkarcıların her türlü alay ve iftira girişimi karşısında yardım edeceğini ve destek olacağını vaat etmiştir.
  • İnkarcıların müminleri karalamaya çalışması, aslında müminlerin fikri gücünün ve faaliyetlerinin etkinliğinin bir göstergesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Müminler neden inkarcıların alaycı tutumları karşısında üzüntü duymazlar?

İnkarcıların bu tarz davranışları bir imtihan sürecidir ve müminler için sabır göstererek Allah'ın rızasına ulaşma fırsatıdır. Bu tutumlar iman sahiplerinin şevkini kırmaz, aksine imanlarının derinleşmesine ve ahiretteki derecelerinin artmasına vesile olur.

İnkarcılar neden müminlerle alay etme yolunu seçerler?

Amaçları, müminlerin şevkini kırmak, onları yılgınlığa sürüklemek ve faaliyetlerini zayıflatmaktır. Hakkın karşısında batılı savunma gayretiyle müminlerin ahlakını ve çalışmalarını karalamaya çalışarak, hak olanı geçersiz kılmaya uğraşırlar.

Müminlerin inkarcıların saldırıları karşısındaki güvencesi nedir?

Allah, Kur'an'da müminlerin velisi olduğunu ve onlara yardım edeceğini bildirmektedir. Hiçbir inkar ehli, Allah'ın desteklediği müminler üzerinde kesin bir galibiyet elde edemez ve onların karşısında nihai bir yol bulamaz.

Sabır ve güzel bir ayrılma tarzı müminlere nasıl bir kazanç sağlar?

İnkarcıların tutumları karşısında sabretmek ve onlardan güzel bir şekilde ayrılmak, müminlerin Allah'ın rızasına ve cennetine kavuşma yolundaki azimlerini temsil eder. Bu tavır, müminlerin yüksek ve üstün ahlakının bir gereği olarak kabul edilir.