Malezya-Türkiye Birliğinden Kuvvet Doğar
Evlilik ibadet gibidir. İki mümin birbirine Allah’ın ahlakını gösterecek. Erkek kadına kadın erkeğe sevgi, saygı, güzellik, hürmet gösterecek. Ama gelenekçi sistemde kadın erkeğin kölesi gibi görülüyor. Neden? Çünkü erkek sana bakıyor, sen de ona hizmet edeceksin diyor. Çok büyük vicdansızlık bu. Sen de neticede Allah’ın verdiği rızkı veriyorsun. Rızkın sahibi Allah. Malın mülkün sahibi Allah. Kimse kimseye üstün değildir.
Kuran’a göre Müslüman, Çin’deki bir insandan kendi oğlu, kendi kızı, kendi annesi gibi sorumludur. Bu nefis güzel bir hükümdür. Allah nefis bir ahlak anlatıyor. Ayrıca Allah ihtiyaçtan arta kalanı infak edin ve malı biriktirip yığmayın diyor. Bu hükümler uygulandığında dünyada açlık, yokluk, fakirlik diye bir konu kalmaz.
Allah’ın inkar edenlere verdiği ekonomik imkanlar onların hayrına değildir. Genellikle çoğunda malı ve mülkü biriktirip yığma hırsı vardır. Hayatları boyunca bunları kaybetmek korkusuyla huzursuz yaşar.
Velayet sisteminde mal biriktirilmez. Dolayısıyla üretimde muazzam artış olur. Ekonomide müthiş bir hareketlilik olur. Ama mal tutulduğunda, para tutulduğunda ana damarda tıkanıklık oluyor ve ekonomide gangren meydana geliyor. Para tutulmadığında ise ekonomide akış meydana geliyor. Damar tıkanıklığı açılıyor, hızlı akış sayesinde bünye çok sağlıklı oluyor.
İnsan kendisine ait olan malın bekçisidir, o mülkün maliki yani yöneticisi olur Müslüman. O mülkü Müslümanlara kullandırmak lazım. Eşyanın, mülkün sahibiyim diye o mülkü sahiplenip kimseye kullandırtmamak olmaz. Sahip olunan bir eşyanın, mülkün Müslümanların lehine kullandırtılması gerekir.
Ben asla malı yığıp biriktirmem. Allah yolunda sürekli harcarım. Milyonlarca kitabım satılıyor hiçbirinden asla telif hakkı almam. Üzerime hiçbir mal yok, bankada birikmiş param yok.