| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||
Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu, inançsız insanların ülkede rahat ve huzur içinde yaşayabilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Adnan Oktar ise ateistler ve dine inanmayanların haklarının titizlikle korunması, hatta bu konuda kanun çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.
Makalede, laiklikten asla ödün verilmeyeceğine dair kanunlar çıkarılabileceği ve anayasaya maddeler konulabileceği önerilmektedir. Bu sayede, laiklik konusunda endişe duyanların rahatlaması hedeflenmektedir.
Dinin taşkın ve sapkın yorumlarına karşı İslam alimlerinin bu konuda garanti vermeleri, açıklamalar yapmaları ve sohbet toplantıları düzenlemeleri önerilmektedir. Ayrıca, bu tür tehlikeli anlayışlara karşı yasal düzenlemeler yapılabileceği de belirtilmiştir.
Marksistler, ateistler, Alevisiyle, Sünnisiyle, Kürtüyle, Çerkeziyle, Lazıyla herkesin kardeş olduğu ve bir bütünlük oluşturduğu ifade edilmektedir. Bu birliğin korunması ve herkesin hukukunun titizlikle kollanması, toplumsal huzur için büyük önem taşımaktadır.
Makalede, asıp kesme, doğrama, hayatı cehenneme çevirme, sanatı ve bilimi ortadan kaldırma gibi şeriat anlayışlarının anormal olduğu vurgulanmaktadır. Aklı başında hiçbir Müslümanın bu tür psikopatça eylemleri istemeyeceği belirtilerek, bu tür anlayışların Müslümanlar için de bir tehlike olduğu ifade edilmiştir.