| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||
Cumhurbaşkanı Gül, laiklik ilkesinin yıldönümünde yaptığı açıklamada, inançsız insanların da baskıya maruz kalmadan rahatça yaşayabilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu, laikliğin tüm vatandaşlara eşit yaşam hakkı tanıması gerektiği fikrini ortaya koyar.
Başbakan Erdoğan, laikliğin ayrıştırıcı değil, birleştirici bir ilke olarak yaşatılması gerektiğini belirtmiştir. Bu tanım, laikliğin farklı inanç ve yaşam biçimlerini bir arada tutan bir değer olduğunu ifade eder.
Adnan Oktar, laikliğin olduğu yerde münafıklığın ortadan kalktığını, insanların fikirlerini dürüstçe açıklayabildiğini belirtir. Dinsiz bir kişinin dinsizliğini açıkça söyleyebilmesi, samimiyetin ve mertliğin bir göstergesi olarak değerlendirilir.
Laiklik, Hristiyanların, Musevilerin, Masonların ve Marksistlerin de dahil olduğu farklı inanç ve düşünce gruplarının hür ve bağımsız bir şekilde, candan bir rahatlık içinde yaşamalarını sağlar. Bu, laikliğin toplumdaki çeşitliliği koruyan bir güvence olduğunu gösterir.
Laikliğin olmadığı bir yerde münafıklık türeyebilir. Bu durumda, dinsiz olduğu halde dindar gibi görünen veya rol yapan kişiler ortaya çıkarak etrafını kandırabilir. Bu durum, toplumsal samimiyeti ve güveni zedeleyebilir.