| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
Hürriyet, 3 Eylül 2012
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
Hürriyet, 3 Eylül 2012
| ||
Fransa'nın Strasbourg kentinde açılan İlahiyat Fakültesi kürsüsü, imam yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Bu kürsü, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne bağlı özel bir enstitü statüsündedir.
Türkiye'nin anlattığı ve yaşadığı İslam anlayışı, Avrupa tarafından güzel ve faydalı bir model olarak görülmektedir. Bu model, dünya için ideal bir çözüm olarak kabul edilmektedir çünkü İslam'ın özünde sevgi, şefkat ve kardeşlik vardır.
Materyalizm ve ateizmin gittikçe gerilediği ve ateist gücün yükselişinin tamamen durduğu belirtilmektedir. Bu durum, İslam ahlakının yayılmasıyla birlikte güçsüzleşen bir yapıya doğru geçiş olarak yorumlanmaktadır.
İslam, ılımlı bir din olarak tanımlanmaktadır. Sevgi, şefkat, merhamet, dostluk, kardeşlik ve yardımlaşma gibi değerleri barındıran İslam, şiddet ve acımasızlık dini değildir.
Türkiye'nin önderliğinde aydın, akılcı ve samimi bir İslam anlayışının bütün dünyaya hakim olacağı düşünülmektedir. Bu, Türkiye'nin İslam ahlakının yayılmasında öncü bir rol oynaması anlamına gelmektedir.