| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 16 Aralık 2013, Time Türk
| ||
Osman Atalay: Yaşanan Zulümler İslam Birliği İle Çözülür
Özet
Bu makale, İslam coğrafyasında yaşanan zulümlerin ve siyasi kaosların İslam Birliği fikrinin somut olarak hayata geçirilmesiyle çözülebileceğini vurgulamaktadır. Mevcut kurumların yetersiz kaldığı belirtilerek, Hz. Mehdi'nin (a.s.) bu birliği sağlayacak kişi olduğu hadisler ışığında ortaya konmaktadır.
Önemli Noktalar
- İslam coğrafyasındaki zulümler, İslam Birliği fikrinin hayata geçirilmesiyle çözülebilir.
- Mevcut İslami kurumlar, devletlerin politik etkisinden kurtulamadıkları için etkisiz kalmaktadır.
- Büyük davalar, bıkmadan ve katlamalı artan bir şevk ve heyecan gerektirir.
- Hz. Mehdi (a.s.), İslam Birliği'ni sağlayacak ve Darwinizm ile materyalizme karşı mücadele edecektir.
- Güncel dünya olayları ve kaoslar, Hz. Mehdi'nin (a.s.) zuhur alametleri olarak değerlendirilmektedir.
- İslam Birliği'nin gerçekleşmesi için Allah ve Resulullah aşkı ile Hz. Mehdi (a.s.) aşkı gereklidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İslam coğrafyasındaki zulümler nasıl çözülebilir?
İslam coğrafyasında yaşanan insani ve siyasi trajedilerin hukuki ve siyasi manada çözümü, İslam Birliği fikrinin somut bir şekilde harekete geçirilmesiyle mümkün olacaktır.
Mevcut İslami kurumlar neden etkisiz kalmaktadır?
İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği gibi kurumlar devletlerin politik etki alanından kurtulamadıkları ve siyasi bir yapıya büründükleri için uluslararası arenada etkisiz kalmaktadırlar.
İslam Birliği'ni kim sağlayacaktır?
Resulullah'ın (s.a.v.) açıklamalarına göre, Muhammed Mehdi (a.s.) ve talebeleri İslam Birliği'ni sağlayacak olan şahıslardır.
Hz. Mehdi'nin (a.s.) zuhur alametleri nelerdir?
Arap baharı, yer yerinden oynatan tayfunlar, kasırgalar, depremler ve ihtilaller gibi dünya olayları Hz. Mehdi'nin (a.s.) alametleri olarak kabul edilmektedir.
İslam Birliği'nin gerçekleşmesi için ne gereklidir?
İslam Birliği'nin gerçekleşmesi için deli aşk, Allah aşkı, Resulullah aşkı ve Hz. Mehdi (a.s.) aşkı gereklidir. Soğuk ve resmi yaklaşımlarla bu birliğin sağlanamayacağı belirtilmektedir.




