Bu makale, Türkiye ile Suriye arasındaki vize uygulamasının kaldırılmasını ve bu durumun "vize bayramı" olarak nitelendirilmesini ele almaktadır. Ortak bir havzada yaşama, ekonomik entegrasyon ve halkların kaynaşması gibi konular vurgulanarak, Türk-İslam Birliği vizyonunun bölgesel barış ve refaha katkıları ortaya konmaktadır.
Türkiye ve Suriye arasındaki vize uygulamasının kaldırılmasıyla "vize bayramı" ilan edilmiştir.
Bakan Davutoğlu, bu gelişmeyi ikili ilişkilerde yeni bir "Altın Çağ"ın başlangıcı olarak değerlendirmiştir.
Ekonomik işbirliğinin ekonomik entegrasyona dönüşmesi hedeflenmekte ve halkların kaynaşması amaçlanmaktadır.
Adnan Oktar, Türk-İslam Birliği'nin bölgeye huzur, adalet, barış ve ekonomik refah getireceğini belirtmiştir.
Türk-İslam Birliği, kan ve ırk üstünlüğü yerine ahlak üstünlüğünü ve hizmet anlayışını esas almaktadır.
Sınırların kalkması ve vizelerin kaldırılmasıyla ticaretin canlanacağı ve karşılıklı sevgi bağlarının güçleneceği ifade edilmiştir.
Türkiye ile Suriye arasında vize uygulamasının kaldırılması hangi tarihte gerçekleşmiştir?+
Türkiye ile Suriye arasında vize uygulamasının kaldırılması ve "vize bayramı" olarak ilan edilmesi 14 Ekim 2009 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu adım, ikili ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmüştür.
Vize uygulamasının kaldırılmasıyla hedeflenen "Altın Çağ"ın temel özellikleri nelerdir?+
Davutoğlu'nun ifade ettiği "Altın Çağ", suni sınırların kaldırılmasıyla ortak bir havzada yaşama, ekonomik işbirliğini ekonomik entegrasyona çevirme ve halkların kaynaşmasını sağlama gibi temel özelliklere sahiptir. Bu dönem, stratejik işbirliğinin güçlenmesi ve bölgesel bir model oluşturması hedeflenmektedir.
Türk-İslam Birliği fikrinin bölgeye faydaları nelerdir?+
Türk-İslam Birliği fikri, bölgeye huzur, adalet, barış ve ekonomik refah getirmeyi amaçlamaktadır. Bu birlik, üye devletlerin güvenliğini sağlamak, ekonomik destek vermek ve terör belasını ortadan kaldırmak gibi faydalar sunmaktadır.
Türk-İslam Birliği'nin temel prensipleri nelerdir?+
Türk-İslam Birliği, kan ve ırk üstünlüğü yerine ahlak üstünlüğünü esas alır. Bu birlik, diğer dinleri ve ırkları ezmek yerine onlara hizmet etme, zenginleştirme, ferahlığa, huzura ve hürriyete kavuşturma düşüncesi üzerine kurulmuştur.
Sınırların ve vizelerin kaldırılması ekonomik ve sosyal yaşamı nasıl etkiler?+
Sınırların ve vizelerin kaldırılması, gürül gürül ticaret yapılmasını sağlayarak ekonomiyi canlandırır ve bölgeler arası refahı artırır. Ayrıca, halkların rahatça seyahat etmesine imkan tanıyarak karşılıklı sevgi ve muhabbet bağlarının güçlenmesine katkıda bulunur.
Adnan Oktar: Suriye’ye gidip teklif edelim. Resmi olarak Türkiye ile birleşin. İki devlet, zaten Müslüman devletler. Fakat Türkiye ile birleşin desek hemen kabul eder, Irak’ta kabul eder. Çünkü müthiş lehine onların. Huzur gelecek, adalet gelecek, barış gelecek, EKONOMİ CANLANACAK, ŞAHLANACAK.
Muhabir: Denenmişliği de var bir Osmanlı zamanında
Adnan Oktar: Tabi, süper devlet olacaklarını çok iyi biliyorlar. Yani SURİYE’NİN ŞAHLANACAĞINI ÇOK İYİ BİLİRLER. İsrail, Türkiye bölgede ağabeylik yapsa duvarlarına, muvarlarına ihtiyaç kalır mı? Duvarları yerle bir ederler. Müthiş ferahlar, ekonomi şahlanır. İstedikleri gibi gezerler. İstedikleri yere girip konaklarlar.
MPL TV, 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Şimdi gerçek Türk-İslam Birliği fikri bu ülkeleri sardı. Türk Birliğinde kan ve ırk üstünlüğü yok. Bunda ahlak üstünlüğü var… Ve İslam alemine hizmet kastıyla ve dünyaya hizmet kastıyla ortaya çıkıyoruz. Yani burada diğer dinleri ezmek, diğer ırkları ezmek değil de diğer dinlere ve diğer ırklara hizmet etmek düşüncesi vardır. Yani diğer ırkları zengin etme, diğer dinleri ferahlığa, huzura, hürriyete kavuşturma fikri vardır. Bu düşünceden yola çıkarak diyoruz ki: “Ermenistan’ı Türk-İslam Birliğinin içine katacağız” diyoruz. İnşaAllah. İsrail’i Türk-İslam Birliğinin içine katacağız. Ve bu devletler milli vasıflarını koruyacak, milli devletlerini koruyacaklar, bu devletleri bu şemsiye altında toplayıp bunların güvenliğini sağlamak, bunlara ekonomik destek sağlamak, petrolle, madenle bunları zengin etmek ve hürriyet vermek yani üstlerinden terör belasını, ekonomik sıkıntıları veyahut hapsedilme azabını kaldırmak… Ama bunun samimiyetle böyle uygulanacağının ispat edilmesi ve gösterilmesi lazım. Biz bunu yapıyoruz. Bu inancı kitleler zaten kabul ettiğinde bu konu biter yani, bu konu o kadar karmaşık bir şey değil. Yani pasaport ve vize kalkması Bakanlar Kurulunun bir toplantısındaki bir karara bağlıdır, bu ne demektir “Türk-İslam Birliği” demektir. Yani Türk devletlerine ve İslam devletlerine pasaportu ve vize zorunluluğunu kaldırdık dediğinde hükümet konu biter. Türk-İslam Birliği kurulmuştur. Onlar için de aynı kararların alınması gerekiyor bundan sonra bu konu bitmiştir bu kadar. Ama bu asıl gönüllerde olacak birliktir. Bu resmi zorlamalara, resmi baskılara ihtiyacı olan bir birlik değildir yani resmi baskıyla sevgi oluşmaz, muhabbet oluşmaz, resmiyet dışında oluşması lazımdır. Çoşkun bir muhabbet vardır. BASARSIN GİDERSIN BURADAN SURİYE’YE. SINIR KAPISI DİYE BIR ŞEY YOK, KAPI SONUNA KADAR AÇIKTIR. Malı yüklersin, götürürsün istediğin gibi satarsın Şam’da. Onlar getirirler İstanbul’a getirip satarlar.
MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.
Sabah, 14 Ekim 2009
Vize Bayramı
Dışişleri Bakanı Davutoğlu bugünü vize bayramı ilan etti. Davutoğlu ”İkili ilişkilerimizde yeni Altın Çağ başlıyor. Suni şekilde inşa edilmiş sınırları kaldırıp ortak bir havzanın insanları oluyoruz” dedi. Bakan, “Ekonomik işbirliğini ekonomik entegrasyona çeviriyoruz. Umarız bu ilişkiler tüm komşularımıza örnek olur. Artık 3 büyük bayramı kutlayacağız. Ramazan Kurban ve vize bayramı” dedi.
Bugün, 14 Ekim 2009
Bugün, 14 Ekim 2009
“ALTIN ÇAĞ BAŞLIYOR”
Davutoğlu’nun ‘Altın Çağ’ olarak ifade ettiği yeni ikili ilişkiler karşılıklı vizenin kaldırılması ile yeni boyut kazanmıştı. Halep’te ikinci bölümü Gaziantep’te gerçekleşecek toplantılar sonunda iki ülke arasında bazı anlaşmaların imzalanması öngörülüyor. Bu anlaşmalara göre siyasi alanda Suriye veya Türkiye’nin büyükelçiliklerinin bulunmadığı her hangi bir ülkede, elçisi bulunan taraf diğer tarafın resmi ve bürokratik işlemlerini gerçekleştirecek.
Zaman, 14 Ekim 2009
Zaman, 14 Ekim 2009
Bütünleşme esaslı birlik
Davutoğlu, Aralık başlarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Şam’ı ziyaret edeceğini ve iki ülkenin başbakanlarının eş başkanlığında yeniden toplanılacağını kaydetti. Bakan, “Bugünü İki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin güçlenmesi bakımından bir model teşkil edeceğini ve bölge için de bir mesaj niteliği taşıdığını kaydetti. Davutoğlu, ”Ekonomik entegrasyonu ve halkların kaynaşmasını sağlayacak yeni anlayışın bölgeye yayılacağını ifade etti.