| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Timetürk, 17 Ekim 2009 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Timetürk, 17 Ekim 2009 ![]()
| ||
İsrailli Profesör Zeevi'nin Yediot Ahronot'taki makalesinde kullandığı bu tabir, Türkiye'nin Arap ve Kafkas ülkeleriyle yeniden yakınlaşmasını ve bölgedeki nüfuzunu artırma çabalarını ifade etmektedir.
Türkiye'nin Kafkasya bölgesine özel ilgisi, Türkçe konuşan halklarla (Azeriler, Özbekler, Tacikler vb.) olan tarihi bağları ve genişletilmiş milli mefhumunun bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu ilgi, bölgeye barış getirme göreviyle de ilişkilendirilmektedir.
Adnan Oktar'a göre "Büyük Ortadoğu Projesi" aslında "Büyük Osmanlı Projesi" veya "Büyük Türk-İslam Birliği Projesi"dir. Bu proje, İslam aleminin birleşerek dünyaya barış ve huzur getirecek büyük bir süper devlet oluşturmasını hedeflemektedir.
Türk-İslam Birliği'nin dünyaya barış, kardeşlik ve huzur getirecek bir sistem olacağı belirtilmektedir. Bu birliğin, Amerika, İngiltere ve Rusya da dahil olmak üzere tüm dünyanın lehine olacağı ifade edilmektedir.
Soğuk Savaş sonrası dönemde, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte Türkiye'nin Kafkas ve Türkçe konuşan halklarla ilişkileri yeniden gelişmeye başlamıştır. Bu durum, Türkiye'yi bölgenin diplomatik ve ekonomik faaliyetlerinin merkez noktası haline getirmiş ve bölgesel bir büyük devlete dönüşme arzusunu pekiştirmiştir.