CAN ACUN, YAZAR VE ORTA DOĞU UZMANI, SETA, KAHİRE
CAN ACUN: Benim ismim Can Acun, Seta-Kahire ofisinde görev yapıyorum. Orta Doğu ve Mısır üzerine uzmanlığım var. Bu alanda çalışıyorum.
Mısır'daki darbe süreci görmezden gelindi. Ya da Körfez ülkeleri bizzat darbenin sponsorluğunu üstlendiler. Özellikle Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Ülkeleri, Ürdün gibi ülkeler bu anlamda Mısır'da darbe sürecinin arkasında yer aldı. Bir nevi sponsor oldular.
İslam dünyasında bir birlik oluşmaması hasebiyle tabii bu tip İslam dünyasını ilgilendiren meselelerde ortak bir pozisyon alınamadı. Yine İslam Konferansı Teşkilatı örgütü de bu anlamda bir pozisyon alamamış durumda ne yazık ki.
Tabii şunu söylemek lazım, Mısır'da yaşananlar darbe aktörleri tarafından bir devrim olarak sunulmaya çalışılmıştı. Gerek Batı'nın bu anlamdaki ikiyüzlü tavrı, gerek İslam dünyasındaki körfez ülkelerin darbeyi desteklemesi ve yaşananları bir devrim gibi sunulmasına hizmet etti. Yine İslam Konferansı Örgütü, Avrupa Birliği gibi büyük kuruluşlar da bu anlamda yine darbeye darbe diyemediler. Bu oyunu belki de bozan önemli ülke Türkiye oldu bu anlamda. Darbe olarak süreç tanımlandı ve yaşanan katliamlara çok sert bir tepki gösterildi. Tabii bu da Mısır'daki darbe aktörleri nezdinde çok olumsuz bir şekilde yankı bulurken darbe karşıtlarını ise ciddi anlamda motive etmiş oldu. Bu anlamda Türkiye'nin bu ilkesel pozisyonu çok belirleyici ve önemli oldu diye düşünüyorum açıkçası.
Şöyle bir sistem aslında bölge içinde öngörülebilir. Siz de ifade ettiğiniz bir Avrupa Birliği deneyimi söz konusu. 60 Yıl içerisinde gerçekleşmiş 2. Dünya Savaşı sonrasında savaşmış ülkeleri bir araya getiren bir birlik oldu. Önce ekonomik entegrasyonlu sonra siyasi olarak bir bütünlük oluşmaya başladı. Belki Orta Doğu merkezi, diğer İslam ülkeleri de içine alınabilecek. Önce ekonomik entegrasyon çerçevesini oluşturacak, ardından ise siyasi bir güce dönüşecek bir birlik oluşabilmesi elbette mümkün. Bu bölge adına da çok önemli olacaktır. Bölge dışı hegemonik güçlerin bölgeyi manipüle etmesini, etkilemesini de önüne geçebilecektir diye düşünüyorum.
Tabii İslam Konferansı Örgütü bu yapıda değil, çok daha zayıf bir politika şu anda izleyebiliyor. Bu anlamda Mısır'da ve Suriye'de de zaten ciddi bir politika ortaya koyamadı. Ancak bölgede buna benzer bir, az önce ifade ettiğim gibi, Avrupa Birliği'ne benzer bir yapılanma oluşabilir. Aslında Türkiye'nin buna yönelik politikaları da vardı. Biliyorsun Suriye'deki iç savaş başlamadan önce bölgede bir ekonomik entegrasyon ağı oluşmaya yavaş yavaş başlamıştı. Bir serbest bölgeler oluşturuluyordu. Ürdün bunun içerisindeydi. Suriye yine bunun içerisindeydi. İlk başta bu ticaret bariyerlerinin kaldırılması, ardından ise yavaş yavaş siyasi açıdan da bir bütünlüğün, bir birlikteliğin oluşması mümkün olabilir. Buna bir ülkenin liderlik etmesi burada önemli değil. Avrupa Birliği'ndeki yapıya benzer bir şekilde ülkelerin eşit bir şekilde oy hakkına sahip olduğu bir bütünlük yeni dünya modeline göre oluşabilir diye düşünüyorum ben açıkçası.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500