DOĞA VE TEKNOLOJİ: YUNUSLAR
Ses ve basınç dalgalarını kullanarak objelerin yerini tespit etme teknolojisi 20. Yüzyılda geliştirilmiştir. Ancak doğadaki birçok canlı milyonlarca yıl öncesinden beri etrafa yayılan ses dalgalarını kullanıyor ve bu sayede yaşamlarını sürdürüyorlar.
Örneğin yunuslar, yaratıldıkları ilk andan beri sonar adı verilen bu sisteme sahip olan canlılardır. Üstelik bu sistemler bugün kullandıklarımızdan çok daha hassas ve gelişmiştir.
Yunuslar başlarının önündeki özel bir organdan saniyede 200 bin titreşime sahip ses dalgaları yollar. Bu titreşimlerin yardımıyla sadece yollarındaki engelleri hissetmekle kalmaz, aynı zamanda yankının özelliklerinden söz konusu cismin yönünü, uzaklığını, hızını, büyüklüğünü ve şeklini de tüm detaylarıyla hesaplayabilirler.
Allah bu sistemi o kadar kusursuz yaratmıştır ki, bir yunus zifiri karanlıktaki suda kendinden 3 km uzaklıkta yan yana duran iki ayrı metal parayı birbirinden ayırt edebilir. Hatta kalabalık bir balık sürüsü içindeki tek bir balığı bile izleyebilirler. Yunuslardaki sonar sistemi gerek duyarlılık gerekse verimlilik açısından günümüzde kullanılan sonar teknolojisinden çok daha üstündür. Şüphesiz bu üstün teknolojiyi, Yunusların kendi kendilerine geliştirdiklerini ya da kör tesadüflerin eseri olduğunu düşünmek akıl dışıdır. Yunusları da diğer tüm canlılar gibi üstün bir yaratılışla Allah var etmiştir. Bir ayette şöyle haber verilmektedir:
Şeytandan Allah'a sığınırız:
“Ve hayvanları da yarattı. Sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz.” (Nahl Suresi, 5)
Yunuslar mekik biçimindeki vücut yapılarıyla oldukça hızlı hareket edebilirler. Ancak bilim adamları balığın bu kadar hızlı yüzmesinde önemli bir rol oynayan başka bir yapı daha keşfettiler.
Yunus derisi üç katmandan oluşur. Dıştaki katman ince ve çok esnektir. Ortada yer alan ikinci katman ise süngerimsi bir maddeden yapılmıştır. Katmanların üçüncüsü ise en içtedir ve kalındır. Bu katman, plastik kıllı bir fırça görünümünü sağlayan esnek bir yapıdan oluşmuştur. Bu sayede çok hızlı yüzen yunus balığına etki edebilecek ani bir basınç iç katmanlara iletilerek söndürülür.
Alman denizaltı mühendisleri 4 yıllık bir araştırmadan sonra bu özelliğe sahip sentetik bir kaplama yapmayı başardılar. Söz konusu kaplama 2 kauçuk tabakadan oluşuyor ve tabakalar arasında yunusun deri hücrelerine benzeyen kabarcıklar bulunuyordu. Bu kaplamaların kullanıldığı denizaltıların hızlarında %250 oranında bir artış görüldü.
Yunusların burun çıkıntısı modern büyük gemilerin pruvasına model olmuştur. Günümüzde inşa edilen büyük gemilerde V şeklindeki pruvalar yerine yunusların burun çıkıntısına benzer bir yapı kullanılmaktadır. Bu biçimdeki pruva su yüzeyini daha iyi yararak daha az enerji harcamakta, böylece daha süratli yol almaktadır. Ayrıca yunus burnu şeklindeki bu tip pruvalardan %25'e ulaşan oranda yakıt tasarrufu sağlanmıştır.
Bazı yunuslar kuşatma, kamuflaj ve saldırı gibi çok amaçlı bir avlanma stratejisi kullanır. Bu stratejinin ilk adımı avın yanına gitmektir. İşte bu nedenle yunuslar kendilerine ilham edilen yere, avlayacakları balık sürülerinin yanına doğru hızla yüzerler. Av yerine vardıklarında yunuslardan biri, suda daireler çizerken kuyruğunu hızla zemine değdirir. Zeminden kalkan kum suyu oldukça bulandırır ve balık sürülerinin etrafında çamurdan bir duvar oluşturur. Hemen sonrasında çamurdan oluşan duvarın içine sıkıştırılan balıklara saldırı başlar. Bu saldırı nedeniyle balıklar büyük bir panik yaşar ve kurtulmak için sıçramaya başlarlar. Kaçan balıklar biraz uzakta ağızları açık bekleyen diğer yunusların ağzına düşer.
Yunuslar, Allah'ın kendilerine ilham ettiği bu kusursuz stratejiyi ta ki karınları doyana kadar takip ederler. Yüce Allah yunusları estetik ve sevecen görünümlerinin yanında bilimsel açıdan da en ideal şekilde yaratmıştır. Allah sonsuz akıl sahibidir, her şeye her yönüyle hakim olandır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500