"Karınca mucizesi" belgeselinden
Dokumacı karıncalar
Burası Avustralya'nın yağmur ormanları. Bu ağaçlar yeryüzünün en organize kolonilerinden birine ev sahipliği yapar. Dokumacı karıncalar.
Altı milimetre uzunluğundaki dokumacı karıncalar kendi yuvalarını kendileri yapar. Yuva inşaatı mucizevi bir iş birliği sayesinde gerçekleştirilir. Yuva yapımı sırasında kullanılan ana malzeme yapraklardır. İlk aşama yaprakları birleştirebilmek için onları bir araya getirmektir. Bunun için işçi karıncalar birbirlerine tutunarak canlı bir zincir oluştururlar. Ve yaprağın diğer ucunu kendilerine doğru çekerler. En şaşırtıcı teknik burada kullanılır. İzlediğiniz işçi karınca bir larvayı yani henüz dünyaya gelmemiş kız kardeşini taşıyor. Onu getirdiği yer tam yaprakların birbirlerine yapıştırılacağı kısım. Ve larva birden yapışkan bir ipek salgılamaya başlıyor. İşçi karınca da izlediğiniz gibi bu minik tutkal tabancasıyla yapraklar arasında mekik dokuyor ve yaprakları birbirine kaynaklıyor. Yetişkin karıncalar tutkal olarak kullanılan ipeği üretemezler. Minik larva kendi ihtiyacı olan bütün ipeği koloninin geleceği için feda eder. Bu yüzden hiçbir zaman gelişimini tamamlayıp sağlıklı bir karınca olamaz. Ancak bu fedakarlığı karşılıksız kalmaz. İşçi karıncalar larvaya yuvanın içinde ömrünün sonuna kadar bakarlar.
Yaprakları dikmek büyük bir iş birliği gerektirir. Bu yüzden bazı işçiler içeriden, bazı işçiler dışarıdan aynı anda çalışır. Bu sayede yapraklar son derece sağlam bir şekilde birbirlerine kaynaklanır. Ortaya çıkan yapılar inşaat tekniği sağlamlık ve kullanım kolaylığı açısından birer mühendislik harikasıdır. Karıncalar herhangi bir denetleme veya yönetime ihtiyaç duymadan yaprakları birbirlerine hangi noktalardan kenetleyeceklerini ve ipek iplikleri nereden geçireceklerini mucizevi bir şekilde bilirler. İşte bu yüzden bilim adamları bu küçük canlıların tek bir beyin gibi hareket etmelerini büyük bir mucize olarak nitelendirmektedir.
Akıl sahibi olmayan, başlarında kendilerini yönlendiren bir yöneticileri bulunmayan bu küçük canlıların hep birlikte ortak bir amaç uğruna çalışmaları ve son derece akılcı bir plan dahilinde hareket etmeleri onları yönlendiren ve onlara hakim olan bir irade olduğunu gösterir. İşte bu, Allah'ın canlılar üzerindeki hakimiyetidir. Bir Kuran ayetinde Allah şöyle buyurur:
“Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç getirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.” (Talak Suresi, 12)