"Bitkilerde yaprak mucizesi" belgeselinden
Evrimcilerin Mantıksızlıkları
Bitkilerde son derece milimetrik hesaplarla son derece küçük bir alana sığdırılmış birçok yapı vardır. Yapraklar bu yapılardan sadece biridir. Yapraklardaki tüm kompleks sistemler milyonlarca yıldır aynı kusursuzlukla işlemektedir. Peki, bu sistemler nasıl olup da bu kadar küçük bir alana sığdırılabilmiştir? Yapraklardaki kompleks yapı nasıl oluşmuştur? Bu kadar mükemmel ve örneksiz bir tasarımın kendi kendine oluşması mümkün müdür? Bunun mümkün olmadığını evrimcilerin bu konuyla ilgili olarak ortaya attıkları teorileri inceleyerek görelim.
Evrimcilerin yaprakların oluşumu ile ilgili olarak ortaya attıkları teorilerden biri olan telome teorisine göre yapraklar sözde ilkel damarlı bitkilerin ayrılmış dallarının birleşmesi ve yassılaşmasıyla gelişmiştir. Ancak yeryüzündeki trilyonlarca yapraktan tek bir tanesinin yapısındaki olağanüstü kompleks sistem dahi bu iddianın mantıksızlığını ispatlamaya yeter. Dahası bu teori bir iki tane kolay soruyla bile çürütülebilecek kadar temelsizdir.
Bu dallar niçin birleşme ve yassılaşma gereği duymuşlardır? Bu birleşme ve yassılaşma nasıl bir süreç sonucunda gerçekleşmiştir? Dallar ne tür tesadüfler sonucunda yapı ve tasarım olarak tamamen farklı özelliklerdeki yapraklara dönüşmüşlerdir? Sözde ilkel damarlı bitkilerden nasıl olup da binlerce çeşitteki bitkiler, ağaçlar, çiçekler, otlar ortaya çıkmıştır? Böyle bir çeşitliliğe neden ihtiyaç duyulmuştur? Bu ilkel damarlı bitkiler nasıl olup da yoktan var olabilmişlerdir?
Bugüne kadar hiçbir evrimci bu soruların sadece birine dahi mantıklı ve bilimsel bir cevap verememiştir. Elbette ki böyle bir şey mümkün değildir. Bu durumda geriye tek bir gerçek kalmaktadır. Bitkiler gibi diğer bütün canlılar kompleks yapı ve sistemleriyle bir anda eksiksiz ve kusursuz olarak ortaya çıkmışlardır. Yani onları sonsuz güç ve ilim sahibi olan Allah yaratmıştır.