HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Ateist ideolojilerin çöküşü

Ateist ideolojilerin çöküşü

Harun Yahya
1071
23 Mart, 2010
Belgesellerden Seçme Bölümler
Diğer İnanç ve Felsefelere Bakış
Evrim Teorisinin Çöküşü

"Ateizmin Çöküşü" Belgeselinden 
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

 

Ateist İdeolojilerin Çöküşü

 

Ateizmin 20. yüzyıldaki çöküşü sadece bilim dallarında değil, aynı zamanda siyaset ve toplumsal ahlak düzeyinde de geçerlidir. Komünizmin yıkılması bunun önemli örneklerinden biridir. Komünizm, 19. yüzyıldaki ateist sapmanın en dikkat çekici siyasi sonucuydu. İdeolojinin kurucuları olan Marx, Engels, Lenin, Trockij veya Mao ateizmi en temel prensip olarak benimsediler. Lenin'in en büyük yardımcılarından ama aynı zamanda en büyük rakiplerinden olan Trockij, 1940 yılında kaleme aldığı vasiyetinde ateizm ile ilgili görüşlerini çok net bir şekilde ifade ediyordu:

 

“Bilinçli hayatımın 43 yılı boyunca hep devrimci olarak kaldım. Bu sürenin 42 yılında da Maksizm bayrağı altında mücadele ettim. Eğer her şeye yeniden başlayacak olsaydım elbette bazı küçük hatalarımdan sakınmaya çalışırdım fakat hayatımın ana yönü değişmezdi. Ben bir proleter devrimcisi, bir Marksist, bir diyalektik materyalist ve iflah olmaz bir ateist olarak öleceğim."

 

 Komünist rejimler ateizmi topluma yaymak ve dini inançları yok etmek istiyorlardı. Stalin Rusyası başta olmak üzere Kızıl Çin, Kamboçya, Arnavutluk ve bazı Doğu Buloğu ülkelerinde başta Müslümanlar olmak üzere dindarlara karşı büyük baskılar uygulandı, hatta toplu kıyımlar gerçekleştirildi. Ama bu kanlı sistem 1980'lerin sonunda beklendiği gibi çöktü. Aslında çöken şey bizzat ateizmdi. Amerikalı yazar Patrick Glynn konuyu şöyle açıklamaktadır:

 

“Tarihçiler komünizmin çöküşüne giden faktörleri detaylı inceledikçe Sovyet elitinin bir tür ateist inanç krizinin sancıları içinde olduğu açığa çıkmaktadır. Ateist bir ideolojinin etkisinde yaşadıklarından dolayı Sovyet sisteminin insanları çok kötü bir moral çöküntüsü yaşamıştır. Yönetici sınıfta dahil olmak üzere Sovyet halkı her türlü ahlaki duyguyu ve her türlü umudu yitirmiştir.”

 

Sovyet sisteminin bu büyük inançsızlık krizinin ilginç bir göstergesi devlet başkanı Mihail Gorbacov'un yapmaya çalıştığı reformlardı. Gorbacov, başa geldiği günden itibaren ekonomik reformların yanında ahlaki sorunlarla da ilgilendi. Örneğin ilk olarak alkolizme karşı bir kampanya başlattı. Önceleri, uzun süre eski Marksist-Leninist kavramları kullandı. Ancak bunun fayda etmediğini görünce, rejiminin son yıllarındaki bazı konuşmalarında Allah'tan söz etmeye dahi başladı. Gerçekte bir ateist olmasına rağmen. Ancak kuşkusuz bu samimiyetsiz inanç sözleri fayda etmedi ve Sovyet toplumunun inanç krizi daha da büyüdü. Sonuç, dev Sovyet İmparatorluğu'nun bir anda çökmesiydi.

20. yüzyılda sadece komünizm değil, 19. yüzyıldaki din aleyhtarı felsefelerin bir diğer meyvesi olan faşizm de yıkıldı. Faşizm, ateizmle putperestliğin sentezi sayılabilecek bir felsefenin ürünüydü. Faşizmin fikir babası sayılan Friedrich Nietzsche, putperestliği övmüş, ilahi dinlere şiddetle saldırmış, hatta kendini deccal olarak tanımlamıştı. Nietzsche ve onun felsefesini izleyen Martin Heidegger, Nazi Almanya'sının en büyük ilham kaynakları oldular. Bu iki ateist düşünürün şiddeti öven ateist felsefesi, Nazi Almanya'sındaki korkunç vahşetleri doğurdu. Birer ateist olan Hitler ve kurmayları, Almanya'yı bir korku devletine dönüştürdükten sonra tarihin en kanlı savaşını başlattılar.

İkinci Dünya Savaşı olarak anılacak bu cinnet, tam 55 milyon insanın hayatına mal oldu. Nazilerin savaş sırasında kurdukları toplama kamplarındaysa, Yahudiler, Çingeneler, Slavlar gibi farklı etnik gruplar veya başta dindarlar olmak üzere Nazi ideolojisine aykırı düşen insanlar katledildiler. Ateizmin bir diğer toplumsal sonucuysa, 20. yüzyılın ikinci yarısında liberal batı toplumlarında ortaya çıktı. Hristiyan ailelerde yetişen batılı gençler, Darwin, Marx ya da Freud gibi ateist ideologların öğretilerinin etkisiyle dine karşı cahilce ve öfke dolu bir akım geliştirdiler. 60'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri ve Batı Avrupa'da hızla gelişen bu akım, cinsel devrim kavramını ve bununla birlikte hippilik rüyasını doğurdu.

Hippiler, sınırsız uyuşturucu ve cinsellikle mutluluğu yakalayacaklarını sanıyorlardı. John Lennon dinin olmadığı bir dünya hayalet şarkısıyla sokaklara dökülen bu gençler aslında kitlesel bir aldanış içindeydiler. Nitekim dinin olmadığı dünya onlara çok kötü bir son hazırladı. 60'lı yılların hippi önderleri, 70'lerin başında birbiri ardına intihar ettiler ya da uyuşturucu komasından öldüler. John Lennon ise ruh hastası bir hayranı tarafından vurularak öldürüldü.

Karakolların duvarlarına asılan kayıp listelerindeki gençlerin çoğu uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybetmişti. Aynı kuşağın şiddete başvuran gençleri ise yine şiddetle karşılık gördüler. Allah'tan ve dinden yüz çeviren, devrim ya da aşk gibi kavramların kendilerini kurtaracağını zanneden 68 kuşağının gençleri hem kendilerini hem de toplumlarını harap ettiler.

Buraya kadar kısaca özetlediğimiz bilgiler ateizmin kaçınılmaz bir çöküş içinde olduğunu açıkça göstermektedir. Bir diğer ifadeyle insanlık Allah'a yönelmektedir. Bu gerçek sadece burada aktardığımız bilim veya siyaset alanlarıyla sınırlı değildir. Ünlü devlet adamlarından sinema yıldızlarına ve pop sanatçılarına kadar Batı toplumunun pek çok kanaat önderi eskisine göre daha dindardır. Uzun yıllar ateist olarak yaşadıktan sonra gördüğü gerçekler karşısında Allah'a iman eden birçok insan vardır. Bu nedenledir ki içinde yaşadığımız dönem önemli bir dönemdir. Asırlardır insanlara akıl ve bilimin yolu gibi gösterilmek istenen ateizmin büyük bir akılsızlık ve cehalet olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Bilimi kendisine araç edinmek isteyen materyalist felsefe bilimin kendisi tarafından çürütülmüştür. Böyle olması da kaçınılmazdır. Çünkü ateizm olabilecek en büyük akılsızlıktır. Allah'ı inkar edenlerin ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğu Kuran ayetlerinde şöyle haber verilir:

“Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölüyken sizi o diriltti. Sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra ona döndürüleceksiniz. Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O her şeyi bilendir.” (Bakara suresi, 28-29)

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
68 Kuşağı
Ahir zaman alametleri
Altınçağ
Ateist
Darwinist
Faşizm
Komünist
Komünizm
Muhammed Mehdi Muntazır
Nazizm
İdeoloji