"Kuran Mucizeleri 3" belgeselinden.
Firavun ve Yakın Çevresine Gelen Belalar
Firavun ve yakın çevresi sapkın, çok tanrılı sistemlerine ve putperest inanışlarına öylesine bağlılardı ki, Hz. Musa (sa)'ın mucizelerle gelmesi bile onları bu batıl inançlarından döndürmemişti. Üstelik bunu açıkça ifade ediyorlardı. Bu tutumlarının karşılığında Allah, onlara dünyada da bir azap tattırmak için felaketler gönderdi. Bu felaketler Kuran'da şöyle bildirilir:
“Bunun üzerine ayrı ayrı mucizeler olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu günahkâr bir kavim oldular.” (A’raf Suresi, 133)
19. yüzyılın başında Orta Krallık devrinden kalan İpuwer Papirüslerinin bulunmasıyla Kuran'da anlatılan bu gerçekler bir kez daha doğrulandı. Mısır halkının başına gelen felaketlerle ilgili olarak Papirus'ta yaralan bilgiler tıpkı Kuran'da anlatıldığı gibiydi.
“Felaketler tüm memleketi sarmıştı. Her yerde kan vardı. Nehir kan oldu. Böyle dün gördüğüm her şey helak oldu. Biçilmiş gibi her toprak çırılçıplak. Mısır'ın aşağısı mahvoldu. Tüm saray ıssız kaldı. Sahip olunan her şey buğday ve arpa, kazlar ve balıklar. Gerçekten ekin her yerde mahvoldu. Şehirler yıkıldı, yukarı Mısır korudu. Yerleşim alanları da bir dakika içinde altüst oldu.”