HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Fotosentezin sabah vakti başlaması

Fotosentezin sabah vakti başlaması

Harun Yahya
53435
29 Haziran, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Kuran Mucizeleri 4" belgeselinden.


FOTOSENTEZİN SABAH VAKTİ BAŞLAMASI

 

Teneffüs ettiğimiz havadaki oksijenin kaynağı bitkilerdir. Bitkiler, güneş enerjisini insanların ve hayvanların kullanabileceği türden besinler halinde depolarlar. Bu mekanizmaya fotosentez adı verilir.

Bitkiler fotosentez yaparken havadaki karbondioksit yani insanın kullanmadığı zararlı gazı alır ve onun yerine atmosfere oksijen bırakırlar. Bu işlemin yapılabilmesi için de güneş ışığına ihtiyaç vardır.

Nefes aldığımızda içimize çektiğimiz oksijen, fotosentezin ana ürünüdür. Fotosentez, anlaşılması zor kimyasal formüller, günlük hayatta hiç karşılaşmadığımız küçüklükte sayı ve ağırlık birimleri içeren, çok hassas dengeler üzerine kurulmuş bir sistemdir. Bu işlemi çıplak gözle göremeyiz çünkü bu mekanizma çalışmak için atomları ve molekülleri kullanır. 1700'lerde varlığı keşfedilen ve pek çok mekanizması bugün bile sır olma özelliğini koruyan fotosentezle bitkiler milyonlarca yıldır hiç durmadan ihtiyacımız olan oksijeni, besinleri ve enerjiyi üretmektedirler.

Fotosentezin en verimli olduğu saatler, güneş ışığının en yoğun olduğu sabah saatleridir. Dolayısıyla oksijenin en fazla üretildiği zaman da yine sabah vaktidir. Bu önemli gerçeğe Kuran ayetlerinde şöyle işaret edilmektedir:

“Kararmaya ilk başladığı zaman geceye and olsun ve nefes almaya başladığı zaman sabaha.” (Tekvir Suresi, 17-18)

Bu ayette sabah vakti ile ilgili olarak kullanılan “izâ teneffes” ifadesi, teneffüs etmek, solumak, derin derin nefes almak anlamlarına gelir. Ayetteki “nefes almaya başladığı zaman sabaha” ifadesi, solunumun hayati ögesi olan oksijenin sabah vakti üretilmeye başladığını mucizevi bir biçimde dikkat çekmektedir. Elbette ki bundan 14 yüz yıl önce insanlar bitkilerin fotosentez yoluyla güneş ışığını kullanarak oksijen ürettikleri, bu üretimin sabah vakti başladığı gibi gerçeklerden habersizdi. Fakat her şeyin bilgisine sahip olan Yüce Rabbimiz, bu gerçeği Kuran'da son derece hikmetli bir üslupla haber vermektedir.

 

Denizlerdeki Karanlık İç Dalgalar

 

Günümüz teknolojisiyle bir denizin genel coğrafi yapısı, içinde yaşayan canlıların özellikleri, tuzluluk oranı, içerideki su miktarı, yüz ölçümü ve derinliği gibi bilgileri edinmek mümkündür. Gelişmiş sualtı araçları ve çeşitli özel cihazlar bu bilgilere ulaşmada önemli rol oynarlar. Bir insanın bu araçlar olmadan 70 metreden daha derine dalması hemen hemen imkansızdır. Bu nedenle bilim adamları denizler hakkındaki detaylı bilgileri ancak çok yakın zamanlarda keşfetmişlerdir. Denizlerle ilgili bir Kuran ayeti şöyledir:

“Ya da inkâr edenlerin amelleri engin bir denizdeki karanlıklara benzer. Onun üstünü bir dalga kaplar, onun üstünde bir dalga, onun da üstünde bir bulut vardır. Bir kısmı bir kısmı üzerinde olan karanlıklar. Elini çıkardığında onu bile neredeyse göremeyecek. Allah kime nur vermemişse artık onun için nur yoktur.” (Nur Suresi, 40)

Ayetteki dikkat çekici bilgilerden biri, denizin yüzeyindeki dalganın yanı sıra onun altındaki ikinci bir tür dalgadan bahsedilmesidir. Bilim adamları yakın zamanda, derin denizlerin farklı yoğunluktaki katmanları arasında meydana gelen iç dalgaların varlığını keşfetmişlerdir. İç dalgalar insan gözüyle görülemez. Ancak belirli bir derinlikteki sıcaklık ve tuzluluk değişiklikleri incelendiğinde bu dalgalar tespit edilebilir.

Günümüzdeki teknolojik araç ve gereçler olmadan bir insanın denizin içinde meydana gelen bu dalgalanmalardan haberdar olması mümkün değildir. Ama Yüce Allah 1400 yıl önce indirdiği Kuran'da denizlerin derinliklerindeki bu iç dalgaları haber vermektedir. İnsanların derin denizlere dalarak araştırma yapma imkanlarının olmadığı bir dönemde ayette böyle bir bilginin verilmiş olması Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunu bir kez daha açıkça göstermektedir.

Ayetteki sıralamaya dikkat edilirse, önce denizlerdeki karanlıklardan, sonra onun üzerindeki iç dalgalardan, ardından denizin yüzeyindeki dalgadan ve en üstte de buluttan bahsedilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken hepsinin altında karanlıkların bulunduğudur.

Evet, yine günümüz teknolojisiyle yapılan araştırmalar denizlerde yaklaşık 200 metrenin altına ışığın sızmadığını, 1000 metreden sonra ise mutlak bir zifiri karanlık olduğunu göstermiştir. Oysa bu derinliklere gelişmiş su altı araçları olmadan bir insanın inip gözlem yapması, suların karardığını tespit edebilmesi mümkün değildir. Bir insanın herhangi bir araç ve cihaz yardımı olmadan inebildiği en üst derinlik olan 70 metrede ise ışık vardır. Bu derinlik karanlık değildir. Dolayısıyla Kuran'ın indirildiği 7. yüzyılda, insanların araçsız, tüpsüz dalış yaparak derin denizlerin karanlık olduğu gerçeğini tespit edebilmesi mümkün değildir. Denizlerdeki karanlıkların Kuran'da bildirilmiş olması, Kuran-ı Kerim'in bilimsel mucizelerinden bir başkasıdır.

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Fotosentez
Kuran Mucizeleri
Sabah Gazetesi