"Yaşam Kaynağı Fotosentez" belgeselinden.
Kusursuz Bir Yaratılış – Gözenekler
Yaprakların üzerindeki mikroskobik delikler ısı ve su transferi sağlamak ve fotosentez için gerekli olan karbondioksidi atmosferden temin etmekle görebilirler. Gözenek adı verilen bu delikler, gerektiğinde açılıp kapanabilecek bir yapıya sahiptirler. Gözenekler açıldığında yaprağın hücreleri arasında bulunan oksijen ve su buharı fotosentez için gereken karbondioksitle değiştirilir. Böylece üretim fazlalıkları dışarı atılırken ihtiyaç duyulan maddeler değerlendirilmek üzere içeri alınmış olur.
Gözeneklerin ilgi çekici yönlerinden biri de yaprakların çoğunlukla alt kısımlarında yer almalarıdır. Bu sayede güneş ışığının olumsuz etkisi en az seviyeye iner. Bitkilerdeki suyu dışarı atan gözenekler eğer yaprakların üst kısımlarında yoğun olarak bulunsalardı çok uzun süre güneş ışığına maruz kalmış olacaklardı. Bu durumda da bitkinin sıcaktan ölmemesi için gözenekler bünyelerindeki suyu sürekli olarak dışarı atacaklardı. Böyle olunca da bitki aşırı su kaybından ölecekti. Gözeneklerin bu özel yapısı sayesinde ise bitkinin su kaybından zarar görmesi engellenmiş olur.
Dış ortamın tüm etkileri göz önüne alınarak düzenlenmiş olan gözeneklerin yapısında çok ince detaylar vardır. Bilindiği gibi dış ortam koşulları sürekli değişir. Nem oranı, sıcaklık derecesi, gazların oranı, havadaki kirlilik. Yapraklardaki gözenekler tüm bu değişken şartlara uyum gösterebilecek yapılardır. Bunu bir örnekle şöyle açıklayabiliriz;
Şekerkamışı ve mısır gibi uzun süre sıcağı ve kuru havaya maruz kalan bitkilerde gözenekler suyu muhafaza edebilmek için gün boyunca tamamen ya da kısmen kapalı kalırlar. Bu bitkilerin de gündüz fotosentez yapabilmek için karbondioksit almaları gerekir. Normal şartlar altında bunu sağlayabilmek için de gözeneklerinin olabildiğince açık olması gerekir. Ancak bu imkansızdır. Çünkü böyle bir durumda bitki, sıcaklığa rağmen sürekli açık olan gözenekleri yüzünden devamlı su kaybeder ve bir süre sonra da ölür. Bu nedenle bitkinin gözeneklerinin kapalı olması gereklidir. Fakat bu problem de çözülmüştür. Mısır ve şekerkamışı gibi sıcak bölgelerde yaşayan bitkiler, gözenekleri kapalı da olsa yapraklarına karbondioksiti alabilmek için kimyasal pompalar kullanır. Kimyasal pompaların bir süre iş yapmaması durumunda karbondioksit temin edilemediği için bitki besin üretemeyecek ve ölecektir. Bu da yapraklardaki bu kompleks pompaların zaman içinde ortaya çıkan rastlantılarla oluşmasının imkansız olduğunun bir göstergesidir.
Bitkilerdeki bu sistem de diğerleri gibi ancak bütün parçaları eksiksiz olduğunda fonksiyonlarını yerine getirebilmektedir. Dolayısıyla bitkilerdeki gözeneklerin de tesadüfler sonucu evrimleşerek ortaya çıkmış olmaları ihtimal dışıdır. Son derece özel bir yapısı olan gözeneklerde görevlerini en hassas biçimde yerine getirecek şekilde özel olarak yaratılmışlardır.