"Kuşlardaki mucize" belgeselinden.
GÖÇ MUCİZESİ
Jet Filoları V şeklinde bir dizilimde uçarlar. Bunun çok önemli bir sebebi vardır. Bu dizilimdeki her uçak, kanat çaprazında bir hava boşluğuna neden olur. Bu da arkadan gelen uçağın daha az hava direnciyle karşılaşmasını ve daha az güç harcamasını sağlar. Böylece toplam %20 oranında yakıt tasarrufu sağlanır.
Göçmen kuşlar da şaşırtıcı bir şekilde bu bilgiye sahiptir. Bu yüzden onlar da tıpkı bir jet filosu gibi V diziliminde uçarlar. Her kuş, önceki kuşun neden olduğu hava boşluğundan yararlanır. En ön pozisyonda uçmak ise yorucudur ve kuşlar bu görevi nöbetleşe üstlenirler. İşte burada büyük bir sır vardır. V şeklinde uçuşun yakıt tasarrufu sağladığı aerodinamik mühendislerinin bulduğu bir gerçektir. Peki ama bu bilimsel hesabı göçmen kuşlar nereden bilirler? Kendi aralarında disiplinli bir şekilde nasıl organize olurlar? Her kuş, uçuş sıralamasındaki kendisine ait yeri nasıl bilir? Bu sorular bizi bir kez daha yaratılış gerçeğine götürmektedir. Allah, kusursuz bedenlerle yarattığı canlılara bu bedenleri en iyi şekilde kullanmayı da ilham etmiştir.
Göçmen kuşların enerji tasarrufu sağladığı ikinci bir yol daha vardır. Kuşun kanat çırpması arkasında ikinci bir hava boşluğunun oluşmasına neden olur. Bu yüzden kuşlar birbirleriyle eş zamanlı bir şekilde kanat çırparlar. Her kuş kanat çırpma düzenini bir öndeki kuşa göre ayarlar. Bu da nefes kesecek kadar uyumlu ve planlı bir uçuş gösterisine neden olur.
“Onlar, üstlerinde dizi dizi kanat açıp kapayarak uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları Rahman'dan başkası tutmuyor. Şüphesiz o, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk Suresi, 19)
Peki, göçmen kuşlar binlerce kilometre mesafe kat ederken yönlerini nasıl bulur? Bu sorunun cevabını inceleyen bilim adamları bir başka yaratılış mucizesiyle karşılaşmışlardır. Yön bulma konusunda uzman olan kuşların başında leylekler gelir.
Leylekler her sene binlerce kilometre yol alırlar. Afrika kıtasından yola çıkan leylekler Akdeniz'e geçerek Avrupa kıtasına kadar ulaşabilirler. Ancak aradan bir mevsim geçmiştir ve bitkiler de yeşermiştir. Avrupa topraklarının görüntüsü tamamen değişmiştir. Peki leylekler binlerce kilometre yolculuklarında yollarını nasıl bulurlar? Araştırmalar leyleklerin vücutlarında yeryüzünün manyetik alanına algılayan özel bir sistemin varlığını tespit ettiler. Bu doğal pusulayla manyetik alan çizgilerini takip eden leylekler yön tayinlerini rahatlıkla yapabilirler. İşte bu sayede binlerce kilometrelik yolculuklarını sıfır hatayla tamamlarlar ve bir önceki yuvalarının yerini bulurlar.
Bir savaş uçağı yönünü ve uçuş koordinatlarını belirlemek için birçok elektronik aygıt kullanır. Oysa savaş uçaklarından çok daha uzun mesafeler uçan kar kazları, bulutların arasında hangi yöne doğru uçacaklarını hiçbir aygıt kullanmadan bilirler. Binlerce metre yüksekte oksijen çok azdır. Bu yüzden pilotlar oksijen maskesi kullanırlar. Oysa kazların oksijen maskesine de ihtiyaçları yoktur. Çünkü özel bir tasarımla yaratılmış akciğerleri ve kan hücreleri sayesinde bu yükseklikte dahi nefes alabilirler. Yine özel bir dizaynla yaratılmış vücut yapıları onları sıfırın altında 55 derecelik soğuktan korur. Vücutlarındaki tasarım ve teknoloji bir savaş uçağı pilotunu dahi kıskandıracak kadar mükemmeldir.
Kar kazları, kuzey kutbuna yakın bölgelerden Meksika körfezine uzanan binlerce kilometrelik uzun bir yolculuk yaparlar. Onlar da tıpkı leylekler gibi mucizevi bir şekilde yön bulma sistemleriyle donatılmışlardır. Vücutlarına birer manyetik alan algılayıcısı yerleştirilmiştir. Bu sayede yeryüzünün manyetik alanına göre yönlerini bulurlar ve binlerce kilometrelik yolculukları boyunca yönlerini şaşırmazlar. Peki bu kuşların vücutlarına manyetik alan algılayıcılarını kim yerleştirmiştir? Kuşkusuz böylesine hassas bir algılama sistemi rastlantıların ürünü değildir. Göçmen kuşların sahip olduğu bu özellikler onları Allah'ın yarattığının açık bir delilidir.
Göçmen kuşların en ilginç özellikleri güneş battıktan sonra ortaya çıkar. Gece uçan göçmen kuşlar yıldızlara bakarak, gökyüzündeki yıldızlara bakarak yönlerini bulurlar. Şüphesiz bu çok büyük bir mucizedir. Çünkü gökte milyonlarca yıldız vardır ve yıldızlara bakarak yön bulmak oldukça zordur. Aslında bu yöntemi tarihte insanoğlu çok kez kullanmıştır. Pusula icat edilene kadar denizciler yıldızların konum ve açılarını hesaplayarak yön bulmuşlardır. Ancak yıldızlara bakarak yönlerini bulan insanlar her şeyden önce akıl ve bilinç sahibi varlıklardır. Oysa kuşların ellerinde birer yıldız haritası yoktur. Yıldız takımlarının yerleri konusunda bir eğitim almamışlardır. Ancak bu kuşlar mucizevi bir şekilde yıldızların yerlerini ve yıldızlara göre yön tayini yapmayı, gece karanlığında yönlerini kaybetmeden bulabilmeyi bilmektedirler.
Yapılan araştırmalar yumurtadan yeni çıkan yavru kuşların bile yıldızların yerlerini bildiklerini göstermiştir. Peki bu yavru kuşlara yıldızların yerlerini o daha doğmadan öğreten kimdir?
Bu küçük kuşun binlerce yıldız arasında hangilerini izlemesi gerektiğini bilmesi ve hangi yıldızları kendisine kılavuz seçeceğine doğuştan karar verebilmesi şüphesiz büyük bir mucizedir. Tüm bunlar Allah'ın hem kuşları yarattığını hem de onlara yaptıkları işleri ilham ettiğini göstermektedir. Nitekim Allah bir Kuran ayetinde kuşlar hakkında bize şu gerçeği haber vermektedir:
“Görmedin mi ki göklerde ve yerde olanlar ve dizi dizi uçan kuşlar gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir. Her biri kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah onların işlediklerini bilendir.” (Nur Suresi, 41)