HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Denizlerdeki ihtişam - evrim yanılgısı

Denizlerdeki ihtişam - evrim yanılgısı

Harun Yahya
10168
11 Haziran, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
Evrim Teorisinin Çöküşü
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Denizlerdeki ihtişam" belgeselinden.


EVRİM YANILGISI

 

19. yüzyılda İngiliz doğa bilimci Charles Darwin tarafından ortaya atılan evrim teorisi, yaratılışı reddeder. Teori, yeryüzündeki tüm canlılığın tesadüfler zinciri sonucunda birbirinden türeyerek oluştuğu iddiasındadır. Oysa canlıların özellikleri detaylı olarak incelendikçe, Darwin'in evrim teorisinin ne denli büyük bir yanılgı olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun iki temel nedeni vardır.

-Canlıların bedenlerinde son derece kompleks organ ve sistemler vardır. Bunların evrimin iddia ettiği gibi rastlantılarla ve kademe kademe ortaya çıkması imkansızdır. Bu organ ve sistemler canlılığın bilinçli bir şekilde yaratıldığını bizlere net bir şekilde gösterir. Bu film boyunca izlediğiniz çeşitli canlılar da bunun birer örneğini teşkil etmektedir.

Kumun altında gizlendiklerinde etraflarını gözleyebilecekleri özel bir göz tasarımına sahip olan yengeçler ve flounder balıkları, bulundukları ortamın rengine anında uyum sağlayabilen özel hücrelere sahip ahtapotlar, kuyruk kısımlarındaki sahte gözlerle düşmanlarını şaşırtan balıklar ve diğerleri bu kusursuz tasarımın örnekleridir. Bu tasarımlar için tesadüf eseri gibi yüzeysel bir açıklama yapmak imkansızdır.

-Fosil kayıtları incelendiğinde farklı canlı türlerin aralarında hiçbir evrimsel ilişki olmadan bugünkü yapılarıyla bir anda yeryüzüne çıktıkları görülmektedir. Evrim teorisi ise bildiğiniz gibi farklı canlı türler arasında ara geçiş türleri olması gerektiğini savunur. Ama bunlardan tabii ki eser yoktur.

Bu durum denizaltı canlıları için de geçerlidir. Fosil kayıtları bilinen en eski balık türlerinin yeryüzünde aniden ve özgün vücut yapılarıyla ortaya çıktıklarını göstermektedir. Bu balıkların kendilerinden önce denizlerde var olan omurgasız deniz canlılarıyla hiçbir benzerlikleri yoktur. Evrim teorisine inanan bir fosil bilimci olan Gerald Todd, bu gerçek karşısında, Kemikli Balıkların Evrimi başlıklı bir makalesinde şu çaresiz soruları sıralar:

“Kemikli balıkların her üç sınıfı da fosil tabakalarında aynı anda ve aniden ortaya çıkar. Peki ama bunların kökenleri nedir? Bu denli, farklı ve kompleks yaratıkların ortaya çıkmasını ne sağlamıştır? Ve neden kendilerine evrimsel bir ata oluşturabilecek canlıların izlerinden eser yoktur?”

 Balıkların hiçbir atası yoktur, çünkü başka canlılardan evrimleşmemişlerdir. Bugünkü yapılarıyla kusursuz bir biçimde yaratılmışlardır.

Evrimcileri çıkmaza sokan bir başka denizaltı canlı grubu elektrikli balıklardır. Vücutlarında elektrik üretebilen ve bu elektriği savunma, saldırı veya iletişim için kullanan bu canlılar birer tasarım harikasıdır. Bazı elektrikli balıklar vücutlarında 500 voltluk elektrik üretebilecek kadar güçlüdür. Dahası, yeryüzündeki denizlerde birbirinden çok farklı yapılara sahip elektrikli su altı canlıları vardır. Evrimciler, bu elektrikli canlılar arasında evrimsel bir ilişkiyi hayal dahi edememektedirler. Elektrikli balıklar konusu teorinin sahibi olan Darwin'i de kara kara düşündürmüş ve onu bir takım itiraflara sürüklemiştir. Darwin, Tüllerin Kökeni adlı kitabının Teorinin Zorlukları başlıklı bölümünde aynen şöyle yazmıştır:

“Balıkların elektrikli organları teorim için bir başka özel zorluk daha oluşturmaktadır. Bu harika organların hangi aşamalarla oluştuklarını tahmin edebilmek imkansızdır. Elektrikli organlar daha da ciddi bir başka zorluk oluşturmaktadır. Çünkü bu organlar birbirlerinden çok farklı olan yaklaşık 12 ayrı balık türünde birden yer almaktadır.”

 Gerçekte Darwin'in zorluklarının sonu yoktur. Çünkü deniz altındaki her canlı, kusursuzca yaratıldığını gösteren özelliklerle doludur.

Örneğin, kaya balığının bir türü çok özgün bir avlanma yöntemine sahiptir. Tam bir olta işlevi görecek şekilde kafasının üzerine yerleştirilmiş olan özel bir organını sallayarak avını kendine çeker. Bir okçu balığı ise o kadar kusursuz bir geometri ustasıdır ki suyun dışında gördüğü bir böceğin yerini ışığın suda kırılmasına rağmen tam olarak hesaplar ve ağzından püskürttüğü suyla onu avlar.

Buraya kadar izlediğiniz canlılar uçsuz bucaksız denizlerde yaşayan sayısız çeşitlikteki türler arasında sadece birkaçını oluştururlar. Daha binlerce farklı türdeki deniz canlısı beslenmek için benzersiz sistemlerle donatılmıştır.

Örneğin mantis karidesleri. Oldukça gösterişli bir yapıya sahip olan mantis karidesi kumun altında kazdığı barınağında yaşar. Yiyecek aramak amacıyla yuvasından çıkan karides hemen yakınında gördüğü midyeyi adeta bir çekiç kadar güçlü yumruklarını kullanarak bağlı olduğu kümesinden koparır. Ardından sert vuruşlarla kısa sürede midyeyi parçalara ayırır.

-Tüm bu canlılar bizlere önemli bir gerçeği anlatmaktadır. Her birisi kendilerini yaratmış olan yüce Allah'ın birer tecellisidir. Yine her biri sahip oldukları kompleks organlar, karmaşık vücut sistemleri, hatta vücutlarında bulunan desenler ve renkleri ile birer şaheserdir. Kuşkusuz her sanat eseri kendisini var eden sanatçıyı tanıtır. Deniz altındaki ihtişamlı yaratılış ise bizlere denizlerin, karaların, göklerin ve tüm alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'ı tanıtmaktadır. Bir Kuran ayetinde Allah'ın eşsiz yaratma sanatı şöyle anlatılır:

“O Allah ki yaratandır. En güzel bir biçimde kusursuzca var edendir. Şekil ve suret verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O aziz, hâkimdir.” (Haşr Suresi, 24)

 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
youtube
Canlılar