Güzellik Dini İslam - 4. Bölüm - İslam'da demokrasi ve adalet anlayışı
DAMLA PAMİR: Merhaba değerli izleyenlerimiz. Ben Damla Pamir.
EMRE ACAR: Ve ben Emre Acar.
DAMLA PAMİR: Yeni bir Güzellik Dini İslam programında yine sizlerle beraberiz, İnşaAllah. Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinin rehberliğinde İslam dinini anlattığımız programımızda bu hafta, Kuran'da tarif edilen demokrasi, ifade özgürlüğü ve adalet konularını ele alacağız. Ayrıca Ehli Kitaba ve diğer inançlardaki insanlara karşı gösterilmesi gereken saygı anlayışından da bahsedeceğiz, inşaAllah.
EMRE ACAR: Günümüzde hangi dinden, hangi fikirden ya da hangi milletten olursa olsun neredeyse tüm insanların en önemli isteklerinden biri özgürlüktür. İnsan hayatının çok önemli bir parçası olan ve hayat kalitesini yükselten özgürlük, Allah'ın bizlere verdiği bir güzellik, bir nimettir. Düşünce ve ifade özgürlüğü, çağdaş anayasal demokrasilerin olmazsa olmaz bir şartı ve bir insanlık hakkıdır. Hangi millete, hangi ırka, hangi dine mensup olursa olsun tüm insanlar için en önemli haklardan olan düşünce ve ifade özgürlüğünün hukuksal düzeyinde korunması zorundadır. Bir toplumda bireylerin özgür sayılabilmesi için düşünce, fikir ve duygularını ifade etmekte tam anlamıyla hür olmaları gerekir. Demokrasinin tam yaşandığı toplumlarda kişiler bu hürriyete sahiptirler.
DAMLA PAMİR: İnsanlar, yaratılışları gereği demokratik düşünceye saygı duyulan bir ortamın arayışı içindedirler. Dünyada en çok talep edilen hakların başında gelen ifade özgürlüğü hakkının kişilerin elinden alınması durumunda toplumda korku dolu, güvensiz bir yapı meydana gelecektir. İnsan ancak kendisini rahatça ifade edebildiğinde mutlu, sağlıklı ve üretici olabilir. Bu konuda herhangi bir kısıtlamayla karşılaştığında ise huzur ve neşesini, coşkusunu, çalışma ve üretme kabiliyetini yitirebilir. Bir toplumun sağlığı demokrasiyle başlar. Demokrasi topluma sevgi, saygı, hoşgörü, birlik, beraberlik, kardeşlik getirir. İnsanlara sosyal adalet, eşitlik gibi hak ve özgürlükler sağlar, onlara dinamik bir yaşam sunar ve hayat kalitelerini artırır.
EMRE ACAR: Din ahlakını bilmeyen, özellikle de İslam'ı tanımayan veya yanlış kaynaklardan ve örneklerden İslam ahlakında bilgi edilen bazı insanlar, din konusunda birçok önyargıya ve yanlış kanaate sahiptir. Birçok kişi hiçbir doğruluğu olmadığı halde İslam'ın yaşamlarını kısıtlayacağını, özgürlüklerini engelleyeceğini zannetmektedir. Hatta düşüncelerinin kontrol altına alınacağı, sanatın ve bilimin sınırlandırılacağı yanılgısına kapılmaktadır. İşte din hakkındaki bu yanlış kanaatlerin edinilmesine sebep olan bağnaz kesimdir. Bu kişilerin yanlış uygulamalarıdır. Bu kişiler gerçekten dinin emrettiği şefkati, merhameti, düşünceye saygılı, nezaketli ahlak yapısını yaşamamakta. Buna rağmen kendilerini dindar olarak tanımlamaktadırlar. Bu gibi kişiler nedeniyle milyonlarca insan İslam'ı yanlış tanımakta. İslam'ın -dinimizi tenzih ederim- hak ve özgürlükleri engelleyen, sanatı ve bilimi sınırlandıran, düşünceyi kontrol altına alan bir din olduğunu zannetmektedirler. Oysa İslam, insanlara düşünme ve düşünmeyi ifade etme özgürlüğünü veren, insanların her türlü hakkını koruma altına alan bir dindir. Kuran'daki birçok ayet bu gerçeği açıkça ortaya koyar. Bakara Suresi’nin 256. ayetinde “dinde zorlama olmadığı” haber verilmektedir.
DAMLA PAMİR: Başka ayetlerde de Allah dinde zorlama ve baskının olmadığını şöyle buyurmaktadır, şeytandan Allah'a sığınırım: “Artık sen öğüt verip hatırlat. Sen yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın. Onlara zor ve baskı kullanacak değilsin.” (Gaşiye Suresi, 21-22)
Allah, insanlara kolaylık, rahatlık, mutluluk ve neşe diler. Allah kullarına zulmedici değildir. Allah katından indirdiği kitaplar ve yolladığı peygamberler vasıtasıyla tüm insana demokrasinin, fikir özgürlüğünün, hür düşüncenin, düşünceye saygının yollarını göstermiştir.
EMRE ACAR: İnsanlara demokrasiyi öğreten Allah'tır. Hz. Adem (as)'dan bu yana tüm peygamberler özgürlüğün, her düşüncenin, fikirlere saygının gerçek temsilcisi olmuştur. Demokrasi denildiğinde insanların aklına gelen özgürlük, adalet, her insanın birinci sınıf vatandaş olması, insanlara saygı ve güven duyulması, insanların fikirlerinden dolayı yargılanmaması gibi tüm kavramların özü din ahlakında zaten mevcuttur. İnsanlar bunları tarih boyunca Allah'ın indirdiği hak dinler vesilesiyle öğrenmişlerdir. Ve en güzel örneklerine de hak dinlerin yaşandığı dönemlerde sahip olmuşlardır, inşaAllah.
DAMLA PAMİR: Peygamberlerin ahlaklarında en güzel örneklerini gördüğümüz hoşgörü, adalet, sevgi, saygı, güven, fedakarlık gibi ahlaki kavramlar demokrasinin fikir özgürlüğünün özünü teşkil eden temellerdir. Dolayısıyla demokrasinin dinin özünde yer aldığını söyleyebiliriz. Din, demokrasinin tanımında olduğu gibi herkesin özgürce yaşayacağı ve özgürce fikirlerini dile getirebileceği barış dolu bir ortam sunar. Dine göre her türlü baskı yasaktır. Her insan özgür bir şekilde fikrini savunabilmeli, fikrinden dolayı baskı görmemelidir. İnsanlar düşüncelerinden dolayı zulme uğratılmamalı, farklı ideolojilere, farklı görüşlere sahip olanlar aşağılanmamalıdır. İşte demokrasi de dindeki bu emirleri öngörür. İnsanların özgür olmalarını, psikolojik olarak rahat, mutlu, huzurlu olmalarını ister. Eşitlik içinde, sevgi, barış ve kardeşlik içinde yaşamalarını sağlar. Bu bakış açısının topluma tam hakim olması ise ancak din ahlakının yaşanmasıyla mümkündür.
EMRE ACAR: Mesela demokrasinin temel ilkesi olan sosyal adalet, gerçek anlamda yalnızca dinin emrettiği güzel ahlakın hakim olduğu bir ortamda yaşanabilir. İnsanlar sosyal adaleti Hz. İbrahim (as) ve Hz. Nuh (as)'dan öğrenmişlerdir. Dini kaynaklara göre Hz. Nuh (as) tufandan sonra gemi karaya oturduğunda çok az kalan nohut, mercimek, üzüm, incir, bulgur gibi yiyeceklerini hepsini karıştırıp pişirmiş ve aşure yapmıştır. Sonra gemide bulunan herkesle birlikte hazırladığı yemeği yemiştir. İşte bu sosyal adalettir. Hz. Nuh (as) herkese eşitlik, yardımseverlik ve ikram öğretmekte ve insanlara yiyecek dağıtmanın önemini hatırlatmaktadır.
DAMLA PAMİR: Başka bir örnek olarak; Hz. İbrahim (as) da misafirleri geldiğinde hemen bir buzağı kesip pişirmiş ve onlara ikram etmiştir. Şeytandan Allah'a sığınırım: “Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman ‘Selam’ dediler. O da ‘Selam’ dedi ve hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.” (Hud Suresi, 69)
Allah bu ayette Hz. İbrahim (as)'ın hiç tanımadığı kişilere ikramda bulunmasını örnek vererek yemek ikram etmenin güzel bir davranış olduğunu bildirmiş ve sosyal adalete dikkat çekmiştir.
EMRE ACAR: Demokrasinin bir diğer ilkesi olan adalet kavramı ise yine Kuran'da bildirilen bir husustur. Allah birçok ayette adaleti emreder. Kuran'da müminlere adaletli davranmayı emreden ayetlerden biri şöyledir. Şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun. Onlar ister zengin olsun ister fakir olsun çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva tutkularınıza uymayın.” (Nisa Suresi, 135)
Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün gerçek kaynağı İslam'dır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hem Müslümanlar arasında verdiği hükümler hem de diğer dil, din, ırk ve kavimlerden olan kişilere karşı adil ve şefkatli tutumu bu konuda çok önemlidir. Ayrıca Efendimiz (sav) Allah'ın ayetlerine bildirildiği gibi zengin, fakir ayırmaksızın herkese eşit davranmış ve demokrasi anlayışına güzel bir örnek oluşturmuştur. Allah bir ayetinde Resulüne şöyle buyurmaktadır, şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Onlar yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet, şüphesiz Allah adaletle hüküm yürütenleri sever.'' (Maide Suresi, 42)
DAMLA PAMİR: Peygamberimiz (sav) bu ayetin hükmüne uyarak zorlu bir kavmin içinde dahi Allah'ın emrine yerine getirmiş ve hiçbir zaman adaletten taviz vermemiştir. Daima, şeytandan Allah'a sığınırım: “Rabbim adaletle davranmayı emretti.” (Araf Suresi, 29) diyerek her devirde tüm insanlara örnek olmuştur. Allah'ın emri olan İslam dini de insanlara en huzurlu, en mutlu, en güvenli, en asil, en kaliteli, en rahat, en zevkli yaşamın nasıl olacağını gösterir. Bir insan Allah'ın varlığını ve birliğini aklıyla, vicdanıyla görerek iman eder ve din ahlakını yaşar. Din bir gönül kabulüdür. Bir insan dini yaşamaya zorlanamaz, buna mecbur bırakılamaz.
EMRE ACAR: Her Müslüman Kuran ahlakının gereği olarak insanlara doğru yolu göstermekle, onları iyiliğe davet etmekle ve kötülükten men etmekle yükümlüdür. Ama bu hiçbir zaman bir insanı kendisi gibi düşünmeye, kendisi gibi yaşamaya, kendisi gibi davranmaya, kendisi gibi giyinmeye mecbur etmek anlamına gelmez. Müslüman doğruyu gösterir, seçimi karşısındaki kişiye bırakır. Bu Allah'ın Kuran'da, şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Dinde zorlama ve baskı yoktur.” (Bakara Suresi, 256) ayetinde bildirildiği bir hükümdür.
Peygamberimiz (sav) de bu ayete uyarak herkese hak din ahlakını anlatmış ancak seçimlerini yapmak konusunda serbest bırakmıştır.
DAMLA PAMİR: Diğer tüm peygamberler gibi Hz. Muhammed (sav)’in Peygamberliği süresince demokrasi anlayışına örnek teşkil eden birçok olay yaşanmıştır. Peygamberimiz (sav)’in yaşadığı coğrafyada çok çeşitli din, dil, ırk ve kabileden insan bir arada yaşıyordu. Bu toplulukların bir arada huzur ve güven içinde yaşamaları, aralarına nifak sokmaya çalışanların etkisiz bırakılmaları çok zordu. En küçük bir sözden veya tavırdan etkilenerek hemen bir grup diğerine karşı öfkelenip saldırabiliyordu. Ancak Peygamberimiz (sav)’in demokrasi anlayışı, adaletle hükmetmesi Müslümanlar için olduğu kadar bu topluluklar içinde bir huzur ve güvence kaynağı olmuştur. Asr-ı Saadet döneminde Arabistan Yarımadası'nda Hristiyan, Musevi, Putperest hiçbirini ayırt etmeksizin herkese adil davranılmıştır.
EMRE ACAR: Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz (sav) Arap Yarımadası'nın güney kısmındaki Hristiyan Necran halkıyla bir anlaşma yapmıştır. Bu anlaşmada İslam dininin demokrasideki düşünce ve inanç özgürlüğünün asıl kaynağı olduğunu bizlere açıkça göstermektedir. Antlaşmanın maddelerinden biri şöyledir: “Necranlıların ve mahiyetlerindekilerin canları, malları, dinleri, varları ve yokları, aileleri, kiliseleri ve sahip oldukları her şey Allah'ın ve Allah'ın Peygamberinin güvencesi yani himayesi altına alınacaktır.”
DAMLA PAMİR: Peygamberimiz (sav)’in Hristiyan, Musevi ve Müşrik topluluklarla imzaladığı Medine Vesikası da İslam'daki demokrasi anlayışının en güzel örneklerinden biridir. Farklı inançlara sahip topluluklar arasında adaletin uygulanması ve her topluluğun çıkarlarının gözetilmesi için hazırlanan bu vesika sayesinde yıllarca düşmanlık içinde yaşayan topluluklara barış getirilmiştir. Medine Vesikası’nın en belirgin özelliklerinden biri inanç özgürlüğü sağlamasıydı. Bu konuyla ilgili madde şöyledir: “Beni Avf Yahudileri müminlerle beraber aynı ümmettirler. Yahudilerin dinleri kendilerine, Müslümanların dinleri de kendilerinedir.”
EMRE ACAR: Medine Vesikası'nın 16. maddesinde de: “Bize tabi olan Yahudiler hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın ve düşmanlarıyla da yardımlaşmaksızın yardım ve desteğimize hak kazanacaklardır” diye bildirilmiştir.
Peygamberimiz (sav) sonra da sahabenin de Peygamber Efendimiz (sav)’in bu anlaşmada bildirdiği bu hükmüne sadık kaldığını ve aynı hükmü Berberi, Budist, Brahman ve benzeri inançlara sahip kişiler için de uyguladığını görüyoruz. Tüm bunlar bize İslam'ın düşünce, inanç ve ifade özgürlüğünü sağlayan ve insanların haklarını koruyup onlara gerçek özgürlüklerini tanıyan bir din olduğunu gösteriyor, inşaAllah. Asr-ı Saadet döneminde olduğu gibi günümüzde de herkes kendi inancına göre yaşama hakkına sahiptir. İsteyen camide, isteyen kilisede, isteyen de sinagogda ibadetini yerine getirebilir, isteyen de inanmayabilir.
DAMLA PAMİR: İslam, Kuran'da Ehl-İ Kitap olarak isimlendirilen Yahudilere ve Hristiyanlara karşı, diğer inançlardaki kişilere ve ateistlere karşı son derece adil ve merhametlidir. Müslümanlar her din, ırk ve ulusların insanını Allah'ın bu dünyadaki tecellileri olarak görür ve onlara karşı derin bir sevgi ve şefkat duyarlar. Allah Kuran'da şöyle bildirmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: “Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever.” (Mümtehine Suresi; 8)
Her Müslüman dinini özgürce yaşamak, ibadetlerini özgürce eline getirmek ister. Bunu yaparken farklı inançlardaki insanların da diledikleri gibi yaşamalarında kendisi kadar rahat olmalarını ister ve bunun için çalışır. Kuran'a, İslam'a uygun olmayan fikirlerin yanlışlığını ise ilmi ve fikri çalışmalarla, delillerle ortaya koyar.
EMRE ACAR: Müslüman ahlaksızlığı ya da zulmü asla görmezlikten gelmez. Ama kötülüğe iyilikle karşılık verir. Sabırla, güzel sözle, tevazu ile, sevecenlikle ve saygıyla doğruyu anlatır.
DAMLA PAMİR: Allah'ın bizden istediği, insanların fikirlerinde özgür olması, yani kalben bir rahatlık, suhulet, ferahlık olması, hiç kimsenin eziyet çekmemesi, herkes için özgür, sevinç dolu bir ortam olmasıdır. Gerçek demokrasi de budur.
EMRE ACAR: Berrak bir demokrasi, derin bir demokrasi yani gerçek demokrasi ülkemizin, tüm dünyanın, tüm insanların hakkıdır. Gerçek demokrasi için gayret ettiğimizde İslam'la karşılaşmış oluruz. Çünkü İslam'la gerçek demokrasi aynıdır. Özgürlük, sevgi, barış, kardeşlik, iyilik, yardımlaşma, dostluk, iyi niyet, samimiyet, güzel olana muhabbet, bilim, sanat, estetik bunların hepsi İslam ahlakının yeryüzüne yayılmasıyla en mükemmel şekilde zaten yaşanacaktır, inşaAllah.
Müslümanların hedefi Allah'ın emrettiği güzel ahlakı üzerinde taşımak, din ahlakını Allah'ın öğrettiği şekilde yaşamak ve tebliğ etmektir. Allah'ın emrettiği ahlak üzere yaşanınca dünyanın dört bir yanında yüzyıllardır özlemle beklenen demokratik ortam derhal olacaktır, inşaAllah.
DAMLA PAMİR: Şu anda dünyanın dört bir yanında savaşlar, şiddet ve terör eylemleri, sefalet, baskı ve zulüm yaşanıyor olabilir. Ancak bu zorlu dönem bitmek üzere. Peygamber Efendimiz (sav), ahir zamandaki dehşetli zulüm döneminden sonra gelecek güzel bir dönemi bize müjdelemiştir. Hadislerde de bildirildiği üzere ahir zaman tüm sorunların çözüme kavuşacağı, yeryüzüne güzel ahlakın, demokrasinin, sosyal adaletin hakim olacağı, insanların bir arada huzur içinde yaşayacağı bir dönemin de başlangıcıdır. Anlattığımız bu demokrasi anlayışı, kardeşlik, sevgi, dostluk, hoşgörü ve barış pek yakında tüm dünyaya hakim olacak ve imanın neşesini, sevincini, bereketini hep birlikte doya doya yaşayacağız. Ahir zamanın çileli, sıkıntılı, zor günleri İslam ahlakının yeryüzüne hakim olmasıyla birlikte son bulacak ve dünya yepyeni, aydınlık bir döneme girecek, inşaAllah.
EMRE ACAR: İslam ahlakının yeryüzüne hakim olmasıyla birlikte insanlar arasında kin, husumet ve adaletsizlik değil, sevgi, anlayış, şefkat ve adalet yerleşecektir. Allah'ın izniyle tüm insanlık eşi görülmemiş bir güzellik, bolluk ve bereketle, huzurla ve güvenle kavuşacaktır.
DAMLA PAMİR: Bu güzel günlerin çok yakın olduğunu biliyoruz. Bu müjdeli günleri özlemle beklerken Allah'ın İslam ahlakını bir an önce dünyaya hakim etmesini Rabbimizden istemeliyiz. Bunun için dua etmeliyiz. Hem de elimizden gelen tüm gayreti göstermeliyiz, inşaAllah.
EMRE ACAR: Sevgili izleyenlerimiz, bu haftada programımızın sonuna geldik. Haftaya tekrar görüşünceye dek hoş çakalın, inşaAllah. Allah hayırlı haftalar versin.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500