Hayat neden bu kadar acımasız? (İzleyici sorusu)
Adnan Oktar'ın 10 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından
Hayat neden bu kadar acımasız?
İZLEYİCİ SORUSU: Ben Samsun'dan Mustafa. Hayat neden bu kadar acımaz?
ADNAN OKTAR: Canımın içi, seni üzmüşler benim anladığım. Şöyle olmuş olabilir; Sen Kuran'ı al bir oku. Bir kere daha oku. Bir kere daha oku. Allah'a güven. Sen samimi delikanlısın. Sen Allah'a kendini bırak. Acımasızlığın tamamını Allah kaldırır. Hiç çekinme. O acımasızlık seni imtihan için Allah o güzel badireye çekmiş, çileli bir imtihandan geçmişsin. O seni güzelleştirir. O sana sevgiyi öğretir. O sana merhameti ve şefkat öğretir. Şimdi mesela ben senden görüşsem çok merhametli olduğunu göreceğim. Şefkatli olduğunu göreceğim. Fakirleri koruduğunu göreceğim, değil mi? Mesela delikanlı olduğunu, kabadayı olduğunu göreceğim. Sevdiklerinin haysiyetine, şerefine titiz olduğunu göreceğim. Mesela genç kız arkadaşlarının namusuna, dinine, sağlığına, sıhhatine, neşesine özen gösterdiğini göreceğim. E o zaman herkes seni sever. Ama çile, çile insanı güzelleştirir. Taif'te Peygamber Efendimiz (sav) anlattım işte, daire şeklinde ayılar sarıyor etrafını, hayvan gibi adamlar. Yüz binlerce kere tükürüyorlar Peygamberimiz (sav)’e, yüz binlerce kere. Bir kere, iki kere değil. Ve sürekli hakaret ediyorlar. İki buçuk kilometre küfrediyorlar. İki buçuk kilometre küfür. Ve iki buçuk kilometre boyunca taş atıyorlar, ayakları hele kan-revan içinde kalıyor. Bak, Allah deprem meleğini gönderiyor Cebrail (as)’la beraber. Cebrail (as)’a vahyi söylüyor, “eğer istersen Allah bütün araziyi yerle bir edecek” diyor. Olur, bu tür olaylarda olur. Nadir rastlanan bir şey değildir. Çok olmuş bir şeydir. Tevrat'ta da görülür bu, İncil'de de görülür. İncil'de çok örnekleri var. Hemen olurdu orada. Yerle bir olurdu, hepsi kaçışırdı. Darmadağın olurdu her yer. Ve çok da makul olurdu, öyle aklını ihtiyarını alan bir şey değildi o. Peygamber (sav)’in de aklının ihtiyarını almaz. Çok makul olurdu. Peygamberimiz (sav), “Ya Rabbi onlar cahil” diyor. “Ceza verme” diyor. İsterse üzülebilir bak üzülmedi. Sadece cahil diyor onlar, bilmiyorlar diyor onlar. Dese, Ya Rabbi gereğini yap dese bitti. Deprem meleği bu tip şeylerde hemen meydana getiriyor olayı. Hatta onları ben toparlayayım bir araya. Yakın örnekleriyle de gösterebilirim. Hemen yapar Allah. Ama sabrediyor Peygamber (sav). İşte onun için Allah “Habibim” diyor. Sevgi böyle gelişir. Onun için benim yakışıklımın kendisini üzmesine gerek yok. Çok yakışıklısın bir kere. Sağlıklı, sıhhatli bir delikanlısın. Bu seni mutlu etsin. Baksana, çakı gibisin. Süper güzel delikanlısın. Allah ömrünü uzun etsin. Seni cennetiyle sarsın. Sakın üzülmek yok. Hatta sevin çile çektiğin için. Çünkü çileyle güzelleştin. Çileyle şefkati merhameti öğrendin. Aşkı öğrendin. Cennetin genişledi. Bundan sonra o gözle bakacaksın.
