Imam Said Ali Koussay, GAIC Başkan Yardımcısı
Imam Said Ali Koussay, GAIC Başkan Yardımcısı
SUNUCU: Selamun Aleyküm. Said Ali Koussay. Sizi standımızda ağırlamaktan büyük şeref duyuyoruz. Siz GAIC Group Başkanısınız. Aynı zamanda dinler arası diyalog uzmanısınız. Size birkaç sorumuz olacak. Öncelikle Darwinizm hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Yani sizce tesadüf, yeryüzündeki canlılığın ortaya çıkmasına sebep olmuş olabilir mi?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Merhaba. Aleyküm Selam sevgili kardeşim. Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Aranızda olmak benim için büyük bir onur ve ayrıcalık. Beni bu röportaja davet ederek de beni onurlandırdınız. Hristiyan ve Musevi Arkadaşlık Derneği'nin başkanıyım ve üç tek ilahlı dini bir araya getiren birçok dinler arası toplantıya katılıyorum. Her iki ayda bir dinler arası toplantılar organize ediyoruz. Burada beş kişi, bir haham, bir rahip, bir katolik, bir ortodoks ve ben bir Müslüman, el ele birlikte çalışıyoruz.
Darwinizm’le ilgili sorunuza gelecek olursak, bence insanların kafasına girmeye, onları imandan ve vicdandan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Neden? Çünkü yüce Allah'ın birliğini, üstünlüğünü kabul etmek istemiyorlar. İlahi olmayanı, değiştirilebilir olanı yerine koymak istiyorlar. Onlara göre her şey her zaman değiştirebilir olmalı. Her şeye rağmen bizim değiştiremeyeceğimiz şeyler var. Spermleri biz üretmiyoruz. Yani ben her şeyin üretilebildiğini savunan materyalizm düşüncesine karşıyım.
Bildiğiniz gibi ben Madagaskarlıyım. Burada insanlar üç gruptan oluşur. Hristiyanlar, Müslümanlar ve Hintliler. Ve Hristiyanlar çoğunlukla olan Müslümanlarla bir arada uyum içinde yaşıyorlar. Yani din, bireyler arasında ayrım konusu olmamalı. Müslümanlıkta her şey Kuran'da var. Kuran'da “oku” emri var, yani hikmet, bilge, anlayış. Ben bu konuda uzmansam bunun sebebi insanlara yaklaşmada, Kuran'daki Allah'ın yöntemlerini kullanıyor olmam. Peygamberimiz (sav) de hep bunu yapıyordu. Ne diyordu? “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın.” Demek ki insanlara anlayışla yaklaşmalıyız. Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş Kuran'a sahip olma ayrıcalığımız var. 1400 Sene Peygamberimiz (sav)’e indirildiği gibi hiçbir şey değişmedi. Ne büyük lütuf bizim için. Diğer dinlerle anlayışını sağlayacağız sorunuza bence tek cevap var, alçak gönüllü olmak.
SUNUCU: Benim ikinci soruma da cevap vermiş oluyorsunuz. Hristiyanlara ve Musevilere yani kitap ehline yaklaşmanın en iyi yolu sizce nedir?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Evet, size tek söyleyeceğim sade olmak. İnsanlara açık olmak. Onlara bilgelikle, nezaketle, diplomasiyle yaklaşmak. Diplomasi her zaman insanları aldatmak değildir. Aynı zamanda insanlara nasıl yaklaşacağını bilmektir. Hristiyanlarla konuşurken onlara nasıl yaklaşmak gerektiğini bilmek. Evet, Hristiyanlara anlatılması zor olan konular var. Ama bunu onlara anlatmanın bir şekli var. Onları şok etmeden. Mesela benim Hristiyanlarla çok iyi ilişkilerim var. Çünkü ben onları şok etmiyorum. Müslüman inancımı muhafaza ediyorum ama onları da kızdırmıyorum. Yani esas konu birbirine saygılı olmak.
SUNUCU: Politik bir İslam birliği nasıl sağlanır? Sizce Avrupa Birliği, Müslümanların birliği için iyi bir örnek midir?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Çünkü Müslüman dünyası bölünmüş ve gruplara ayrılmış durumda. Ve bu imana karşı olan kişiler için bir koz. Biz birleşmeyerek bu insanlara koz vermiş oluyoruz. Kuran'da bizden bahsedilmesi büyük bir lütuf. Kuran'da gruplara ayrılın demiyor, ümmet olun diyor. Demek ki bu bilgeliğe sahip olmalıyız ve Müslüman ümmeti olmalıyız.
İkinci olarak Avrupa Birliği'ni hepimiz çok iyi görüyoruz. İyi yanları da var, kötü yanları da var. Ama ben bizlerin Müslüman kimliğimizi muhafaza etmemizi istiyorum. Bizim en iyi örneği oluşturacak özelliğimiz var. Ben mesela İstanbul'a gidiyorum, kendimi evimde gibi hissediyorum. Ezan sesini duyduğumda, insanların namaz kıldıklarını, dua ettiklerini gördüğümde, kelime şehadet getirdiklerini gördüğümde, işte bizi birleştiren bağ bu. Bizim özelliğimiz kardeşler olmamız.
SUNUCU: MaşaAllah. Anladığım kadarıyla İslam Birliği öncelikle kutsal olana saygıda başlıyor. İslam Birliği için önce kardeşlik şart. Bunun altını çiziyorsunuz.
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Evet, azınlıkları dahil etmek. Bunu Allah istemiş. Allah farklılıkları istemiş. Farklılık Allah'ın bize sunduğu bir nimet. Bu farklılıkları inkar etmemek gerek. Bu farklılıklar muhafaza edilmeli. 2011 Yılında Irak'ta, Bağdat'ta saldırıya uğrayan kiliseye yardım için bulunmuştum. Çok üzülmüştüm. Bence bu azınlık Müslümanlar arasında birlik, misafirperverlik ve uzlaşı olmalı. Ben sizinle tam olarak aynı fikirdeyim.
SUNUCU: MaşaAllah. Bu şart yani, maşaAllah. Bölünmüşlüğe gelince, Müslümanların birliği Allah'ın bir delili. Allah çok açık bir şekilde bunu söylüyor. Neden Müslümanlar arasında bu kadar bölünmüşlük var? Çünkü farklı mezhepler, tarikatlar arasında engeller var. Bu engelleri aşmanın yolu nedir?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Evet, bunu sağlayacak metot bence sadece evrensel kardeşliktir. Yani Müslüman aleminde evrensel bir kardeşlik. Çünkü burada söz konusu olan Müslümanların bölünmüşlüğü. Şunu biliniz ki, Müslümanların çok ağır bir sorumluluğu var. Çünkü diğer topluluklar bizi görüyor. Allah Kuran'da bütün inananların kardeşler olduğunu söylüyor. Ortak değer Allah inancımız. Tarikatların varlığına gelince, bence bu bir engel olmamalı.
Tarikatlar Abdülkadir Geylani'den beri var ve ayrıca tarikat bilgelik getirir, içsel ve objektif analiz getirir. Çünkü dış görünüme bakılmaz. Yani kendine özgü her tarikat tüm Müslüman topluluğunun bir parçasıdır. Diğer bölünmeler ise, ben bunların daha çok dünyevi ve materyalist kazançlar elde etmek için oluşturulan politik ve suni bölünmeler olduğuna inanıyorum. Daha çok para kazanmak, mevki edinmek gibi. Ama bu topluluğumuzun oluşmasına hiçbir fayda sağlamaz.
SUNUCU: Sizi radikalizm ve yobazlık hakkında sormak istiyorum. Toplumda birçok zararı yol açan yobazlığı nasıl önüne geçebiliriz?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Toplumumuza Kuran'ı derinlemesine anlamayı öğretmeliyiz. Bu yüzeysel olmamalıdır. Bence Kuran'ın içeriğini anlamak gerekli. Yapmamız gereken cihat budur. Bilgeliğin, alçak gönülüllüğün eğitimidir cihat. Bu şekilde onların düşüncelerine ulaşabiliriz. Çünkü onlar İslam zorla yerleştirilir fikrine inanıyorlar. Hayır, İslam bu şekilde gelmez. İnsanları bilgelikle, nezaketle ve sadelikle davet etmek gerekir. Bence yobazlar sadece İslam'da bazı parçaları anlayabilmiş kişiler ve bunu Kuran'a karşı -Allah'ı tenzih ederiz- kullanıyorlar. Bu da İslamiyet'in imajına zarar veriyor.
SUNUCU: Tekrar politik anlamda İslam Birliği konusuna geri gelmek istiyorum. Bizler bu birliği kurma sorumluluğuna sahip olan ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye, İslam'ın kurallarına saygı duyarak onu demokrasiyle ilk birleştiren ülke. Ekonomik anlamda ilk kez özgürlüğüne kavuşan ülke, hilafetin koruyucusu olan Osmanlı mirası sayesinde tarihi bir özelliği de var. Bildiğiniz gibi İstanbul, hilafetin son başkentiydi. Sonuç olarak, Türk liderlerin, Türk devletlerle politik bir birlik oluşturma sorumlulukları olduğunu ve bu bütün ülkelerin kendilerine katılmaya davet etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: Allah razı olsun. Gerçekten benim yakından ilgilendiğim konuları anlatıyorsunuz. Türkiye'den bahsedilmesinden çok memnunum. Bilin ki benim Türkiye'ye ayrı bir eylemim var. Herkesin tanıdığı ve İslamiyet'in simgesi olan o Ayasofya Camii'ne. İslamiyet’in tazeliği Türkiye'de bulunuyor. Ve Türk halkına iletilmek üzere hemen şunu da belirtmeliyim ki, 16. Papa Benoit’in ülkenizi ziyaretinde Ayasofya Camii'nin kapılarını kendisine açmanız bence çok önemli bir sahih göstergesiydi. Bu beni çok derinden etkiledi. Bu dünyadaki tüm diğer Müslüman yetkililerin taklit etmesi gereken bir olay. İkinci olarak da, Türkiye'de mesela Celaleddin Rumi'yi tanıma şerefine eriştik. İşte bütün bunlar Türkiye'ye bir ayna imajı veriyor. Politik ve sosyal anlamda ise kadınlara özgürlüklerini veren ilk ülke Türkiye'dir. Türkiye, Fransa'dan bile önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan ilk doğu ülkesidir. Bu fikri, Türkiye liderliğinde bir Türk-İslam Birliği fikrini ancak tebrik edebilirim. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) de kadınlara çok saygı duyardı. Üçüncü olarak, bildiğiniz üzere Fransa 1905'te laikliği kabul etti. Ama Türkiye tüm dinlerin de varlıklarını korumalarına müsaade ederek tarafsız bir şekilde laikliği uygulayan ilk ülke oldu.
Sonuç olarak, tüm bunlar insanlara Türkiye modelini izlemeleri gerektiğini gösteren işaretler. Yakın geçmişte Amerika'da Türk büyükelçisinin ilk Müslüman büyükelçi olduğunu öğrendim. Türkiye hiçbir zaman bölünmemiş, her zaman Kuran'ın ve İslamiyet'in prensiplerine göre bütünlüğünü korumuş bir ülkedir. Bence Türkiye bugün büyük bir rol oynamalı. Ben şahsen umut ediyorum ki Avrupa Birliği de Türkiye'nin başvurusunu kabul edecektir. Ben bundan çok memnuniyet duyarım. Çünkü Türkiye bütün Kurani değerleri yansıtan bir ülke ve izlenmeyi hak ediyor. Türki yetkililer bilmeli ki birçok Müslüman onları takdir ediyor. Filistinlilere yardım götüren gemide olan olayda da konuyu Filistinli kardeşleri lehine yaratan Türkiye oldu. Yani bütün bunlar şahsen fikrimce saygı duyulması gereken şeyler. Ben Türkiye'nin bu sorumlulukları üstlenip Müslüman alemine liderlik rolünü alması konusunda tamamen sizinle aynı fikirdeyim.
SUNUCU: Bitirmeden, derneğimiz ve bizim gibi materyalizmle, ateizmle fikri mücadele yürüten ve iman üzerine kurduğu bir İslam Birliğine çağıran diğer dernekler hakkındaki temennilerinizi rica ederim.
IMAM SAİD ALİ KOUSSAY: İnşaAllah. Allah şu şekilde buyuruyor: “Kullarım beni sana soracak olursa, muhakkak ki ben onlara pek yakınım.” Yani burada bütün yaptığınız insanları Allah'a yönlendirmektir. Ve Allah bize yakındır. Yani gerçekleşmeyecek hiçbir şey yok. Siz yüce bir güç tarafından izleniyor ve ilham ediliyorsunuz. İnşaAllah çalışmalarınız mükafatlandırılacaktır ve topluma ve İslam camiasına hizmet edecektir.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
