İnsani Yardım Vkf. Müt. Hyt. Üyesi Osman Atalay
İnsani Yardım Vkf. Müt. Hyt. Üyesi Osman Atalay
Sunucu: Efendim, İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Sayın Osman Atalay ile birlikteyiz. Efendim, şimdi siz dünyada herkese, mazlum, ihtiyaç sahibi olan herkese yardım eli uzatıyorsunuz. Allah razı olsun, inşaAllah. Ama özellikle Türk-İslam coğrafyasını siz bizzat gezerek orada müşahede ettiniz. Türk-İslam dünyasında kısaca manzara nasıl ve genel olarak? Türk-İslam dünyasında neye ihtiyaç var?
Osman Atalay: Evet manzara, evet doğru. Aslında biz yakın dönemden, bizim jenerasyonumuz açısından 1992 yılında Avrupa'nın göbeğinde Bosnalı Müslüman kardeşlerimizin katliamına yakinen tanık olduk ve ardından yine Çeçenistan'da aynı şekilde ve daha sonra Kosova oldu ve gene uzun yıllar Keşmir'de, Pakistan'da, Afganistan'da ve bir müddet sonra Irak'ın nasıl bir duruma geldiğini gördük. Filistin zaten kanayan yarasıydı İslam dünyasının ve son dönemde ise Arap devrimleriyle birlikte bölgede çok ciddi değişimler yaşanıyor.
İslam dünyasının manzarasına baktığımızda son 30 yılda genel anlamda hep kan var, gözyaşı var, mağduriyet var ve mazlumiyet var. Şimdi burada en büyük problem tabii, göze çarpan en büyük problemimiz, evet İslam Birliği. Müslümanların birliği, onların bir arada olması, bir hedef etrafında kenetlenmesi, bir hedefe odaklanması. Bu da İslam Birliği. İslam Birliği dediğimizde, hemen aklımıza bizim İslam medeniyetimiz ve yakın dönemde gene Osmanlı medeniyetinin, Osmanlı İmparatorluğunun bugün Müslümanların yaşadığı Arjantin'den, Brezilya'dan, Küba'dan tutunda, Balkanlardan Endonezya, Eritre, Moro'ya kadar, Sumatra adasına kadar, Madagaskar'a kadar bir İslam coğrafyası var. Müslümanlar yaşıyor ama bunlar dün olduğu gibi bugün de İslam Birliği özlemi var ve bir bekleyiş var. Bu bekleyiş nedir?
Bir hilafet özlemi de var tabii. Onların gözü hep, acaba bir gün İslam dünyası bir araya gelebilir mi? Ve bu sorunlarımızı, bu problemlerimizi nasıl çözeriz? Bir bekleyiş var. Bir ümit de var açıkçası. Son yaşadığımız bu Ramazan ayında özellikle iki meselemiz var çok önemli. Bu Suriye'de yaşanan mazlumiyet, mağduriyet ve Burma-Arakan'da 1942 yılında yine maalesef Burma-Arakan'da yüz binlerce Arakanlı Müslüman kardeşlerimiz katliama uğramıştı. Ve bugün bakıyoruz yine değişen bir şey yok 2012 yılındayız ve gene Burma-Arakan'da Müslüman kardeşlerimiz ve Suriye'de Müslüman kardeşlerimiz adeta katlediliyor.
İşte burada bizim yapmamız gereken bir tek şey var o da şu hep üzerine basa basa söylüyoruz, Müslümanların birliği beraberliği. Buna da ne diyoruz, İslam Birliği’ne acil ihtiyacımız var.
Sunucu: Allah razı olsun, çok kısa bir şey daha rica edeceğim bu konuda Türkiye'ye bakış açısı nasıl? Yani bir beklenti var mı?
Osman Atalay: Şimdi bu yeni olan bir şey değil. Yani biz kurum olarak Latin Amerika'dan tutun da, Afrika'dan Balkanlara, Asya'ya kadar senede iki defa Ramazan ve Kurban vesilesiyle muhakkak gidiyoruz. Ve burada yıllardır yaklaşık 17 senedir şöyle bir beklenti var. “Osmanlı bir zamanlar bizi görüyordu, bizim dertlerimiz de dertleniyordu, bize çareler, dertlerimize çareler sunuyordu. Ama maalesef bizi unuttu Türkiye.” Hala Türkiye'den bir beklenti var. Çok ilginç yani Türkiye'den hala beklentileri var. Ve onlar zaten bugün Türkiye, bu dünya haritasına baktıklarında Türkiye olarak değil, Osmanlı olarak hala ifade ediyorlar. Bu da çok önemli.
Sunucu: Sorumluluk bizde yani değil mi?
Osman Atalay: Doğru, sorumluluk bizde.
Sunucu: Teşekkür ederim. Allah razı olsun.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
