"Evrendeki ahenk" belgeselinden.
Görmemiz İçin Yaratılan Gölgeler
Işığın çok özel bir tasarım olduğunun önemli bir göstergesi de onun azlığında ortaya çıkan gölgedir. Günlük hayatta gölgeler cisimleri algılamamızda zorluk çıkaran bir olumsuzluk gibi görünür. Oysa gölgeler algılamamızdaki temel unsurdur. Onlar olmasaydı cisimlerin boyutları hakkında fikir sahibi olmayabilir, hatta onları hiç algılayamayabilirdik. Eğer koyulu-açıklı gölgeler olmasaydı, üzerine düştüğü yeri simsiyah bir karanlıkta bırakan koyu gölgeler ve sadece tek düze bir aydınlığa sahip yüzeyler olurdu. Yüce Rabbimiz, kullarına lütfettiği bu nimeti ayetinde şöyle bildirmiştir:
“Hamd gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı, nuru kılan Allah'adır.” (En’am Suresi, 1)
“Yaşadığımız evrenin fiziki doğası hakkında söylenecek çok fazla şey var. Hayatın desteklenmesi için her şeye hakim olan o kesin denge. Evrenin fiziksel özellikleri beni, oyumu bütün bunları planlayan bir varlık ya da yaratıcıdan yana kullanmaya sevk ediyor. Sadece tek bir proteinin, örneğin glikojen fosforilizin fazlasıyla kompleks yapısı bile insanın kafasını karıştırmaya yetiyor. Protein sentezi, DNA replikasyonu ve onarımı ve aynı oranda karmaşık olan daha yüzlerce süreç göz önüne alındığında insan ancak huşu olarak tanımlanabilecek bir hisle baş başa kalır.” (Prof. Jay Roth)