"Hazreti Nuh" belgeselinden
NUH TUFANININ YERİ
Yapılan araştırmalara göre Nuh Tufanı, tarihin en eski ve en gelişmiş uygarlıklarının kurulduğu Mezopotamya Ovası'nda gerçekleşmiştir. Bu bölge, Dicle ve Fırat Nehirlerinin ortasında yer alır ve coğrafi olarak da zemini büyük bir su baskınına son derece elverişlidir. Mezopotamya'nın tufanın gerçekleştiği yer olarak kabul edilmesinin bir nedeni de tarihseldir. Bölgede kurulmuş medeniyetlerin pek çoğunun kayıtlarında son derece şaşırtıcı belgelere rastlanmıştır. Ve bu belgelere göre bölgede aynı dönemde birçok medeniyeti etkileyen çok büyük bir tufan yaşanmıştır. Ancak tüm bunların arasında en önemlisi de arkeolojik çalışmalardır. Arkeolojik bulgulara göre Mezopotamya'da yaşayanlar tarih boyunca pek çok felaketle yüz yüze kalmışlardır. Bunlardan biri, M.Ö. 2000 Civarında Mezopotamya'nın tam Güney kısmında meydana gelmiştir. Felaket, öylesine şiddetli olmuştur ki, Ur kentinin hükümdarı olan İbbi-Sin, bu yılı, gökle yer arasındaki sınırları yok eden bir tufan sonrası şeklinde tanımlamıştır.
M.Ö. 1700'lerde, Babil'li Hammurabi'de yaşadıkları bir felaketi, Eşnunna kentinin bir selle yıkılması olarak ifade etmiştir. Bölgedeki felaketler bunlarla da kalmamıştır. M.Ö. 10. Yüzyılda hükümdar Nakibun-Nükaba zamanında M.Ö. 7. 8. 10. 11. Ve 12. Yüzyıllarda ve 20. Yüzyılda da bölgede su baskınları meydana gelmiştir. Anlaşılan odur ki bölge her zaman için bir sel felaketine açıktır. Şiddetli bir selin bir kavmi yok edebilmesi ise son derece mümkündür.