"Hz. İbrahim ve Hz. Lut" belgeselinden
ALLAH’IN HZ. İBRAHİM’E PEYGAMBERLİK VERMESİ
Allah Hz. İbrahim (as)’ı bir denemeden geçirmiştir. Daha sonra kendisine son derece itaatli davranan Hz. İbrahim (as)’ı peygamberlik makamı ile müjdelemiş, onu genç yaşlarda elçilikle şereflendirmiştir. Bu gerçek Kuran'daki ayetlerde şöyle haber verilir:
“Hani Rabbi İbrahim'i bir takım kelimelerle denemişti. O da istenenleri tam olarak yerine getirmişti. O zaman Allah İbrahim'e: ‘Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım’ dedi. İbrahim: ‘Ya soyumdan olanlar?’ deyince Allah: ‘Zalimler benim ahdime erişemez’ dedi.” (Bakara Suresi, 124)
Kuran-ı Kerim'de Allah'ın Hz. İbrahim (as) ve soyuna kitap ve hikmet verdiği ise şöyle haber verilir:
“Yoksa onlar Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? Doğrusu biz, İbrahim ailesine kitabı ve hikmeti verdik, onlara büyük bir mülk de verdik.” (Nisa Suresi, 54)
Allah, Hz. Musa (as)'a Tevrat'ın vahyinden daha önce, Hz. İbrahim (as)’a sayfalar indirmiştir. Bunu haber veren ayetlerde şöyle buyrulur:
“Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir. Şüphesiz bu, önceki sahifelerde vardır. İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.” (A’la Suresi, 17-19)
Hz. İbrahim (as)’ın dini hakkındaki kesin gerçek ise tüm açıklığıyla Kuran-ı Kerim'de yer alır.
“İbrahim, ne yahudi idi, ne hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir müslümandı, müşriklerden de değildi.” (Al-i İmran Suresi, 67)
Kuran'da Hz. İbrahim (as)’ın hanif olarak vurgulanan özelliği Allah'a bir ve tek olarak iman etmesi ve teslim olmasıdır. Başka bir ayette de Allah Hz. Muhammed (sav)’e Hz. İbrahim (as)’ın dinine uymasını emretmiştir.
“Sonra sana vahyettik. Hanif, muvahhid olan İbrahim'in dinine uy, o müşriklerden değildi.” (Nahl Suresi, 123)
Hz. İbrahim (as) ve onun Hanif dini, Müslümanlarla kitap ehli arasında ortak bir kelimedir. Çünkü üç ilahi dinin mensupları da Hz. İbrahim (as)’ın insanlara gösterdiği şekilde Allah'a inanmak ve O'na kulluk etmekle yükümlüdürler. Ne var ki Yahudilik ve Hristiyanlığın bazı inanç ve uygulamaları zaman içinde dejenere edilmiş ve bu dinler tahrif olmuştur. Bir Kuran ayetinde Müslümanların kitap ehlini bu ortak kelimeye davet ettikleri şöyle bildirilir:
''De ki: Ey kitap ehli, bizimle sizin aranızda müşterek olan bir kelimeye tevhide gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim. Ona hiçbir şey ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız diğer bir kısmımızı Rabler edinmeyelim. Eğer yine yüz çevirirlerse deyin ki: Şahit olun. Biz gerçekten Müslümanlarız.” (Al-i İmran Suresi, 64)