"Hazreti Nuh" belgeselinden
NUH TUFANINDAN SÖZ EDEN DİN VE KÜLTÜRLER
Nuh tufanı ile ilgili çok ilginç bir gerçek de çok farklı kültürlerin bu olaydan söz etmesidir. Tufan, Yunan efsanelerinde, Hindistan'da Satapata, Brahmana ve Mahapharata destanlarında İngiltere'nin Galler yöresinde anlatılan bazı efsanelerde İskandinav Edna, Litvanya efsanelerinde ve hatta Çin kaynaklı öykülerde de birbirine çok benzer şekillerde anlatılır. Acaba birbirlerinden çok uzak olan ve aralarında kültürel bir alışveriş bulunmayan bu eski medeniyetler nasıl olmuştur da tufan hakkında benzer bilgilere ulaşmışlardır. Cevap açıktır. Bu farklı medeniyetlerin hepsine tufanla ilgili ortak bir bilgi ulaşmış olmalıdır. Bu, onların ilahi bir kaynaktan bilgi aldıklarının apaçık bir kanıtıdır. Tufan, farklı uygarlıklara gönderilen birçok peygamber tarafından insanlara ibret olması için anlatılmış böylece bilgiler farklı kültürlere yerleşmiştir.
Ancak zaman içinde metinler değiştirilmiş, orijinal halinden giderek uzaklaştırılmıştır. Dolayısıyla gerçekler de mistik ve mitolojik ögeler arasında kaybolmuştur. Gerçeklerin korunduğu ve bunların arkeolojik bulgularla da örtüştüğü tek kaynak ise Kuran-ı Kerim'dir. Çünkü Kuran Allah katından indirilmiştir ve onun özel koruması altındadır. Dolayısıyla değişikliğe uğraması ve aslından uzaklaşması söz konusu değildir. Allah bir ayetinde bu gerçeği bizlere şöyle bildirir:
“Hiç şüphesiz zikri biz indirdik biz. Onun koruyucuları da gerçekten biziz.” (Hicr Suresi, 9)