Sn. Adnan Oktar’ın Yaşamın ve Evrenin Kökeni Uluslararası Konferansı Konuşmacıları ve Aileleriyle Görüşmesi
OKTAR BABUNA:
Dr. Fazale Rana, California Merkezi Reasons to Believe Organizasyonunun Araştırma ve İlahiyat Bölümü Başkan Yardımcısı. West Virginia Biyokimya Bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun olan Dr. Rana, Ohio Üniversitesinde kimya doktorası yaparak iki kez Donald Clipping ve Clippinger araştırma ödülü aldı. Virginia ve Georgia Üniversitelerinde hücre zarını biyofiziği üzerine doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Biyokimya, Genetik, İnsanın Kökeni, ve Sentetik Biyoloji alanlarında yaratılış delilleri üzerine çok sayıda yazı ve söyleşisi var. Ayrıca birçok okunan kitabında yazarı, televizyon ve radyo röportajlarının yanı sıra dünyanın çeşitli yerlerinde 500'den fazla üniversitede, konferansta ve kilisede konuşma yaptı.
Amy Rana, Sayın Fazal Rana Bey'in, Dr. Rana'nın eşi misafirimiz, kendisi de biyokimyacı.
Dr. Bijan Nemati, Washington Üniversitesi'nde yüksek enerji fiziği üzerine doktora yaptı. NASA'nın Jet Propulsion Laboratuvarı çalışmalarına katıldı. Sayın Nemati'nin gezegenler ve yıldızları gözlemleyen teleskoplar üzerinde çalışmaları var. Uzmanlık alanları arasında yüksek doğruluk metrolojisi, yıldız astrometrisi ve gelişmiş astronomik aygıtların modellenmesi de yer alıyor. Kendisi aynı zamanda Alabama Üniversitesi Uygulamalı Optik Merkezi'nde kıdemli araştırmacı.
Bayan Beth Nemati, Dr. Nemati'nin eşi.
Dr. David Snoke. Dr. David Snoke, Pittsburgh Üniversitesi'nde fizik ve astronomi bölümünde profesör. Yüksek lisans eğitimini Cornell Üniversitesi fizik bölümünde tamamladı. Illinois Üniversitesi fizik bölümünde de doktora yaptı. 1990-1992 yılları arasında ünlü Max Planck Enstitüsü'nde doktora, sonrası araştırma görevlisi olarak bulundu. Kendisinin 5 basılı kitabı ve çok sayıda yayınlanmış makalesi var.
Bayan Sandra Snoke. Dr. David Snoke'un eşi, hanımefendi.
Dr. Fabrizio Fratus. İtalyan sosyolog ve aktivist. Doktoru tezini bilimsel yaratılışçılık ve yaşayan bir insanın kökeni üzerinde yeni bilimsel keşifler konularında yaptı. Dr. Fratus, İtalya'da bulunan Evrim Karşı Komitenin kurucusu, evrim yalanı bilim ve inanç gibi yayınlanmış beş tane kitabı var. Toplumdaki ahlaki çöküş, aile kurumunun giderek yozlaşması ve insanların giderek yalnızlaşması ile ilgili halkı bilinçlendirme çalışmaları yapıyor.
Dr. Hans Köchler, Prof. Köchler, Avusturya Innsbruck Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı, uluslararası hukuk ülküsünün dünya çapında yaşama geçirilmesinin öncülerinden biri, Olay Bilim, Varoluşçuluk, Antropoloji, İnsan Hakları, Hukuk Felsefesi, Uluslararası Hukuk Kuramı, Uluslararası Ceza Hukuku alanlarında uzman. Kendisi 29 kitabın yazarı, 250'yi aşkın da yayınlanmış makalesi var. Aynı zamanda geri bırakılmış ülkelerin halklarının önde gelen savunucularından.
Dr. Ken Keatlhey. Dr. Ken Keatlhey, Güneydoğu Baptist İlahiyat Fakültesi'nde kıdemli ilahiyat profesörü ve ayrıca Jesse Hendly İlahiyat Kürsüsü Başkanı. Sayın Keatley'in kültürel etkileşimi ve Hristiyanlığın hayatın tüm alanlarındaki yansımalarına katkıda bulunmayı amaçlayan Russ, Buch İnanç Kültür Merkezi Yöneticisi. Yaratılış ve Evrim Üzerine 40 Soru adlı kitabın eş yazarı. Ken Keathley ayrıca Eski Dünya mı? Evrimsel Yaratılış mı? Reasons to Believe ve Biologos ile Kökenler Üzeri'ne Söyleşi kitabının da eş editörü.
Sayın Anna Manja Larcher. Amerika Birleşik Devletleri'nin Utah eyaletindeki Brigham Young Üniversitesi'nde Teorik Psikoloji alanında yüksek lisans yaptı. Wheatley Sosyal ve Kültürel Araştırma Kurumu Başkanı Profesör Richard Williams ile yakın çalışmalar yürüttü. Konferansımızdaki konuşmasını da Profesör Williams adına yaptı. Bayan Larcher ayrıca Amerika Birleşik Devletleri Florida Eyalet Üniversitesi dans ve koreografi bölümünde de lisans üstü eğitim gördü. Güzel sanatlar yüksek lisans derecesi bulunan Bayan Larcher uzun yıllar profesyonel balerinlik de yaptı. Bayan Larcher aynı zamanda Jesus Christ of Latter-Day Saints isimli Mormon kilisesinde üyesi.
Claudio Alessio. İtalyan kardeşimiz yıllarca sizin kitaplarınızı okuduktan sonra Müslüman oldu.
Silviye Hanım, Claudio'nun eşi. O da yakın zamanda Müslüman oldular.
Marco Morelli, İtalyan avukat. Kendisi de sizin eserlerinizi takip ederken, Hristiyan iken Müslüman oldu.
Gencay Özzorlu kardeşimizi tanıyoruz. Gencay, İsviçre'de yaşayan kardeşimiz. Kendisi İtalya ve İsviçre'de hayırlı faaliyetlerde bulunuyor.
Suat Pelit, İsviçre'de yaşayan kardeşimiz. O da Gencay kardeşimiz gibi İtalya ve İsviçre'de hayırlı faaliyetlerde bulunuyor.
ADNAN OKTAR: Şeref verdiniz, onur verdiniz. İsa Mesih (as)’ın talebeleri, Hz. Muhammed (sav)’in talebeleri, Peygamberlere aşık olanlar bir aradalar. Ne kadar güzel.
OKTAR BABUNA: Bir misafirimiz daha var.
Luka Steinmann. Gazeteci kardeşimiz. İsviçreli İtalyan gazeteci ve Universita degli Studi di Milano Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Bölümünde okutman olarak çalışıyor. İsviçre Il Corriere del Ticino Gazetesinde muhabirlik yapan Steinman, savaş muhabiri olarak da çalıştı. Yazıları: Die Welt, I'Espresso, Huffington Post, Il Giornale ve benzeri birçok gazete ve dergide Almanca, İtalyanca ve İngilizce olarak yayınlandı. Son zamanlarda Suriye'de Şam, Humus, Palmira ve Yarmuk buldu bir belgesel hazırladı. Bu belgesel İtalya'da Uluslararası Verona Film Festivali'nde gösterildi. Ayrıca İsviçre'de bu yıl düzenlenecek Locarno Film Festivali'nde de gösterime girecek.
ADNAN OKTAR: Her şey birbirinden güzel. Oktar sen güzel bir açılış konuşması yap. Bir şey söyle bakayım.
OKTAR BABUNA: Dün sizin organize ettiğiniz, sizin adınıza organize edilen Uluslararası Evrimin Kökeni isimli konferansa katıldılar. Evrim teorisi yerden yere vuruldu bilimsel açıklamalarla. Hepsi de zaten bu konuda önde gelen akademisyenler. Çok güzel bir konferans oldu. Sizin şereflendirmenizle daha da güzel oldu. Muhteşem bir konferanstı. Allah razı olsun.
ADNAN OKTAR: Şimdi buradaki insanlar Avrupa'da, Amerika'da ihtisas yapmış profesörler ve bilim adamları. Yani biyolojiyi çok iyi biliyor, paleontolojiyi çok iyi biliyor, antropolojiyi çok iyi biliyor. Ve diyorlar ki “evrim hurafedir, uydurmadır. Bilimsel olarak da ispatlarız, anlatırız” diyorlar. Anlatıyorlar, ispatlıyorlar. Doğru mu?
OKTAR BABUNA: Doğru.
ADNAN OKTAR: Anlatıp ispatladılar da, gösterdiler zaten.
OKTAR BABUNA: Bu konuda kitapları olan kimseler zaten.
ADNAN OKTAR: Evet. Allah'ın varlığını anlatmadaki yeteneğiniz ve gücünüzü Allah veriyor. Bu muhteşem bir şey. Antikrist şu an dehşete düşmüştür.
OKTAR BABUNA: Adnan Bey, özür diyerek bir yeni gelmişti. Bir kardeşimiz daha var. Bir gazeteci arkadaşımız, kardeşimiz.
Sayın Alex Newman. Gazeteci, yazar, öğretim görevlisi, Radyo programları var. Eğitimcilerin Suçları isimli kitabın yazarlarından birisi.
ADNAN OKTAR: Bak dikkat ederseniz ikinizin de ismini söyleme Oktar. Bu çok yakışıklı olduğunuzdan kaynaklanıyor. MaşaAllah. Normalde söyler.
OKTAR BABUNA: Bir de Claudio’nun çocuğu var tabii. Kiera isimli kız çocuğu var. O da bu aramızda. Onu da bir görelim.
İnşaAllah ahirette de, cennette de böyle birlikte olacağız. Sizler müminsiniz, iman etmiş, Allah'ın temiz kullarısınız. İsa Mesih (as)’ın talebelerisiniz. Biz de İsa Mesih (as)’ın talebesiyiz. Bir kısmı görmeden, bir kısmı görerek hizmet ediyor ama hepimiz onun talebesiyiz. Hepinize Türkiye'ye geldiğiniz için, bu güzel görevi yerine getirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Cennette sizi ödüllendirsin. Sevgisiyle size karşılık versin. Şimdi beyefendiden güzel bir açıklama dinleyelim.
DR. FABRİZİO FRATUS: Burada olduğum için çok mutluyum. Çünkü ailemle birlikte olduğum için mutluyum. Ancak teori olarak dinlerle birlikte olmalıyız. Ama her zaman birlikte olduğumuz için mutluyuz. Antikristana karşı birlikte olmalıyız.
ADNAN OKTAR: Don Corleone gibi konuşuyor, maşaAllah İtalyanca. Hepimiz çok seviyoruz. Siz bizim canımızsınız, kalbimizsiniz. Hepinizi çok seviyoruz. Tertemiz müminlersiniz. Çok değerlisiniz. Allah'a çok güzel hizmet ediyorsunuz. İsa Mesih (as) geldiğinde sizi kucaklayacak ve sizi çok övecek ve yüceltecek. Ona çok güzel talebelik yapıyorsunuz.
DR. BİJAN NEMATİ: Bu konferansın bir parçası olma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Mükemmel bir konferanstı. Konferansın organizasyonları ile birlikte çok güzel vakit geçirdik, için çok şanslıyız. Organizatörler çok nazik, nezaketli insanlar ve hayatlarını doğruluk yoluna vakfetmişler. İstanbul'u çok sevdik. Dolayısıyla bizim için çok tmuhteşem bir zaman oldu.
ADNAN OKTAR: Şimdi bu zarif ve güzel hanımı dinleyelim.
ANNA MANJA LARCHER: Bu konferansta çok sevdiğim şey, çok fazla sevgiydi. Hemen evde hissediyorum. İlham aldım, estetik, güzellik gördüm. Bunların hepsi önemli. Teşekkür ederim.
ADNAN OKTAR: Teşekkür ederim. Zaten Allah'ın istediği sadece sevgi.
SANDRA SNOKE: 20 yıl önce çocuklarımla erken kilise tarihini okudum. Bunu yaparken onlara Adiyasofya'yı okuduk. Benim çok dikkatimi çekti. İstanbul'a gelmek benim hayalimdi ve o binaların içinde yürüyebileceğini ve mutluluğunu keyfedebileceğini düşündüm. Ayasofya’nın kapılarından geçmek güzelliğini görmek istedim. Sizin davetinizle Allah bu imkanı verdi. Bu harikaydı, rüya olacağını hayal ediyordum. Fakat benim deneyimlerim daha iyi ve daha zengin oldu. Ama aslında yaşadıklarım daha güzel ve zevgin çünkü siz çok konuksever ve naziksiniz. Organizasyondaki kişilerin cömertliği ve bizimle ilgilenmeniz, gösterdikleri isevgi çin çok mutluyum, müteşekkirim.
ADNAN OKTAR: Evet, Ayasofya'da İsa Mesih (as) ile orada da buluşacağız inşaAllah.
AMY RANA: İstanbul'a tekrar gelmeyi ve konferansa katılmayı ayrıcalık ve onur olarak görüyorum. Daha çok bilgi, daha çok farklı insan geldi ve konuştu. Sanırım izleyiciler çok faydalandı. Özellikle siz geldiğinizde çok güzel oldu. İnsanların sizi ne kadar çok sevdiğini gördüm. Ve ne kadar insanın hayatında etki meydana getirdiğinizi gördüm. Sizin şahsınızla ilgili değil sadece çünkü çok alçakgönüllü bir insan olduğunuzu görüyorum. Sadece Allah için yaptığın herşey, insanların hayatlarında yaptığın herşey beni çok etkiledi. İnsanları eğitmeniz, onları allah’a yöneltmeniz beni çok etkiledi.
DR. DAVİD SNOKE: Davetiniz için çok teşekkür ederim. Organizatörlerle çok güzel vakit geçirdik. Bu durum aklıma şunu getirdi; bu toplantı, bir laboratuvarda oturup diğer bilim adamlarıyla ilkeler hakkında konuşmaya benziyor. Bu iyi bir tartışma olur. Çünkü temel ilkeler hakkında mutabıkız. Fizik kuralları hakkında mutabıkız, bir taban arıyoruz. Aynı şekilde farklı dinlerin bir araya gelmesi de buna benziyor, bazı şeylerde mutabık olmayabiliriz. Ama ilginç bir münazara olur. Çünkü Allah’ın dünyayı yaratmış olduğu ve dünyayı sürekli olarak yönettiği ve kontrol ettiği gerçeği de dahil olmak üzere birçok temel ilke konusunda mutabıkız. Dolayısıyla çok güzel görüşmelerimiz oldu. Konferans da mükemmel geçti.
LUKA STEİNMANN: Hepinize konferansınız için çok teşekkür ederim. Sizin konuşmanızı dinleyen bir gazeteci olarak burada bulunuyorum. Mümkünse size soru sormak isterim.
Son birkaç yıl içinde türkiye’ye defalarca geldim ve her seferinde Türkiye'de toplumun ve durumun yavaş yavaş değiştiğini gördüm. Bu konferansta hepinizin ortak noktası, yaratılışın gerçek olduğu, evrimin yalan olduğu ve Allah’ın herşeyi kontrolü altında tuttuğu idi. Benim sorum şu: sizin organize ettiğiniz bu tarz etkinliklerin Türk toplumu üzerinde ne derece etkisi olur ve İslami Türk toplumu için merkezi bir konuma getirebilir?
ADNAN OKTAR: Daha önce insanların Darwinizme inanmasının nedeni cehalet ve bilgisizlik olduğunu, köylü veya az okumuş kesimlerin Allah'a mecbur oldukları için inandıkları, bilimden haberleri olmadığı için inandıkları inancı çok yaygındı. Ama siz şimdi geliyorsunuz, üniversite profesörleri, bu konuda ihtisas yapmış kişiler olarak, “evet” diyorsunuz, “Darwinizm bir hurafedir, bilimsel delilleri de sunuyoruz, Allah vardır” diyorsunuz. Bu Türk milletinin ruhunda yıldırım etkisi yapar, şimşekler çaktırır ve kesin kanaat getirtiyor.
ALEX NEWMAN: Bizi davet ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Çok güzel zaman geçirdim. Seneler önce komünizm hakkında videolarınızı görmüştüm ve bunlar muhteşem videolardı. Amerika’da benim ülkemde komünizm ne kadar dehşet verici olduğu hakkında ciddi bir bilgi eksikliği var. Bu kısmen eğitim sisteminden, kısmen de medyadan kaynaklanıyor. Ayrıca çalışmalarınız ve komünizm ve evrim gibi şeytani sistemlerin kötülüğünü ortaya koyduğunuz için teşekkür ediyorum. Evrimin yalan olduğunu herkese göstermede bizim ülkemizde başardığımızdan çok daha fazlasını ülkenizde başarmış olduğunuzu görüyorum. Amerika’dan ve Avrupa’dan ve Türkiye’den bu muhteşem bilim adamlarını dinlemek, bilimsel delillerle Allah’ın varlığını ortaya koymalarını görmek çok güzeldi. Dolayısıyla muhteşem bir konferans olduğunu düşünüyorum. Bir an önce konferansın duyulmasını ve bu önemli gerçekler hakkında çok daha fazla insanın bilgilenmesini heyecanla bekliyorum.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, çok güzel.
DR. FAZALE RANA: Hayatın kökeni ve evrenin yatalışı konferanslarının ilk ikisinde yeralma ayrıcalığına sahip olmuştum. Bu iki seferi bir ayrıcalık olarak görüyorum ve üçüncü jere İstanbul’a gelip konferansta konuşabilme imkanı bulabildiğim için daha da fazla müteşekkirim. Ayrıca sadece değerli ve kıymetli bilim adamları olmakla kalmayıp aynı zamanda çok kıymetli Allah dostlarıyla aynı platformu paylaşmak benim için onur. Bu fırsat için minnettarım. Ayrıca son iki senede siz ve arkadaşlarınızla kurduğumuz arkadaşlığa çok kıymet veriyorum. Bence bilim bugün dünyamızdaki en büyük güçlerden biri ve iyilik gücü. Ama bugün bilimi insanlara Allah’ın varlığını göstermek, evrimin geçersizliğini anlatmak ve yaratıcının varlığına inana kişilerle arkadaşlık kurmak için kullanmaktan daha iyi bir amaç için kullanabileceğimizi sanmıyorum. Dolayısıyla burada olmak bir onur.
ADNAN OKTAR: Çok güzel.
DR. KEN KEATLHEY: Bir Hristiyan ilahiyatçı olarak ben konferansınıza, Yaratılış kitabı 1. Ve 2. Bölümlerdeki yaratılış doktrini hakkında konuşmam için çağırılmış olmamız ve siz organizasyonunuz hakkında çok şey anlatıyor. Bu fırsat içi ve ayrıcalık için çok teşekkür ediyorum ve onur duydum. Müslümanların ve Hristiyanların yaratılış doktrini ve Darwinizm’in içinde yeralan ateizm ve materyalizmin reddedilmesi gibi önemli konularda ittifak etmesinin önemli olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla bu konferansta yeralmaktan dolayı çok mutluyum.
ADNAN OKTAR: Hepiniz müminsiniz, hepiniz Müslümansınız. Hepiniz Allah’ın birliğine inanıyorsunuz. Ayrımımız yok.
DR. HANS KÖCHLER: Müslüman ve Hristiyan dünyaları arasında gerilimin yükseldiği ve insanlığın zorluklarla ve hatta barışa yönelik tehditlerle karşı karşıya olduğu çağda yaşıyoruz. Ve dolayısıyla Müslüman ve Hristiyan bilginleri bir araya getirmek ve ortak endişe noktalarını tartışmak üzere bir etkinlik düzenlemek için inisiyatif almış olmanız çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu girşimin, global gelişmelerde ve özellikle de Müslüman/Hrstyan, Müslüman/Batı ilişkilerinde şu anda hayati rol oynayan bir ulus olan Türkiye’den geliyor olması özellikle hayati. Dolayısıyla ben de Hristiyan/Müslüman ittifakına ve her iki inançtaki monoteizm konseptinin tartışmasına ve analizine yaptığınız katkılardan ötürü teşekkür etmek istiyorum. Bu, global barış ve istikrara da katkıdır.
CLAUDİO ALESSİO’NUN EŞİ: Sizin kitaplarınızı okuduğunu ve hemen hakikate döndüğünü ve şu anda çok mutlu olduğunu söylüyor.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
BETH NEMATİ: Olağanüstü konukseverliğiniz için çok teşekkür ediyorum. Yeni arkadaşlar edindiğimizi ve bu arkadaşların bizi her yönden kutsadığını, bizimle çok güzel şekilde ilgilendiklerini gördük. Türkiye’nin, dünyayı ele geçirmiş olan sosyalist, Darwinist düşünceye karşı çıkmasına yardımcı olmanızdan dolayı da çok müteşekkiriz. Aynı zamanda güçlü olduğunuz ve kazanıyor olduğunuz için de çok sevinçliyiz. Başarınız için dua ediyoruz ve burada olup yardımcı olabiliyor olmaktan dolayı çok mutluyuz. Teşekkürler.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah. Çok güzel. Buyrun.
SUAT PELİT: Evet, ben de çok teşekkür ediyorum sizin davet ediniz için. Çok heyecanlıyım. Türkçemde pek zorlanıyorum yani.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
SUAT PELİT: Ben de sizin kitabınızı, sizin kitaplarınızı okuyarak sanki bir uyanmış haline geldim. Ve oradan gerçeğin arkasından koşuyorum. Ve herkese söylemek istiyorum yani bildiğim kadar.
MARCO MORELLİ: Evet. Teşekkür ederim.
ADNAN OKTAR: İtalyanca çok şahane bir lisan. İtalyanca bir film seyrediyormuşuz gibi oluyor. MaşaAllah.
MARCO MORELLİ: Kendisi de çok teşekkür ediyor daveti için. “Dünkü konferans Darwinizmin yalan olduğunu bütün bilim adamları yurt dışına gelen bütün bilim adamlarına ispatlandı. İnşaAllah bütün dünyaya duyurulur bu. Böyle Darwinizm artık kökünden hallolur” diyor.
ADNAN OKTAR: O bizim işimiz, inşaAllah. Buyurun.
CLAUDİO ALESSİO: Kendisi de çok teşekkür ediyor davetiniz için. Kardeşimiz “Adnan Oktarın davetine kabul ettim ve geldim çok memnunum. Artık kendimi aileden hissediyorum” diyor.
ADNAN OKTAR: Tabii, tabii, Tek bir aileyiz.
Yakışıklı artık sende sıra şimdi sen.
GENCAY ÖZZORLU: Ben Gencay Özzorlu İsviçre'den. Ben de sizin kitaplarınızı çoktan beri takip ediyorum ve de elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah.
GENCAY ÖZZORLU: Diğer Hristiyan kardeşlerle beraber ittifak kuruyoruz. Artık yavaş yavaş inşaAllah ilerliyoruz.
ADNAN OKTAR: Bir dahaki sene yine çağıracağız. Sürekli misafirimizsiniz. Hatta bu sene bile yine çağırabiliriz. Allah dostluğumuzu devam ettirsin, sevgimizi devam ettirsin. Allah sizi kutsasın. Kutsal ruhla sizi takviye etsin. Kalbinize ferahlık ve inşirah versin. İmanınızı güçlendirsin. Cennette de Allah birlikte olmamızı nasip etsin.
Çok teşekkür ediyorum geldiğiniz için. Onur duydum, şeref duydum. Sevincimi anlatamam. Böyle çok güzel bir ailemiz var.