"Hazreti Musa ve Ahit Sandığı" belgeselinden
TABUT-U SEKİNE'NİN YERİ
Peygamberimiz (sav) tarafından bildirilen hadislere göre, sandık Antakya yakınlarında ve ahir zaman Mehdisi tarafından bulunup Aynı Talut'un hükümranlığının belgesi gibi onun hükümranlığının bir sembolü olacaktır. Bu konudaki hadisler şöyledir:
“Ona Mehdi denilmesinin nedeni, gizli olan bir şeyin yolunu göstermesidir. Antakya denilen bir yerden tabutu (kutsal emanetler sandığını) ortaya çıkaracaktır.” (Suyuti, el-Havi li’l Feteva, II, 82)
“Mehdi, Rumlarla savaşmak için bir ordu gönderir. Onun fıkıh bilgisi on aleminkine bedeldir. O, Tabut-u Sekine'yi de Antakya Mağarası'ndan çıkarır.” (Naim bin Hammad, Kitab-ül Fiten)
Romalıların baskılarından kaçan Yahudi mezheplerinden Essenilerin bir kısmı Ürdün yakınlarında ve Lut Gölü kıyısında Kumran'a sığınmışlardı. Bir kısmı da Antakya civarına yerleşmişlerdi. Antakya ve çevresine yerleşen Esseniler, yanlarında Tabut-u Sekine'yi de getirmişlerdi. Yüzyıllardır birçok yağma ve baskınlardan korudukları sandık için güvenilir bir yer aramışlar ve Antakya'ya yerleşmeyi uygun bulmuşlardı. Esseniler, birçok yönleriyle diğer topluluklardan ayrılıyorlardı. Kumran tarafına yerleşenler, kendilerini Tevrat'ın çoğaltılmasına ve korunmasına adamışlardı. Antakya'ya yerleşenler ise, bütün hayatlarını sandığın korunması ve muhafazasına adamışlardı. Öyle ki bu uğurda canlarını feda edecek durumdadırlar. Kendilerini toplumdan tamamen tecrit etmişlerdi ve kimseyle görüşmüyorlardı. Kendilerine ait çiftlikleri, yiyeceklerini yetiştirdikleri toprakları da vardı.
Sandığın korunması ise en önemli görevleriydi. Belki de onların bu titizlikleri sayesinde sandık çok emin bir yerde ve bozulmaya uğramamış bir durumda bulunmaktadır. Elbette en doğrusunu Allah bilir.
Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde Ahit Sandığı’nın yeriyle ilgili olarak Antakya'ya dikkat çekmesi son derece anlamlıdır. Bu ilimizde birçok doğal mağara vardır ve buralar sandığın uzun yıllar saklı kalması için çok elverişli yerlerdir. Bu mağaralar arasında Yedi Uyurlar Mağarası olarak bilinen Ve Ashab-ı Kehf'in yaşadığı tahmin edilen mağara da mevcuttur. Ahit sandığının bugüne kadar bu bölgede bulunamamış olması, bölgenin coğrafi özelliklerinin zorluğundan ve teknik imkansızlıklardan kaynaklanmış olabilir.
Ancak yüzyıllardır bulunamayan sandığın, son birkaç on yıl içinde gelişen teknolojik imkanlar çerçevesinde bulunması mümkündür. Dahası, sandığın zamanımızda bulunacak olmasını, birbiri ardına gerçekleşen diğer ahir zaman alametleri de desteklemektedir. Ayrıca böyle tarihi bir hazinenin, içinde bulunduğumuz zamanda, üstelik de Türkiye'de bulunması oldukça anlamlıdır.
Manevi değeri yüksek olan bu sandığın bulunması için yapılan araştırmalar bir an önce hızlandırılmalı, bölgenin her köşesi titizlikle gözden geçirilmelidir. Bu kutsal emanetlerin bulunmasının sembolik anlamı Mehdi (as)’ın işareti olduğundan sandığın bulunması Müslümanların şevk ve heyecanını artıracaktır.
Diğer yandan sandığın ortaya çıkarılacağı bölgenin Türkiye sınırları içinde olması Hz. Mehdi (as)’ın ortaya çıkacağı ülkeye de işaret ediyor olabilir ki konu bu yönüyle de farklı bir anlam kazanmaktadır. Elbette en doğrusunu Allah bilir.