"İmtihanın sırrı" belgeselinden
DÜNYA HAYATINA KARŞILIK AHİRETİ SATIN ALMAK
Dünyada insanları etkileyebilecek, akıllarını çerebilecek pek çok güzellik ve süs vardır. Ahiretin varlığını göz ardı eden insanlar, doğdukları andan itibaren kendilerine süslü görünen bu değerleri elde etme hırsına kapılırlar. Allah bu süsleri Kuran'da şöyle haber vermiştir:
“Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara süslü ve çekici kılındı. Bunlar dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır." (Âl-i İmran Suresi, 14)
İnsanların dünyaya yönelik tutkuları çok çeşitlidir. Ama bu tutkuları elde etmek onlara tek başına bir kazanç sağlamaz. Çünkü dünya hayatı çok kısa ve geçicidir. Kehf Suresi’nde insanların hırsla bağlandıkları dünya hayatının gerçek durumu şöyle bir benzetmeyle anlatılmıştır:
“Onlara dünya hayatının örneğini ver. Gökten indirdiğimiz suya benzer. Onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karıştı, böylece rüzgârların savurduğu çalı çırpı oluverdi. Allah her şeyin üzerinde güç yetirendir. Mal ve çocuklar dünya hayatının çekici süsüdür. Sürekli olan salih davranışlar ise Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlıdır. Umut etmek bakımından da daha hayırlıdır.” (Kehf Suresi, 45 ve 46)
Dünyaya ait her türlü süs, zenginlik, güzellik, evler, mücevherler, makam, ün ya da kariyer sadece kısa bir yarardan, geçici bir oyalanmadan başka bir şey değildir. Bunların tümü mutlak surette yok olacaktır. Ama insanların büyük bir bölümü bunların geçici olduğunun farkına varmaz, tam tersine bunlara dalıp oyalanır. Kimi sürekli daha çok mal toplamaya, kimi insanlar tarafından daha çok itibar görmeye, kimi de iş yerinde en başarılı kişi olarak tanınmaya çalışır. Pek çok insan tüm bunlara öyle büyük bir hırsla bağlanır ki, bu oyalanma onlara ölüm sonrasında karşılaşacakları sonsuz ahiret hayatını tamamen unutturur. Ölümü bir yok oluş olarak algılar, bu yüzden de ölümden sonrası için bir hazırlık yapmayı düşünmezler.
Müslümanlar ise ölümle birlikte dünyadan ayrılmayı şevk ve heyecanla karşılarlar. Dünyada yaptıkları güzelliklerin karşılığını Allah'tan sonsuz ahiret hayatına almayı umarlar. Ahirette cennet gibi sonsuz güzellikler ve inceliklerle dolu bir mekâna kavuşma umudunun şevki ve coşkusu içinde yaşarlar. Allah onları büyük bir ecirle müjdelemiştir. Bu müjde Kuran'da şöyle bildirilir:
''Hiç şüphesiz Allah, müminlerden karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere canlarını ve mallarını satın almıştır. Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinip müjdeleşiniz. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.'' (Tevbe Suresi, 111)