"Terör sevgiyle yok edilir" belgeselinden.
TERÖRÜN ÇEŞİTLİ YÖNTEMLERİ
Terörizm istediği hedefe ulaşmak için tek bir yolu benimser, şiddet eylemleri. Bir teröriste göre siyasi anlaşmazlıklar, etnik ve kültürel farklılıklar nedeniyle yaşanan sorunlar yalnızca şiddet yoluyla çözülür. Her grup kendi hakkını ancak zorbalık ve baskıyla elde ettiğini düşünür. Bu yolla kendilerince hak ve adaleti sağladıklarını iddia ederler. Dünya üzerinde yaklaşık 500 terörist grubun faaliyet gösterdiği tahmin edilir. Bu terörist gruplar arasında uyuşturucu, silah ve fuhuş trafiğini kontrol eden uluslararası suç şebekeleri, yeraltı örgütleri, sapkın tarikatlar ve sözde din adına eylemlerde bulunan çeşitli radikal gruplar bulunmaktadır.
Günümüzde teröristler basit bir laboratuvarda, deneyimli bir kimyagerin yardımıyla binlerce insanı tehdit edebilecek bir biyolojik silah yapabilmektedir. Bunun ilk örneklerinden biri 1995 yılında Tokyo metrosuna sarin adı verilen kimyasal gazla düzenlenen saldırıydı. Sapkın bir tarikatın düzenlediği bu terörist saldırıda 12 kişi öldü, 5500 kişi de yaralandı.
Daha sonra yapılan araştırmalar bu tarikatın kendi laboratuvarlarında biyolojik silahlar üzerinde çalıştığını ortaya koydu. Bu saldırı, terörizmin halkı ne kadar yakından tehdit eden bir tehlike olduğunu bir kez daha gösterdi.
Psikoterapist Philip Chard, ''Teröristler bizi insan olarak değil, birer hedef olarak görüyor'' başlıklı makalesinde teröristlerin asıl amacını şu şekilde tarif eder:
''Teröristlerin ana hedefleri kişiler değil, sonuçlardır. Onlar için önemli olan katliam değil, katliamın etkisidir. Teröristler insanları öldürürler. Çünkü bunu yapmanın amaçlarına ulaşmanın en hızlı ve direkt yolu olduğuna inanırlar.”
Teröristler karşılarındaki kişilerin ölümlerinden en ufak bir vicdani rahatsızlık duymazlar. Aksine ne kadar çok masum insan ölürse o kadar başarılı olduklarını düşünürler. Masum insanlara hiç acımaksızın kurşun sıkabilir, savunmasız halkın üzerine bomba atabilirler. İnsanlıktan çıkıp adeta robotlaşırlar, ruhsuzlaşırlar.
Bu barbarlıkları yaptıktan hemen sonra hiçbir şey olmamış gibi normal yaşamlarına dönebilirler. Çocukları sevebilirler, eşleriyle vakit geçirebilirler. Çünkü onlar için insan öldürmek, amaçlarına ulaşmak yolunda bir ödevdir. Yerine getirilir ve geride bırakılır. Vicdan azabına gerek yoktur. Allah, bu ruh haline sahip insanları Kuran'da lanetlemiş ve uğrayacakları sonu şöyle bildirmiştir:
“Yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar, işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir." (Ra’d Suresi, 25)