(Maide Suresi, 32)
Tek bir insanı bile, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada
Tek bir adım atmak için çok büyük bir kuvvet ve enerji harcamak zorunda kalırdık.
Beyinde iki gözden gelen görüntüleri tek bir görüntü halinde birleştirir.
Üstelik bunu tek bir penguen değil, bütün penguenler böyle yapmaktadırlar.
Çünkü din, evrenin ve canlının nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynaktır
Gereği gibi bilgilendirilmeyen ya da yanlış veya tek taraflı bilgilendirilen kitleler aşırı akımların
Geriye tek bir soru kalmıştır. Ne zaman?
En güçlü depremde bile dayanır dedikleri binalar tek bir sarsıntıda kibrit kutusu gibi yıkılıp gitmiştir
Önceden tek bir şehri bile uyum içine yönetemeyen Araplar İslam'la onurlandırıldıktan sonra bir dünya
Tek bir 10 yıl içinde Arap güçleri Bizans ve Pers ordularını yenerek Irak, Suriye, Filistin, İran ve
Penguenler bu çok özel tasarımları sayesindedir ki 600 metre derine dalabilen tek kuş sınıfıdırlar.
Penguenler bu çok özel tasarımları sayesindedir ki 600 metre derine dalabilen tek kuş sınıfıdırlar.
strong>TERÖRÜN ÇEŞİTLİ YÖNTEMLERİ
Terörizm istediği hedefe ulaşmak için tek
Tek bir yaprağın içinde görev alan yapıları günlük hayatta kullandığımız aletlere benzetebiliriz.
Tek başına hiçbir etkisi olmayan element ve organizmaların bir araya gelmesiyle hem bizler hem de ekolojikdenge
Dodecahedron'la icosahedron, tek hücreli deniz yaratıkları olan ışınlıların silisten yapılma iskeletlerinde
(Mümin Suresi, 64)
Allah dileseydi dünyada tek bir besin türü yaratırdı ama insanlara
Bitki hücresinin böyle bir çalışma içine girmesinin tek sebebi, güneş enerjisini canlı hücrelerinin kullanabileceği
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
>İşte inkarcı, artık