"Ateizmin Çöküşü" Belgeselinden
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
Kozmoloji, Yaratılışın Keşfedilmesi
20. yüzyıl biliminin ateizme vurduğu ilk büyük darbe, kozmoloji alanında oldu. Sonsuzdan beri var olan evren iddiası yıkıldı ve evrenin bir başlangıcı olduğu, bir başka ifadeyle yoktan yaratıldığı bilimsel delillerle ortaya çıktı.
Sonsuzdan beri var olan evren fikri, ilk kez eski Yunan'daki ateist düşünürler tarafından ortaya atılmıştı. Bu düşünceyi yeniçağda ilk kez savunan kişi, 18. yüzyılın Alman düşünürü İmmanuel Kant oldu. Kant, evrenin sonsuzdan beri var olduğunu ve bu sonsuzluk içinde her olasılığın gerçekleşebileceğini öne sürdü. Ancak bu iddiası sadece varsayımlara dayanıyor, hiçbir bilimsel veri içermiyordu. 19. Yüzyılda ise evrenin bir başlangıcı yani yaratılış anı olmadığı şeklindeki bilim dışı iddia geniş bir kabul görür hale gelmişti. Oysa bilim çok geçmeden evrenin bir başlangıcı olduğunu kanıtlayacaktı.
Bu kanıt Big Bang yani büyük patlama teorisinden geldi. Big Bang teorisine bir dizi keşif sonunda varıldı. Amerikalı astronom Edwin Hubble, 1929 yılında evrendeki galaksilerin birbirlerinden sürekli olarak uzaklaştıklarını ve dolayısıyla evrenin genişlemekte olduğunu fark etti.
Genişleyen bir evrenin içinde zamanla geri gidildiği takdirde tüm evrenin tek bir noktadan başladığı sonucu ortaya çıkıyordu. Astronomlar, bu tek noktanın sonsuz bir çekim gücü ve sıfır hacme sahip metafizik bir durum olduğu gerçeğiyle karşılaştılar. Madde ve zaman, bu hacimsiz noktanın dışarıya doğru patlamasıyla ortaya çıkmıştı. Bir başka deyişle, evren yoktan yaratılmıştı.
Big Bang teorisi, materyalistleri rahatsız etmesine rağmen somut bilimsel bulgularla desteklenmeye devam etti. Arno Penzias ve Robert Wilson adlı iki bilim adamı, 1960'lı yıllarda yaptıkları gözlemlerle bu patlamanın radyoaktif kalıntılarını tespit ettiler. Aynı gerçek, 1990'larda COBE yani Kozmik Font Arayıcısı adlı uydu tarafından belirlenen radyoaktivite göstergeleri tarafından da doğrulandı. 2000'lerin başında uzaya gönderilen boomerang balonundan geçirilen veriler de COBE'nin ulaştığı bilgileri teyit etti.
Big Bang'in ispatı, materyalist fikri yerle bir etti ve bu sebeple de en çok ateist-materyalist bilim insanlarından tepki gördü. Uzun yıllar boyunca ateist olan, ancak sonradan Allah'ın varlığına iman ettiğini söyleyen Anthony Flew, ateist olduğu dönemde Big Bang'le ilgili ilginç bir itirafta bulunur:
“İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım. Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir.”
Bugün bu bilimsel gerçekler karşısında ateistler fikren yenilmiş durumdadır. Big Bang'e yönelik ateist tepkinin bir örneği, materyalist bilim dergilerinin en ünlülerinden birinin editörü John Maddox'un bir makalesinde ifade edilmiştir. Maddox, Down with the Big Bang yani Kahrolsun Big Bang başlığıyla yazdığı makalede Big Bang'in felsefi olarak kabul edilemez olduğunu, çünkü Big Bang ile birlikte teologların yaratılış fikrine güçlü bir destek bulduklarını yazmıştır. Dahası Big Bang'in gelecekteki 10 yılı çıkaramayacağı kehanetinde bulunmuştur. Oysa Maddox'un bu hayaline karşın, Big Bang o günden bu yana çok daha güçlenmiş, evrenin yaratılışını ispatlayan daha pek çok bilimsel bulgu elde edilmiştir.
Sonuçta modern astronominin ulaştığı gerçek şudur, evren yoktan bir anda var olmuştur. Madde ve zamanı her ikisinden de münezzeh olan, sonsuz güç sahibi bir yaratıcı var etmiştir. İçinde yaşadığımız evrenini var eden o yaratıcı, tüm alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.