Mesela uyluk kemiği, dikey durumda bir ton ağırlığı kaldırabilecek kapasitededir.
Ayrıca insan vücudunun ağırlığının yaklaşık yüzde 20’sini kemikler oluşturur.
Yani 16 kilogram ağırlığındaki kemik, 80 kilo ağırlığındaki bir insan bedenini taşır.
Mesela uyluk kemiği, dikey durumda bir ton ağırlığı kaldırabilecek kapasitededir.
Ayrıca insan vücudunun ağırlığının yaklaşık yüzde 20’sini kemikler oluşturur.
Yani 16 kilogram ağırlığındaki kemik, 80 kilo ağırlığındaki bir insan bedenini taşır.
Bu sistem onu yaratan Yüce Allah'ın eseridir.
Biyolojik ışık, saldırının yanı sıra savunma amacıyla da kullanılır.
Kimyasal tepkimeyi geciktirecek hassas doz ayarını asla yapamaz.
faydalanmış, ilim ve kültür hayatının bir parçası haline gelmiş ve arkalarında günümüze kadar gelen eserler
Ancak Osmanlı İmparatorluğunda temel esas dini inanca göre değil, yeteneğe göre insan seçimi yapmaktı
refahını esas alan bu yönetimler, kendilerinden sonra gelen pek çok nesle örnek olacak bir sistem kurmuşlardır
teorisi milyonlarca yıl önce yeryüzünde tamamen ilkel canlıların yaşamış olması gerektiğini iddia eder
Evren ve canlılık kör tesadüflerin eseri değildir.
Tam aksine bugünkü aynı kompleks yapı ve özellikleriyle yeryüzünde bir anda ortaya çıkmışlardır.
Böylelikle Allah yaklaşık 9 ay içinde yokluktan gören, duyan, konuşan ve akleden bir insan yaratır.
Allah her insan için süresi belli bir ömür yaratmıştır.
Bu ölüm gününe kadar da onları belli bir süre dünya hayatında tutarak imtihan eder.
Gerçekten, insan, 'bencil ve haris' olarak yaratıldı. 20.
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder). 22.
Sağ yandan ve sol yandan bölükler halinde. 38.
aldığı toprağın içinden tertemiz bir suyun çıkması açıkça Allah'ın insanlara olan rahmetinin bir tecellisidir
Günümüzde kaplıcaların ilaçlarla iyileştirilmesi zor olan pek çok hastalığa iyi geldiği kanıtlanmış durumdadır
Allah yerin yapısını bu şekilde yaratmış olsaydı bu durumda Allah'tan başka hiç kimse toprağa giren suyu
teoriye göre tabakalar kıtaları ve okyanus tabanını da beraberinde taşıyarak dünya üzerinde hareket eder
Bu hareket yılda 1 ila 5 santim civarındadır.
(Neml Suresi, 88) Allah dağların hareketlerini ayette “sürüklenme” olarak bildirmiştir
"Derin düşünmek" belgeselinden.
Doğal afetler her an karşımıza çıkabilir.
İnsanlar evlerini, arabalarını ve sevdiklerini birkaç saniyede kaybedebilirler.
Kuru tohumlar yıllarca aynı şekilde durabilir.
Kuru bir taneden bir ağacın oluşması için neler gerektiğini düşünelim.
Elbette ki böyle bir durum da söz konusu değildir.
Bu cihazların tasarımındaysa insan burnunun koku alma niteliği örnek alınmıştır.
İnsan burnundaki üstün yaratılış örnek alınarak geliştirilen bu modellere de elektronik burun adı verilmiştir
tarafından açıkça ifade edilmektedir.
Bu cihazların tasarımındaysa insan burnunun koku alma niteliği örnek alınmıştır.
İnsan burnundaki üstün yaratılış örnek alınarak geliştirilen bu modellere de elektronik burun adı verilmiştir
tarafından açıkça ifade edilmektedir.
Nefes aldığımızda içimize çektiğimiz oksijen fotosentezin ana ürünüdür.
tenefese” ifadesi “teneffüs etmek, solumak, derin derin nefes almak” anlamlarına
Elbette ki bundan 14 yüz yıl önce insanlar bitkilerin fotosentez yoluyla güneş ışığını kullanarak
Peki, doğada da insanlar kadar usta mimarlar bulunduğunu biliyor musunuz?
Kuru toprağın üzerinde sert çakıllar uzanıyordu.
Baraj inşa ederler. Baraj inşaatına başlamak için önce malzeme bulmak gerekir.
Sonsuz güç sahibi Allah, dünya tarihi boyunca yaşamış ve şu anda yaşayan tüm insanları aynı mükemmel
Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir.
O bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca ol der, O da hemen oluverir.”
Bir Paris Lisesi'nde Yaşam ve Yer Bilimleri Öğretmeni Adeline League, konu hakkındaki düşüncelerini şöyle
(Science et Vie) Yaşam ve Yer Bilimleri bölümü duayenlerinden olan Milli
Eğitim Genel Müfettişi Ani Mamesia'ya göre: “Bazen öyle durumlar oluyor ki, lise
ve yakın çevresi sapkın, çok tanrılı sistemlerine ve putperest inanışlarına öylesine bağlılardı ki, Hz
Üstelik bunu açıkça ifade ediyorlardı.