Hepsinin evinde bir put var. Mum yakıyorlar falan. Yemek götürüyorlar puta, baya çeşitli yemekler.
Malı Allah hepimize vermiş. Mülk hepimizin, Allah “mal benim” diyor. “Üstüne yatmayın malın” diyor.
Yani “her şey, her yer yeşillenecek” diyor Mehdi (as) devrinde.
“O şekilde selam verin” diyor. “Esselamu aleyke ya bakiyetullah.
Ev yemeklerinden beslensinler, zeytinyağlı yiyeceklerle. Okul geç de bitebilir, o kadar dert değil.
ldquo;Bu daha fazla adam öldürür” diyor “sen başkasına verme de onu bize ver
Hatta bazen dalı kesiyorlar kök versin diye, önce buzdolabına koyuyorlar böyle soğuğa
Bir de madde zaten Allah'ın emrinde. İstediğin gibi hareket ediyor, ne istiyorsan yapıyor.
Küçük Osmanlı evler var. Nefis İstanbul'un görünüşü şahane. Cennet gibi, o yönüyle güzel.
Yalnız tabii Allah'a dikkatimizi verince böyle bir elimiz yağda bir elimiz balda olmaz.
Kalbini açsın, kalbine inşirah versin. Allah sana güzel yüzlüm, Ruhul Kudüs’le destek olsun sana.
“Ve onlara yakın bir fethi, sevap, karşılık olarak vermiştir.”
ADNAN OKTAR: Bizim evin kenarına çocuklar çiçekler ekmişler.
Bir nimete ermiş. Çok iyi olmuş. Allah korumuş.
Eve gidip zikir çekecek. Yani münafık olacak.
Adı üstünde Allah'ın evi yani öyle şey olmaz. Ve çok temiz olması lazım.
Temiz bir yer, mesela evin içi halının üstünde istediği gibi kılar. Temiz, hiçbir şey olmaz.
Halbuki o devrin en yakışıklı delikanlısıydı. Bak, Hz. Hatice hiç kimseyle evlenmedi.
Kadını çirkin göstermek, kadını kapatmak, kadını evden dışarı çıkartmamak, aşağılamak, dövmek, sövmek
Evi çok bakımlıdır muhteşem görünümlüdür, çok güzel ö