logo HARUN YAHYA
''Heveslenmek'' ile ''gerçekten istemek'' farklı şeylerdir.

Ama sonrasında devam etmeye kararlılık gösteremezler.

Örneğin bir mümin, Allaha iman etmeden önceki yaşamında ne adaleti, ne merhameti, ne sevgiyi, ne saygıyı

Niyetini kontrol etmeli ve gerçekten Allah rızası için çok isteyerek ve tüm sebeplere sarılarak elinden

Mümin, tartışma ya da öfkesini gösterme amacıyla değil, fayda vermek niyetiyle eleştiri yapar...

Burada, o kişiye duyulan öfkeyi ifade etme, tartışma, kavga etme gibi nefsani isteklerin yerine getirilmesi

Müminler ise eleştiriyi, kavga etmek, tartışmak, sorun çıkarmak, kızgınlıklarını deşarj etmek gibi amaçlarla

deşarj etmek, intikam almak gibi amaçları olmayacağından kesin emin olmalıdır.

TEVRAT’TA ADNAN OKTAR VE HARUN YAHYA İSİMLERİNİN KODLANMIŞ OLDUĞUNU GÖSTEREN BİLİMSEL ÇALIŞMA

Mehdilik iddia etmek gibi bir hırsı ya da düşüncesi olmadığı hayat tarzından da anlaşılmaktadır.

E Mehdilik iddia eden adam ona uygun hareket eder değil mi?

Allaha samimi bir kul olmak için dua etmektedir, dünyada başka bir amacı yoktur.

Tevazu Sevginin Anahtarıdır

Gerçek ve sağlam bir sevgi ancak bu vasıfların insanda tecelli etmesiyle oluşur.

Çünkü tevazu, kişinin kendi kusurlarını, eksiklerini fark etmesine, dolayısıyla çevresindeki insanlara

hep ikinci planda kalır ve gereken değer veremez, onun mutluluğu, rahatı ve huzuru için çaba sarf etmez

İyiliğin Hayatınızdaki İzlerini Görebiliyor musunuz?

Açık bir şuurla hareket edip, Allahın tecellilerini aramamızı, bunları anlayabilmemizi Allah sever.

Sokaktaki canlılara yemek vermek, yaşı ilerlemiş bir insana yardım etmek güzel davranışlardır ancak bunların

bulan, çok özlediği birini sürpriz olarak karşısında bulan kişi bunlarda bir mesaj olduğunu fark etmeye

''Nasıl olsa telafi ederim'' diye düşünüp yanlış bir cesaret göstermemek...

Maddi manevi her konuda bu kişileri korur kollar, sürekli olarak onları mutlu etmenin yollarını ararlar

Nasıl olsa sonra telafi ederim düşüncesiyle hareket eden bir kişinin gerçek anlamda sevgiyi yaşadığından

Bazen de telafi etmek insanın tahmininden çok daha fazla zaman alabilir.

Güzel bir erdemi sözlerle anlatıp yüceltmek kolaydır. Önemli olan, bunları uygulamak söz konusu olduğunda irade gösterebilmektir.

Ve hiç tereddüt etmeden bu kişiyi sokak ortasında bırakıp giderler.

doğrultusunda hareket etmelerini engelleyebilecek itici bir güç yoktur.

(Saf Suresi, 2-3) Allah her insana doğruyu ilham etmektedir.

'Himaye eden, koruyan, kollayan' konumunda, yani 'Hami' karakterinde insan olmak...

sorunu çözüyorum gibi bir izlenim vermeden, olabilecek en yatıştırıcı ve en dinlendirici şekilde hareket

etmeleridir.

Müminlerin sorunlarını sahiplenmek, tedirgin etmeden onlara yardımcı olmak, en yanlış tavırlarında bile

CENNETE GİRİŞİN ANAHTARI: MUTMAİN NEFİS

Nefisten vazgeçmek, yani kendi benliğini Allaha teslim etmek ve bencillikten uzak durmak, mümine çok

Daima iyiliğin peşinde koşar, Allah Yolunda gayret etmeyi bir görev ve sorumluluk olarak görür.

Nefsini terbiye etmek isteyen kişi sürekli bir acziyet içinde olduğunun farkındadır, bu nedenle Allaha

Kalite Güçlü İmanla Oluşur

Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Araf Suresi, 31) Ey Ademoğulları!

Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı.

Aceleyle, öfkeyle veya bencilce hareket etmez. Dinlemeyi bilir, sabırlıdır, anlayış gösterir.

Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...

Ancak bu kişilerin içleri bir türlü rahat etmez.

konuları tüm detaylarıyla uzun uzun konuştukları takdirde, çok daha iyi sonuçlar alacaklarına inanmalarıdır

Müminin en önemli özelliklerinden biri 'affedebilmesi'dir... 'Affedemeyen' kimseler ise, kalplerindeki öfkenin karanlığına sıkışıp kalan insanlardır...

Ancak bir insan eğer gerçekten iyi niyetli, samimi ve dürüst ise, bu hatasını düzeltip telafi etmek için

Aksine hata yapabileceğini unutmamak, fakat hata yaptığında da, bunu ne kadar samimiyetle telafi etmeye

Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)

Din Güzel Ahlaktır, Sevgidir

Bazen beyaz yalan adı altında masumlaştırılır, bazen hatayı örtbas etmek amacıyla kullanılır.

Böylece tüm İslam ümmeti birbirine hizmet etmeye ve herkesin refahı için çalışmaya odaklanır.

çıkar ilişkilerinde olmadığını; Allaha imanda ve imanın kazandırdığı güzel ahlakta olduğunu idrak etmelidir

Kelebekler ve Arılar Statik Elektrik ile Polen Topluyor

Bu yüklenme sayesinde çiçeklerdeki polen tanelerini onlara temas etmeden birkaç milimetre veya santimetrelik

KAVGA FELSEFESİ: TOPLUMSAL BİR ZULÜM

Bu durum, bireylerin şiddete başvurma olasılığını artırarak toplumda daha fazla şiddet olayının yaşanmasına

Se ç im, nefreti değil sevgiyi; ç atışmayı değil uzlaşmayı tercih etmek olmalıdır.

Bu nedenle sevgiyi ve barışı hayatımızın merkezine koymalı, tüm insanlığı bu değerlere davet etmeliyiz

Kasten yapmamak önemli bir mazerettir; böyle bir durumda kızgınlığa kapılmak değil, hoşgörüyle yaklaşmak esastır...

kusurlu yaratmış ve birbirlerine karşı bu ahlakı göstererek birbirlerinin bu kusurlarını telafi etmelerini

Böyle bir durumda insanın, sırf nefsinin bu yönde teşvik etmesinden dolayı bu kişiye karşı kalbinde bir

İşte insan bu noktada da yine Kuran ahlakıyla düşünmek ve hüsn-ü zan etmek durumundadır.

Gününe ya da saatine göre farklı ve sürpriz bir kişilik gösteren bir kişiyle dost olmak ister misiniz?

Bu değişiklikleri önceden tahmin etmek mümkün olmadığı için, bu insanlarla dostluk kuran kimseler sürekli

çekici-süsüdür; sürekli olan salih davranışlar ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek

Toplum genelinde ''gıcık olmak'' sözleriyle ifade edilen tavır bozukluğu ile, müminlerin ''Allah rızası için bir kişiye buğz etme'' ahlakı birbirinden çok farklıdır

Allah, hataları, insanların aczlerini görüp Allaha sığınmaları, tevbe etmeleri, daha iyi olmak için çaba

şeytanın oyununa gelerek, cahiliyenin gıcık olma olarak adlandırılan tavır bozukluğuyla, müminlerin buğz etme

Müminin böyle bir telkin karşısında Allahtan korkarak hareket etmesi, şeytandan Allaha sığınması ve o

Eleştiri karşısında açıklama yapma isteği bir hastalıktır; makbul olan, açıklama yapmadan güzel ahlak gösterip eleştiriyi kabul etmektir

Küçücük bir konuyu o kadar ciddiye almalarındaki tuhaflığı fark etmezler.

Dolayısıyla bu kimselerin, tek bir güzel tavsiyeden dahi istifade etmeleri söz konusu olmaz.

Ya da nefsi eleştiri yapıldığında bunu kabul etmek istemez; ama mümin bunda hayır görür ve eleştiriye

''Kendinde olanı değiştirmek'' ne demektir?

Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.

Elbetteki yukarıdaki ayetlerde açıklandığı gibi, insanın hayatındaki nimet eksikliğinin devam etmesinin

Elbetteki insan hiçbir zaman için bir iyiliği, güzelliği yalnızca nimet elde etmek için yapmamalıdır.

134
/ 7