Ama sonrasında devam etmeye kararlılık gösteremezler.
Örneğin bir mümin, Allaha iman etmeden önceki yaşamında ne adaleti, ne merhameti, ne sevgiyi, ne saygıyı
Niyetini kontrol etmeli ve gerçekten Allah rızası için çok isteyerek ve tüm sebeplere sarılarak elinden
Burada, o kişiye duyulan öfkeyi ifade etme, tartışma, kavga etme gibi nefsani isteklerin yerine getirilmesi
Müminler ise eleştiriyi, kavga etmek, tartışmak, sorun çıkarmak, kızgınlıklarını deşarj etmek gibi amaçlarla
deşarj etmek, intikam almak gibi amaçları olmayacağından kesin emin olmalıdır.
Mehdilik iddia etmek gibi bir hırsı ya da düşüncesi olmadığı hayat tarzından da anlaşılmaktadır.
E Mehdilik iddia eden adam ona uygun hareket eder değil mi?
Allaha samimi bir kul olmak için dua etmektedir, dünyada başka bir amacı yoktur.
Gerçek ve sağlam bir sevgi ancak bu vasıfların insanda tecelli etmesiyle oluşur.
Çünkü tevazu, kişinin kendi kusurlarını, eksiklerini fark etmesine, dolayısıyla çevresindeki insanlara
hep ikinci planda kalır ve gereken değer veremez, onun mutluluğu, rahatı ve huzuru için çaba sarf etmez
Açık bir şuurla hareket edip, Allahın tecellilerini aramamızı, bunları anlayabilmemizi Allah sever.
Sokaktaki canlılara yemek vermek, yaşı ilerlemiş bir insana yardım etmek güzel davranışlardır ancak bunların
bulan, çok özlediği birini sürpriz olarak karşısında bulan kişi bunlarda bir mesaj olduğunu fark etmeye
Maddi manevi her konuda bu kişileri korur kollar, sürekli olarak onları mutlu etmenin yollarını ararlar
Nasıl olsa sonra telafi ederim düşüncesiyle hareket eden bir kişinin gerçek anlamda sevgiyi yaşadığından
Bazen de telafi etmek insanın tahmininden çok daha fazla zaman alabilir.
Ve hiç tereddüt etmeden bu kişiyi sokak ortasında bırakıp giderler.
doğrultusunda hareket etmelerini engelleyebilecek itici bir güç yoktur.
(Saf Suresi, 2-3) Allah her insana doğruyu ilham etmektedir.
sorunu çözüyorum gibi bir izlenim vermeden, olabilecek en yatıştırıcı ve en dinlendirici şekilde hareket
etmeleridir.
Müminlerin sorunlarını sahiplenmek, tedirgin etmeden onlara yardımcı olmak, en yanlış tavırlarında bile
Nefisten vazgeçmek, yani kendi benliğini Allaha teslim etmek ve bencillikten uzak durmak, mümine çok
Daima iyiliğin peşinde koşar, Allah Yolunda gayret etmeyi bir görev ve sorumluluk olarak görür.
Nefsini terbiye etmek isteyen kişi sürekli bir acziyet içinde olduğunun farkındadır, bu nedenle Allaha
Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Araf Suresi, 31) Ey Ademoğulları!
Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı.
Aceleyle, öfkeyle veya bencilce hareket etmez. Dinlemeyi bilir, sabırlıdır, anlayış gösterir.
Ancak bu kişilerin içleri bir türlü rahat etmez.
konuları tüm detaylarıyla uzun uzun konuştukları takdirde, çok daha iyi sonuçlar alacaklarına inanmalarıdır
Ancak bir insan eğer gerçekten iyi niyetli, samimi ve dürüst ise, bu hatasını düzeltip telafi etmek için
Aksine hata yapabileceğini unutmamak, fakat hata yaptığında da, bunu ne kadar samimiyetle telafi etmeye
Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)
Bazen beyaz yalan adı altında masumlaştırılır, bazen hatayı örtbas etmek amacıyla kullanılır.
Böylece tüm İslam ümmeti birbirine hizmet etmeye ve herkesin refahı için çalışmaya odaklanır.
çıkar ilişkilerinde olmadığını; Allaha imanda ve imanın kazandırdığı güzel ahlakta olduğunu idrak etmelidir
Bu yüklenme sayesinde çiçeklerdeki polen tanelerini onlara temas etmeden birkaç milimetre veya santimetrelik
Bu durum, bireylerin şiddete başvurma olasılığını artırarak toplumda daha fazla şiddet olayının yaşanmasına
Se ç im, nefreti değil sevgiyi; ç atışmayı değil uzlaşmayı tercih etmek olmalıdır.
Bu nedenle sevgiyi ve barışı hayatımızın merkezine koymalı, tüm insanlığı bu değerlere davet etmeliyiz
kusurlu yaratmış ve birbirlerine karşı bu ahlakı göstererek birbirlerinin bu kusurlarını telafi etmelerini
Böyle bir durumda insanın, sırf nefsinin bu yönde teşvik etmesinden dolayı bu kişiye karşı kalbinde bir
İşte insan bu noktada da yine Kuran ahlakıyla düşünmek ve hüsn-ü zan etmek durumundadır.
Bu değişiklikleri önceden tahmin etmek mümkün olmadığı için, bu insanlarla dostluk kuran kimseler sürekli
çekici-süsüdür; sürekli olan salih davranışlar ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek
Allah, hataları, insanların aczlerini görüp Allaha sığınmaları, tevbe etmeleri, daha iyi olmak için çaba
şeytanın oyununa gelerek, cahiliyenin gıcık olma olarak adlandırılan tavır bozukluğuyla, müminlerin buğz etme
Müminin böyle bir telkin karşısında Allahtan korkarak hareket etmesi, şeytandan Allaha sığınması ve o
Küçücük bir konuyu o kadar ciddiye almalarındaki tuhaflığı fark etmezler.
Dolayısıyla bu kimselerin, tek bir güzel tavsiyeden dahi istifade etmeleri söz konusu olmaz.
Ya da nefsi eleştiri yapıldığında bunu kabul etmek istemez; ama mümin bunda hayır görür ve eleştiriye
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.
Elbetteki yukarıdaki ayetlerde açıklandığı gibi, insanın hayatındaki nimet eksikliğinin devam etmesinin
Elbetteki insan hiçbir zaman için bir iyiliği, güzelliği yalnızca nimet elde etmek için yapmamalıdır.