Ayette görüldüğü gibi Allah, insanların güvenliği nin ancak İslama girilmesi, Kuran ahlakının yaşanmasıyla
(Gaşiye Suresi, 22) İnsanların bir dine inanmaya veya o dinin ibadetlerini uygulamaya zorlanması, İslamın
Allahın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler.
Allah, insanlara hem güzel ahlakı yaşamalarını hem de diğer insanlara bunu tavsiye etmelerini emreder
düşüncelerinde, tavırlarında ve konuşmalarında Allah'ın rızasını gözetir ve ondan korkup sakınarak hareket
vermeyi Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamayı ilim peşinde olmayı, Allah'tan korkmayı, elçiye itaat etmeyi
Bu yüzden bir ölüm olayı olduğunda Müslümanlar birbirlerine yas tutmayı tavsiye etmezler.
Üzülmeyi tavsiye etmezler. Hüzünlü olmayı tavsiye etmezler. Mutsuz olmayı tavsiye etmezler.
Yas tutmak demek, haşa, Allahın yarattığına isyan etmek demektir.
Kuran okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz.
Allah açıkça ne diyor; Kuran okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun Konuşmak haram, dinlememek haram
yapması gereken, yaşantısının her anında olduğu gibi, herşeyi hayır ve güzellikle yaratıldığını bilerek hareket
etmektir.
Herşeyin Allahın kontrolü dahilinde geliştiğini bilir ve ona göre hareket eder.
Ancak bu yeteneğin gereği gibi kullanılabilmesi yalnızca samimi imanın yaşanmasıyla mümkün olmaktadır
Çok görmüşsünüzdür, yani görür görmez teşhis edilir, ona göre hareket ederler.
Bakın bir genç kızın saniyenin onda birinde bir insanı teşhis etmesini nasıl açıklayabiliriz?
Dolayısıyla söylenen kişi de, alıştığı şekilde bunlardan yakınmayı sürdürür.
Bunun yanı sıra kişiler, söylenmelerine ve yakınmalarına şahit olan insanların bu durumdan
Öfkenin ancak Allah'a tevekkül etmekle ve Kuran ahlakına uymakla ortadan kalkacağının bilincindedir
büyük sorumluluklarından biri etrafındaki insanlara İslam ahlakını anlatmak ve onları da Allaha iman etmeye
teşvik etmektir.
) Müslümanlar dinlerini kendileri yaşadıkları gibi aynı zamanda çevrelerindeki kişileri de teşvik etmekle
İçindeki Allah korkusu, Allahın bu sıfatlarını da çok derin ve geniş bir biçimde tefekkür etmesine, Allahın
Yalnızca Allahtan korkan, sadece Allahı hoşnut etmeye çalışan, her zaman vicdanlarıyla hareket eden,
Çözüm, insanlara karşılıksız olarak yardım etmeyi amaçlayan bir vicdan anlayışıdır.
Diğer bir deyişle, kadın ve kız çocuklar toplam mağdur sayısının %75'ini teşkil etmektedir.
Yaklaşık 300 bin Kosovalı günlerce yürüyerek göç etmek zorunda kalmıştır.
kurtuluşu için küçük-büyük demeden tüm imkanlarımızı ortaya koymalı, gücümüzün sonuna kadar gayret etmeliyiz
Hepimizin çevremizde yakından şahit olduğu gibi mübarek Ramazanın bereketiyle iman edenlerin arasında
tüm dünyaya her zaman için yaymaya niyet etmelidir.
Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın).
en önemli belirtilerinden birinin, karşılarındaki kişiye dünyada ve ahirette fayda verecek şekilde hareket
etmek olduğunu bilirler.
dünyanın gerçek mahiyetinin, kendi yaratılış amacının, Yüce Allahın kendisini denediğinin ve Ona kulluk etmekle
Müminlerin yaşadığı, şartlara bağlı bir mutluluk değil, Allah ve ahirete iman etmenin getirdiği manevi
bile gerçekleşeceğine pek ihtimal vermedikleri birşey için hayatlarını ve kurdukları planları feda etmek
Her yerde ezmeye kalkıyorlar, iş yerine gidiyor, adam sarkıntılık ediyor.
Adam anında sarkıntılık etmeye başlıyor densiz densiz.
Karısı müdahale etmek istiyor. Çarşaflı bir genç kız baya da güzel canım benim.
Her şartta sevmek, saymak, güvenmek, merhamet etmek ve yardımlaşmak demektir.
, bir gözü bir gözünü tenkid etmez (eleştirmez), dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez
Belki bütün meziyetleriyle, birbirinin hareketini genel amaca yönlendirmek için yardım ederler, hakiki
Vicdan, direnecek bir vicdansa, vicdan zaten hep olumlu hareket ediyor.
O vicdana etki etmeye çalışır, mantıkla yaklaşmaya çalışır.
Yani Birleşmiş Milletler de ona göre hareket eder, NATO da ona göre hareket eder ama haberi bile olmaz
Bütün sistem ona göre hareket eder.
Gökteki yıldızlar, olaylar, yer, yerdeki hareketler, hep ona göre hareket eder.
Her fırsatta diğer insanları ezmeye ve bu şekilde kendilerini büyütmeye çalışırlar.
Kuranda bildirilen mümin ahlakındaki tevazu ise, müminlerin tüm hayatları boyunca, her şartta ve ayırt etmeden
Büyüklenmesi, şeytanın cennetten kovulmasına, lanetlenmesine ve cehennem azabını hak etmesine neden olmuştur