290 milyon yıl) itibaren fosil örnekleri bulunan hayvanlardır.
Eğer Darwinistlerin iddiaları doğru olsaydı, bu kadar uzun devirlerden sonra çekirgelerin, zıplaya zıplaya
Bulunan her fosil bu gerçeği, bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Bu fosillerden bazıları üç boyutlu olarak korunmuştur.
Fosilden, hamam böceğinin kafa kalkanı ve kanatlarının damar düzeni detaylı olarak tespit edilebilmektedir
108 - 92 milyon yıl önce yaşayan hamam böceklerinin, günümüzdekilerle aynı olduğunu ortaya koyan bu fosil
Darwinistlerin bilim dışı iddialarına göre bir hurma ağacı, bir çam ağacı, bir kaktüs, bir orkide, bir
Darwinizm i büyük bir çıkmaza sokmuştur.
cevaplar hazırlamaya çalışmakta, ne var ki tek bir tane bile bilimsel cevap bulamamaktadırlar.
Köpek balığı türleri, Lübnan dağlarında sıkça rastlanılan fosillerdendir.
Bu nedenle, köpek balığı dişi fosiline, iskelet fosilinden daha sık rastlanır.
Köpek balıklarının bulunan en eski fosilleri yaklaşık 400 milyon yıllıktır.
Kitts, fosil bulgularının evrim teorisine hiçbir zaman destek sağlamadığını şöyle ifade etmektedir: Paleontoloji
Bunlardan en çok dile düşeni fosil kayıtlarındaki boşluklardır.
Çünkü elde edilen sayısız fosil, canlıların aniden, eksiksiz ve kusursuz yapılarıyla var olduklarını
Darwinistler on yıllardır süren araştırmalarına rağmen, evrimin gerçekleştiğini gösteren tek bir fosil
bile bulamamışlarken, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını gösteren milyonlarca fosil örneği vardır.
Elde edilen her fosil, canlıların var oldukları müddetçe yapılarında bir değişiklik olmadığını, aradan
Evolution, New York: Columbia University Press, 1944, s. 105, 107.)Evrimcilerin de itiraf ettiği gibi, Darwinizm
Resimdeki 74 milyon yıllık bozayı kafatası fosili gibi somut bulgular ise, Yaratılış ın açık bir gerçek
Fosil kayıtlarındaki bu değişmezlik, hiçbir evrimci izah ile açıklanabilecek gibi değildir.
Fosil kayıtları, canlıların Allah ın takdir ettiği bir zamanda yoktan var edildiklerini, mükemmel şekilde
Fosiller evrimin iddialarını yerle bir ettiği içindir ki, çoğunlukla evrimciler tarafından göz ardı edilmekte
Fosilleri ve yaşayan örneklerini yanyana gören insanlar, ek bir açıklamaya bile gerek kalmadan, evrimin
Evrim teorisinin çöküşünün delillerinden biri de resimdeki 95 milyon yıllık kurt ringası fosilidir.
Fosiller, yaban eşeklerinin herhangi bir canlıdan türemediklerini, hep eşek olarak var olduklarını ispatlamıştır
. 29 milyon yıl önce yaşamış olan eşeklerin, günümüz eşekleriyle aynı olduğunu gösteren resimdeki fosil
Darwinizm in bilim dışı iddialarına göre bitkiler, havyanlar, mantarlar, bakteriler hep aynı kaynaktan
Ancak böyle bir ara türün izine fosil kayıtlarında hiç rastlanmamıştır.
Bu da, evrimin fosiller karşısında yenildiğinin ilanıdır.
Fosil kayıtlarında yarı söğüt yarı meşe, yarı meşe yarı kavak herhangi bir ara bitki türünün izine rastlanmaz
Çünkü böyle ara bitkiler hiçbir zaman yaşamamıştır.
Fosiller, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığının, canlılığın kökeninin Yaratılış olduğunun ispatıdır.
atnalı yengeçleri, yüz milyonlarca yıldır değişmeyen özellikleriyle, evrimciler tarafından dahi yaşayan fosil
ve propaganda yöntemleriyle ayakta tutulan bir teori olduğu için, bu hayali teoriyi destekleyen bir fosil
Darwinistler hayali bir doğa tarihi yazmış, fosillerin de bu tarihe uymasını istemişlerdir.
Resimde görülen çamur balığı fosili 50 milyon yıl öncesine aittir.
Çoğu zaman yalnızca gözleri ve kuyrukları görülecek şekilde, deniz dibinde gömülü olarak yaşarlar.
Resimdeki fosil, vatoz balıklarının evrim geçirmediğini gösteren bir delildir. 50 milyon yıl önceki vatoz
Ancak bulunan her fosil, günümüzdeki vatoz balıklarıyla geçmişte yaşayanların aynı olduğunu göstermekte
Bunlardan biri de fosil kayıtlarıdır.
Evrimcilerin hayalindeki süreç, fosiller tarafından hiçbir zaman desteklenmemiştir.
Canlılar resimdeki 78 milyon yıllık benekli geyik fosili örneğinde görüldüğü gibi, on milyonlarca yıl
Ancak fosil kayıtlarının da ortaya koyduğu gibi ponyler, on milyonlarca yıldır en ufak bir değişiklik
Canlı türlerinin hepsine hakim olan bu değişmezlik, Darwinizm in en ciddi sorunlarından biridir.
Fosil kayıtları evrim teorisini yıkan en önemli bulgulardan biridir.
Tattersall bu konuda şu önemli yorumu yaparlar: Ayrı türlere ait fosillerin, fosil kayıtlarında bulundukları
biri de resimdeki 58 milyon yıllık at kestanesi yaprağı fosilidir.
Bunlar gibi fosilleri bulunan sayısız canlı, canlıların hiçbir değişime uğramadığını göstermektedir.
Tam tersine tüm canlılar, bıraktıkları fosillerle evrimi yalanlamaktadırlar.
Evrim yaşanmamıştır, bu kitapta gördüğünüz onlarca fosil, tek başına bunu kanıtlamaktadır.
Evrimciler, soyu tükenmiş bazı canlılara ait fosiller üzerinde oynamalar yaparak, çeşitli senaryolar
Evrimcilerin hayali soy ağacına en büyük darbe ise fosil kayıtlarından gelmiştir.
Bulunan at fosilleri, atların hep at olarak var olduklarını ispatlamıştır.
Darwinistler doğruyu söylüyor olsaydı, günümüzdeki karayemiş ağaçlarının geçmişte yaşamış olanlara hiç
Üstelik elde edilen diğer fosillerde, geçmişteki karayemişlerin günümüzdeki karayemişlere nasıl dönüştüğünü
1859 yılında Darwin in keşfettiği, ilk örnekleri 250 milyon yıl öncesine kadar giden ginkgo yaprağı fosili
devretmiş ve günün birinde ara form bulunabileceğini ummuştu.
gün yeni bir günümüz canlısının milyonlarca yıllık fosil örneği ortaya çıkmaktadır.
Oysa hem kuşlarla sürüngenler arasında yapılan anatomik karşılaştırmalar hem de fosil kayıtları bu iddiayı
Resimde görülen fosil, ilk örneği 1995 yılında Çin de bulunan, Confuciosornis olarak adlandırılan soyu
Hakkında sayısız sahte delil üretilen, olmayacak senaryolarla ayakta tutulmaya çalışılan evrim teorisi artık
Bu noktadan sonra Darwinistlerin üretecekleri hiçbir senaryonun bir etkisi yoktur; bu çöküş durmayacaktır
Darwinizm, yaşayan fosiller karşısında tam anlamıyla yok olmuştur.
Bunu anlamanın en önemli yollarından biri ahtapotların fosil kayıtlarını incelemektir.
Fosil kayıtlarını incelediğimizde, ne kadar eskiye gidilirse gidilsin, hep günümüzdeki ahtapotların aynısı
olan fosil örnekleriyle karşılaşırız.
Ayrı türlere ait fosillerin, fosil kayıtlarında bulundukları süre boyunca değişim göstermedikleri, Darwin
Bu, fosil kayıtlarının yetersizliğinden kaynaklanan bir sorun değildir.
Fosil kayıtları açıkça söz konusu kehanetin yanlış olduğunu göstermektedir. (N. Eldredge, and I.
65 milyon yıllık bu kafatası fosilinde, canlının dişleri de dahil olmak üzere tüm önemli detaylar görülmektedir
Darwinizm insanlara, kusursuz detayların bulunduğu bir evrende yaşadığımız gerçeğini unutturmaya çalışır
kafatasında olduğu gibi, milyonlarca yıl önce de aynı şekilde yaşadıklarını gören bir insan, bu telkinden
Sırtlanların fosil kayıtlarında çok eskilere dayanan bir geçmişi vardır.
Ele geçirilen fosillerin hiçbiri, bugünkü sırtlanlardan farklı değildir.
dair bir alamet ortaya koymalı, bir ara fosil sunabilmelidir.
Fosil kayıtları mayıs sineklerinin hep mayıs sineği olarak var olduklarını, başka bir canlıdan türemediklerini
, herhangi bir ara aşamadan geçmediklerini göstermektedir. 150 milyon yıl önce yaşayan mayıs sinekleri
Tüm deliller, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu sonucun doğru olduğunu göstermektedir: (Fosil kayıtlarında
Fosil kayıtları, Da rwinizm in isimlendirdiği boşluklarla doludur, bir başka deyişle Darwinizm in olmasını
Darwinistler istedikleri kadar arayadursunlar, canlıların evrimleştiklerini gösterecek tek bir ara form
Bilimsel gerçekler, Darwinistlerin örtbas edebilecekleri gibi değildir. Evrim diye bir şey yoktur.
Milyonlarca yıllık fosiller, bu Darwinist aldatmacayı kesin olarak yıkmıştır.
Fosil kayıtlarındaki canlılar, yaratıldıklarını ilan etmektedirler.
Fosil kayıtları kum tilkilerinin hep kum tilkisi olarak var olduklarını, başka bir canlıdan türemediklerini
Günümüz kum tilkileriyle her yönden aynı olan 86 milyon yıllık resimdeki kum tilkisi kafatası fosili,
Darwinistlerin iddia ettikleri gibi bir süreç hiçbir zaman yaşanmamıştır, evrimci varsayımlar bilimsel
Bulunan fosiller arasında yarım yusufçuk ya da kanatları yeni yeni beliren bir yusufçuk kalıntısı yoktur
Bu, çift taraflı bir fosildir.
Bugüne kadar canlı türlerinin ortak atalarını gösteren bir fosil bulunamamıştır.
Canlıların sürekli değiştiklerine dair de fosil kayıtlarında hiçbir iz yoktur.
Peki neden Darwinistler teorilerinde bu kadar ısrarcıdırlar?
Darwinistlerin, sözde insanın evrimi için sayısız senaryoları vardır.
Darwinistlerin insanın hayali evriminde ara fosil olduğunu iddia ettikleri tüm fosillerin ya maymun türlerine
Fosil örneği, günümüz maymunlarıyla aynıdır.
Darwinistler ara fosil beklentisi içindelerken, fosil kayıtları sürekli olarak yaşayan fosillerin tarihini
Darwinistler istedikleri kadar bu canlıların hayali evrim tarihini kurgulamaya çalışsınlar, tarihte bulunan
her sıtlan fosili, günümüz sırtlanlarının aynısıdır.
Eğer böyle bir fosil örneği ortaya çıkmamış olsaydı, Darwinistler hiç kuşkusuz kızıl kurtların hayali
Sayısız sahte ara form öne sürer, sayısız masallar anlatırlardı.
Fakat bu fosil örneği, Darwinist masallara geçit vermemektedir.
Ele geçirilen keman vatozu fosilleri, hangi döneme ait olursa olsun, hep bir diğerinin aynısıdır.
Her türlü özelliğiyle günümüz keman vatozlarına benzeyen bu fosiller, canlıların küçük değişikliklerle
Allah ın üstün yaratışının izleri olan fosiller, evrimcilerin yalanlarını her geçen gün daha da güçlü
hakkındaki bilgilerimiz Darwin den daha fazla olmasına rağmen, hala küçük değişikliklerle gelişmiş tek
Dinozorların Sessiz Gecesi kitabının yazarı, evrimci Hoimar Von Ditfurth şöyle söylemektedir: Geri dönüp
Çünkü büyük olasılıkla böyle bir ara aşama hiç var olmadı.
bulunduğu durumu kendince kurtarmaya çalışarak, her ne kadar büyük olasılıkla diye ifade etmiş olsa da, ara
Fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bu aynılık , evrimcilerin büyük hayal kırıklığı yaşamasına neden olmuştur
yüzyılın önde gelen evrimcilerinden Stephen Gould, bu hayal kırıklığını şöyle dile getirir: Elbette fosil
Ancak fosil kayıtları böyle bir atanın yaşadığına dair en küçük bir kanıt bile ortaya koymamaktadır.
Üstelik, karideslerin geçirdiği sözde evrimsel aşamaların da fosil kayıtlarında hiçbir izi yoktur.
Bulunan tüm fosillerde karidesler, yaşları ne olursa olsun, günümüzdeki karideslerin aynısıdır.
Bundan sonra ise, tek bir hücreden ilk bitki ve bu bitkiden binlerce çeşit bitkinin nasıl oluştuğu sorusu
Böyle bir sürecin varlığını gösteren tek bir ara geçiş fosili dahi bulunmamaktadır; yarı oluşmuş organlara
Bu fosillerden biri de, günümüz kavak yapraklarının aynısı olan, 50 milyon yaşındaki kavak yaprağı fosilidir
Bugüne kadar kanatlarından sadece biri oluşmuş diğeri olmayan, tek göze sahip, henüz sinir sistemi gelişmemiş
herhangi bir tüylü sivrisinek fosili görülmemiştir.
Elde edilen her fosilde tüylü sivrisinekler, tıpkı günümüzde yaşayanlar gibi, eksiksizdir.
Tek bir proteinin nasıl oluştuğunu, ilk canlılığın nasıl ortaya çıktığını açıklamaktan aciz olan evrim
Bu bilginin gösterdiği tek gerçek vardır: Yaratılış.
Bunlardan biri de, yengeçlerin hep yengeç olarak var olduklarını gösteren, 50 milyon yaşındaki yengeç fosilidir
Evrim masalını destekleyebilecek bir tane bile fosil örneğinin bulunmamış olması, kuşkusuz evrimcilerin
Rethinking Anthropology (Antropolojiyi Yeniden Düşünmek) isimli kitabın yazarı E. R.
Resimdeki 58 milyon yıllık hanımeli yaprağı fosili de, bu yenilgiyi bir kez daha gözler önüne sermektedir
Resimde görülen fosil, milyonlarca yıldır aynı özelliklere sahip olan suikastçı böceklerinin evrimleşmediğinin
tam anlamıyla aynı özellikleri sergileyen bu canlının ilkelden gelişmişe hayali dönüşümünü gösteren tek
Sahip olduğu tüm özellikler tam, yerli yerinde ve son derece komplekstir. 33 milyon yıl öncesine dair ara
Resimdeki Monacanthus fosili 4 milyon yıllıktır ve söz konusu canlıların evrim geçirmediğinin açık bir
Canlılar, Darwinistlerin iddia ettiği gibi sürekli değişim geçirerek birbirlerinden türememişlerdir.
Darwinistler, sürüngenlerin amfibiyenlerden türediğini iddia ederler.
Carroll şöyle söylemektedir: Ne yazık ki ilk sürüngenin gerçek atası olabilecek bilinen tek bir örnek
Böyle bir ara formun bulunmayışı amfibiyen-sürüngen geçiş sorununu cevapsız bırakıyor. (Robert L.
Eğrelti otu fosilleri bize evrimsel bir sürecin hiçbir şekilde yaşanmadığını, canlıların ilk var oldukları
Resimdeki eğrelti otu fosili de 58 milyon yıl boyunca hiç değişmemiş, evrim geçirmemiştir.
Elbette ki, tek bir bitkiden sayısız çeşitlilikteki bitkilerin ortaya çıkması imkansızdır.
Günümüzdeki kavakların aynısı olan bu fosil, evrimin canlıların ufak değişimlerle birbirlerinden türedikleri
Amber içindeki fosiller, bundan on milyonlarca yıl önceki ormanlarda nasıl bir yaşam olduğunu ortaya
Resimdeki 100 milyon yıllık sürüngen ayağı fosili ise, söz konusu canlıların aradan geçen bunca zamana
savunan bilim adamlarının düştükleri en büyük çıkmazlardan biri, bitkilerin sözde evrimini gösteren tek
bir ara geçiş fosili dahi bulunmamasıdır.
Yarı oluşmuş sistemlere sahip hiçbir ilkel bitki fosili yoktur, bir bitkinin bir başka bitkinin atası
Tarihin hiçbir döneminde evrim yaşanmamıştır ve fosiller bunu en güzel şekilde delillendirmektedir.
Fosiller, günümüzden milyonlarca yıl önce yaşamış olan canlıların birer yaratılış harikası olduklarını
Resimdeki 45 milyon yaşındaki Elateridae fosili de bu gerçeği bir kez daha vurgulamaktadır.
Diğer fok türlerine göre daha küçük olan bu canlının kendine has özellikleri, fosil kafatasında tüm detaylarıyla
Fosil, günümüzden yaklaşık 60 yıl önce var olan türdeşlerinden tam anlamıyla farksızdır.
Canlının 36 milyon yıl boyunca değişmemiş olduğu gerçeği karşısında Darwinizm büyük ve engellenemez bir
familyasına dahil olan bu böceklerin en önemli özelliklerinden biri, bedenlerinden kat kat uzun olan ve teke
Fosil kayıtlarının günümüzde neredeyse tamamlanmış olması, evrimci paleontologlar açısından büyük bir
Çünkü sayısız fosil elde edilmesine rağmen, içlerinden Darwinizm e delil olabilecek bir tane bile fosil
Bu teoriye göre canlılar sözde tek bir ilkel atadan geliyorlardı, ama çok uzun bir süreç içinde küçük
Tam tersine elde edilen tüm fosiller, canlıların kimi zaman on kimi zaman yüz milyonlarca yıl boyunca
Bu çöküşün delillerinden biri de resimdeki 95 milyon yıllık mantis karidesi fosilidir.
Darwinistlerin tüm beklentilerine ve uğraşlarına rağmen, fosil kayıtları umdukları delili kendilerine
120 yıl sonrasındayız ve fosil kayıtları hakkında bilgimiz büyük oranda artmıştır.
Elimizde çeyrek milyon fosil türü bulunmaktadır, ancak durum pek fazla değişmemiştir.
iki parçalı bir fosildir.
Bu tür fosillerde, canlının izi taşın her iki tarafında da negatif ve pozitif olarak çıkar.Coelacanth
Ancak 1938 yılında yaşanan bir gelişme bu ara tür iddiasını tamamen çürüttü.
hiç değişmeyen bu böcekler, canlıların ufak değişimlerle gelişerek evrimleştiklerini iddia eden Darwinistleri
Bu gerçek, Darwinizm in en büyük sorunlarından biri olan ara geçiş açmazını bir kez daha gözler önüne
Darwinistlerin öne sürebilecekleri hiçbir ara form fosilinin olmayışını, paleontolog Colin Patterson
fosil kaydı mevcut değil.
Darwin, teorisinin ancak fosil kayıtlarıyla doğrulanabileceğini biliyordu ve bu nedenle paleontolojik
Darwin den sonra geçen yaklaşık 150 yıl içinde hiç ara geçiş formu fosili bulunmadı.
balığı fosilidir.
Fosil kayıtlarında farklı canlı türlerinin sözde atası olacak bir tek canlı örneğine dahi rastlanmamıştır
balığının atası olduğu söylenebilecek fosil yoktur.
arasındaki atalara veya ara geçiş formlarına ait fosillerin eksikliği sadece erken metazoan dönemine
Ancak ilerleyen tarihlerde fosil sayısının artacağını ve bulunacak fosiller içinden mutlaka teorisini
Ancak elde edilen her yeni fosille, hem Darwin in ön görüleri yalanlandı hem de Darwinistlerin bütün
Canlılığın evrim geçirdiğini gösteren hiç fosil bulunmadı.
Darwinistlerin varsayımları, iddiaları, tezleri bilimsel bir değer taşımamaktadır.
Çünkü fosil bulguları başta olmak üzere tüm bilimsel veriler Darwinizm i yalanlamaktadır.
Darwinistlerin teorilerini ayakta tutmak için başvurdukları sahtekarlıkların, çarpıtmaların ve propaganda
İkisi arasında geçişi gösteren tek bir ara form örneği bulunmamaktadır.
Bu delil aynı zamanda Darwinistlerin insanın kökeniyle ilgili tüm iddialarına da önemli bir cevap oluşturmaktadır
Günümüz canlılarının milyonlarca yıllık fosil örnekleri, canlıların tarihinde bir dönüşüm, türden türe
Ve fosil kayıtları gün geçtikçe Darwinizm in delilsizliğini tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir.
Resimde görülen 4,3 milyon yıllık rakun kafatası fosili, Darwinistlerin büyük bir yanılgı içinde olduklarını
Micheal Ruse, evrimcilerin fosil kayıtları karşısındaki zorluklarını şöyle özetlemektedir: Tabii bulabilirse
eğer, ara geçiş formlarının neden var olması gerektiğini göstermeli ve aynı zamanda fosil kayıtlarının
Resimdeki 95 milyon yaşındaki Elopidae fosili de evrimi yıkan bulgulardan biridir.
Yılan yıldızı fosilleri de evrimi reddeden bilimsel bulgulardan biridir.
Resimdeki yılan yıldızı fosili de 95 milyon yıllıktır ve günümüzdeki yılan yıldızlarının aynısıdır.
Darwin den bugüne evrimci jeologlar ve paleontologlar, evrim teorisine delil oluşturabilecek fosiller
gösteren hiç fosil yokken, yüz milyonlarca yıl boyunca değişmeden kaldıklarını ispatlayan sayısız örnek
Paleontolog David Raup, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu ve Darwinizm i yenilgiye uğratan bu gerçeği
Bugün milyonlarca yıllık fosilleri bulunan günümüz ayıları, Darwin in bu iddiasını kesin olarak ortadan
Eğer Darwinistler iddia ettikleri gibi bilimden yana bir tavır içidelerse, o zaman, kendi ideolojileri
boyama ve demogoji taktikleriyle ayakta tutulan evrim teorisi, modern bilimin bulguları karşısında artık
Fosil kayıtları, ara formların ancak evrimcilerin hayallerinde var olduğunu, türlerin ayrı ayrı yaratıldıklarını
Fosil kayıtları hamam böceklerinin hiçbir değişim geçirmeksizin bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir
Son derece kompleks sistemlere ve özelliklere sahip olan bu canlının herhangi bir ara aşamadan geçmeden
Evrimci bir yayın olmasına rağmen, Focus dergisi, hamam böceklerini örnek vererek, fosillerin evrim teorisine
Resimde görülen balon balığı fosili, canlıların evrim geçirmediğinin bir başka delilidir. 95 milyon yıllık
Fosil kayıtları evrimin dayanaksız bir iddia olduğunu her seferinde Darwinistlerin yüzüne vurmaktadır
Fosiller, canlıların evrim geçirmediklerini, yaratıldıklarını göstermektedir.
Darwinistler, sürekli birşey olmamış edasında propagandalarına devam ederler.
Yaratılış ın delili olan sayısız fosil karşısında tek bir cümle bile sarf etmez, aynı masalları anlatmaya
(Phillip Johnson, Objection Sustained, s. 23)Aslında bu durum bile tek başına Darwinistlerin çaresizliğinin
Fosilin diş yapısı gibi detayları, canlının bundan 82 milyon yıl önceki haliyle günümüzdeki halinin aynı
Bu ve bunun gibi sayısız örnek, Darwinistlere şunu anlatmaktadır: Gerek çakalların, gerek maymunların
Bunların herhangi birinin değiştiğini gösteren tek bir ara form bile bulunmamaktadır.
Canlıların evrim geçirdiğini söyleyebilmek için, sürekli değiştiklerini gözlemleyebilmek ya da fosil
Ancak bugüne kadar böyle bir değişim, yaşayan türlerde de fosillerde de görülmemiştir.
Canlıların yapıları ve özellikleri de fosil kayıtları da evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını ispatlamaktadır
Resimde 95 milyon yıllık bir mürekkep balığı fosili görülmektedir.
Bu fosilin, günümüzdeki örneklerinden en ufak bir farkı yoktur.
Fosilde mürekkep balığının derisinin altındaki pigment kesesi tabakası dahi görülmekte, iskelet yapısı
Fosil kayıtlarında yer alan yüz binlerce bitki fosili bu durumun delilidir.
bir fosil dahi yoktur.
Her biri milyonlarca yıllık olan bu fosiller evrimi yalanlamaktadır. 50 milyon yıllık sumak fosili de
Aslında Darwinizm in temeli, çok çürük bir mantığa dayanmaktadır.
formların fosil kayıtlarında mutlaka bir gün bulunacağına inandırılmışlardır.
Diğer bir deyişle, Darwinist mantığa göre tüm insanlık, tüm canlı türleri, sahip olduğumuz medeniyet
Darwinistler daha önce ilkel mantıklar kullanarak kendilerine taraftarlar bulabiliyorlardı.
Ama şu anda Darwinistler için durum hiç de kolay değildir.
Artık Darwinizm in, insanları aldatması mümkün değildir.
Darwinistler, 530 milyon yıl önce var olmuş bir trilobit gözünü açıklayamazlar.
Darwinistler, türlerin birbirine dönüştüğünü iddia eder, fakat bu hayali dönüşümde tek bir hücrenin nasıl
Darwinizm açmaz içinde bir teoridir ve yeni fosil delilleriyle her geçen gün bir kademe daha yok olmaktadır
Bugüne kadar evrimcilerin, kendilerince evrimin delili olarak sundukları fosillerin birçoğunun ya sahte
Örneğin, 100 yıldır en önde gelen ara form olarak sunulan Archaeopteryx adlı fosil kuşun, iddia edildiği
Kısaca, evrimcilerin evrimin delili olarak öne sürebilecekleri bir tek fosil örneği dahi yoktur.Fosil
Bilim adı altında ortaya çıkan Darwinistler, fosillerin ortaya koyduğu gerçeği reddederek, aslında açıkça
göz ardı etmemesi gerekir.
Bunun aksini iddia etmek artık bilim değildir.
İnsanın hayali evrimine dair Darwinistler tarafından ortaya atılan sayısı belli birkaç kafatası fosili
Darwinistler bunları onlarca yıl boyunca en önemli ara formlar olarak kullanmışlardır.
Fakat zamanla bilimsel gelişmeler iddia edilen söz konusu fosillerin ya maymunlara ya geçmişte yaşamış
İşte o zaman Darwinistler, spekülasyonları için bir zemin bulmuş olur, teori, biyoloji, mikrobiyoloji
ve genetik alanlarında kanıtlanmamış olmasına rağmen, olmayan fosil kayıtlarını senaryo üretmek için
Dolayısıyla Darwinizm, tüm bilim alanlarında olduğu gibi paleontoloji alanında da çöküşe uğramıştır.
Resimdeki 79 milyon yıllık fosilin de ortaya koyduğu gibi, kaplanlar herhangi bir değişim sürecinden
Fosil kayıtlarında ara geçiş formlarına neredeyse yok denecek kadar az rastlanması, paleontolojinin
Bizler kendimizi canlılık tarihinin tek gerçek öğrencileri olarak nitelendiriyoruz.
Bunlardan biri de resimdeki 48 milyon yıllık ayı kafatası fosilidir.
Darwinistlerin 150 yıldır devam eden ara form fosili arayışı büyük bir hüsranla sonuçlanmıştır.
Schwartz fosil kayıtlarının, Darwinizm in aleyhine olduğunu şöyle ifade eder: Pek çok paleontolog fosil
türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi.
Resimde görülen mantis karidesi fosili de evrimcilerin gizlemeye çalıştıkları bu gerçeği ortaya çıkaran
Bu fosilin günümüzde yaşayan mantis karideslerinden hiçbir farkı yoktur.
Evrim iddiasını yalanlayan fosil kayıtlarında, canlı türlerinin sahip oldukları özellikleri aşama aşama
meydana gelmemiş, çenesinin yarısı gelişmiş, kafatası yapısında deformasyonlar ve bozukluklar olan tek
bir tane dahi sırtlan fosili yoktur.
Fosil kayıtlarının ortaya koyduğu en önemli bilgilerden biri, türlerin sahip oldukları tüm özelliklerle
Yani, fosil bulgularında herhangi bir ilkel varlıktan gelişmiş ve tüm uzuvlarını yavaş yavaş kazanmış
The Origin of Species Revisited adlı kitapta bu gerçeğin, Darwinizm için ne kadar ciddi bir çıkmaz olduğu
Darwinistlerin yaklaşık 150 yıldır anlattıkları hikayelerin doğruluğunu ispatlayabilmeleri için, örneğin
Ne var ki, Darwinistler Sibirya kurtları veya herhangi bir başka canlı için böyle bilimsel bir açıklama
Fosiller gibi somut bulgular ise, Sibirya kurtlarının hep Sibirya kurdu olarak var olduklarını göstermiştir
İnsanların büyük bir kısmı, uzun zamanlar boyunca Darwinizm i savunan profesörlerin ve bilim adamlarının
Ancak artık gerçekler ortadadır.
Bu fosil, aslanların da diğer canlılar gibi evrim geçirmemiş olduğunu kanıtlamaktadır.
Darwinistlerin iddiasına göre, 82 milyon yıl öncesine ait bu fosilin, eksikliklerle, yarı gelişmiş organlarla
Darwinistlerin insanın hayali evrimine dair iddialarının tek sebebi, ellerinde üzerinde spekülasyon yapabilecekleri
maymun fosillerinin fazla oluşudur.