Kademeli gelişimi veya sıçramalı evrimi savunan hiçbir gerçek evrimci, fosil kayıtlarını, Yaratılış a
Evrim, fosiller karşısında büyük bir yenilgiye uğramıştır.
İşte bu, Darwinistleri gün geçtikçe daha fazla çaresiz bırakan bilimsel delillerden biridir.
Darwinistler bu olağanüstü canlının boynunun, yüksekteki dallara uzanırken zamanla uzadığı varsayımında
Evrim teorisinin bu en ünlü aldatmacalarından biri, resimde görülen fosil deliliyle ortadan kalkmış bulunmaktadır
Bunların sürekli değişim geçiren, dallara ulaşmak için gitgide uzamaya başlayan örneklerinden fosil kayıtlarında
Hep melengiç olarak var olan bu bitki, diğer tüm bitkiler gibi, hiçbir ara aşamadan geçmemiş, bir başka
Nitekim evrimciler de bitkilerin sözde evrimini gösterebilecek herhangi bir ara form fosili olmadığını
Neo Darwinizm in kurucularından olan George Gaylord Simpson bu gerçeği şöyle ifade etmektedir: Ara formların
Sayısız yaşayan fosilin sergilendiği Yaratılış Atlası serisi ve elinizdeki bu eser, Darwinistlerin paniğini
güçlendiren, evrimin ölümünü Darwinistlere gösteren ve Darwinistlere artık insanları aldatamayacaklarını
Darwinizm in ölümünü ilan eden bilimsel deliller arttıkça, Darwinistler Bize bir şey olmadı görünümüne
Fosil kayıtları, deniz yıldızlarının sözde atası olan herhangi bir canlı ortaya koymamıştır.
Darwinistlerin, canlıların birbirlerinden türediğini savunabilecekleri fosil delilleri yoktur.
Darwinistler canlı türlerinin birbirlerinden uzun zamanlar içinde evrimleşerek çoğaldıklarını iddia ederken
Fosil kayıtlarında izi görülen tüm canlıların hiçbir değişime uğramadıkları gerçeğinin evrim teorisini
Evrimciler düşünmemekte ve kavramamakta ısrar etseler de, resimdeki 95 milyon yıllık kum balığı fosili
Evrimci Stephen Jay Gould, fosillerin evrim teorisini hiçbir zaman desteklemediğini şöyle ifade eder:
Fosil kayıtlarında ara geçiş formlarına neredeyse yok denecek kadar az rastlanması, paleontolojinin
Bizler kendimizi canlılık tarihinin tek gerçek öğrencileri olarak nitelendiriyoruz.
gibi, onların da soyları tükenmek üzeredir.Kafatası tüm detaylarıyla korunmuş olan bu gözlüklü ayı fosili
Fosil bulgularının gösterdiği gerçek, canlıların kökeninin kör tesadüfler değil, Yaratılış olduğudur.
Oysa, evrimcilerin omurgasız canlılarla omurgalılar arasında ara form olarak gösterebildikleri bir tek
fosil dahi bulunmamaktadır.
37 milyon yıllık levrek fosili de bunlardan biridir.
Fosili bulunan yüzbinlerce günümüz canlısı gibi, o da hiçbir değişim geçirmemiştir.
Fosil kayıtları bunu ispat etmiştir.
Darwinistlerin bu ispatlı delil karşısında söyleyebilecekleri sözleri yoktur.
Dünyanın dört bir yanında yaklaşık 150 yıldır fosil araştırmaları yapılmaktadır.
Bu araştırmaların neticesinde milyonlarca fosil elde edilmiştir.
Evrimcilerin ara geçiş fosili iddiaları, bir hayalden öteye asla gidememiştir.
Bilim yazarı Richard Milton, Shattering The Myths of Darwinism (Darwinizm in Mitleri) adlı kitabında,
süredir yapılan araştırmalarda evrimi destekleyen hiçbir fosil görülmemiştir.
Tüm fosil bulguları, tek bir ağızdan, canlıların evrim geçirmediğini, yaratıldığını söylemektedir.
Sayısız fosil, evrimin geçersiz olduğunu açıkça ispatlamışken, çeşitli çarpıtmalarla gerçeklerden kaçmaya
çalışmak mantıklı bir davranış değildir. 125 milyon yaşındaki örümcek fosili gibi, farklı canlı türlerine
ait sayısız fosil örneği, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını net olarak ortaya koymuştur.
ağaçlarının 50 milyon yıldır hiç değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini ispatlayan resimdeki fosil
Örneğin Myrmarachne türü sıçrayan örümcekler karınca taklidi yapar.
Darwinistlerin evrim mekanizmalarıyla bu durumu açıklayabilmeleri mümkün değildir.
genellikle Kuzey Amerika da yaşayan sekoyaların, on milyonlarca yıldır aynı olduklarını gösteren sayısız fosil
Resimdeki fosil ise yaklaşık 140 milyon yaşındadır.
Her biri kendisine has özelliklerle fosil kayıtlarında birdenbire beliren ve milyonlarca yıl boyunca
Canlılar sahip oldukları özellikleri, evrimcilerin iddia ettiği gibi aşamalı olarak kazanmış olsalardı, bu ara
aşamaları gösteren pek çok fosil örneğinin bulunması gerekirdi.
Ancak bugüne kadar elde edilen tüm fosil örneklerinde, resimdeki 125 milyon yıllık fosilde de olduğu
Evrim iddiasının doğru olup olmadığının görülebileceği en önemli ve net bulgulardan biri fosil kayıtlarıdır
Bugüne kadar yeryüzünün oldukça büyük bir alanı kazılıp araştırılmış, milyonlarca fosil bulunmuştur.
Bu fosiller içinde, geçmişte evrim yaşandığını gösteren hiçbir örnek çıkmamıştır.
iddialarını bilimsel olarak ispatlayabilmeleri içinse, bu türler arasında dönüşüm olduğunu gösteren ara
geçiş canlılarının fosillerini göstermeleri gerekir.
evrim sürecinin yaşanmadığını gösteren yüz milyonlarca fosil örneği vardır.
Darwinist iddiaların doğru kabul edilebilmesi için bir kutup tilkisi tam teşekküllü özellikleriyle var
olana kadar sayısız ara aşamadan geçmeli ve bu aşamaların izlerinin fosil kayıtlarında görülmesi gerekmektedir
Ama, sadece kutup tilkilerine değil, hiçbir canlıya ait tek bir ara fosil bile bulunmamaktadır. 59 milyon
Darwinistler bilimsel bulgularla tartışmak yerine propaganda yöntemlerine başvurmayı, düşünce özgürlüğünü
Ancak bugüne kadar bunu yapamamışlardır ve bundan sonra da yapmaları mümkün değildir: çünkü Darwinistlerin
Darwinizm e göre, bir canlının hayali evrimi için 48 milyon yıl oldukça uzun bir süredir.
Asya yaban köpeğinin günümüzde görülen mükemmel yapısına ulaşabilmek için sayısız ara aşamalar katetmeli
Fakat 48 milyon yıllık canlının fosili elimizdedir ve şu an dünya üzerinde yaşayan Asya yaban köpeklerinden
Bugüne kadar elde edilen hiçbir fosil, sabun ağaçlarının sözde evrimsel sürecini göstermemiştir.
Çünkü tüm sabun ağacı fosilleri, günümüzde yaşayan sabun ağaçlarıyla aynı özelliklere sahiptir.
Çünkü fosil bulgularına göre tüm canlı türleri yeryüzünde birden bire ortaya çıkmış, yani yaratılmıştır
Fosiller gibi somut bilimsel kanıtların Darwinizm aleyhinde olduğu gizlenemez bir gerçektir.
Günümüzde bilimsel bulguları tarafsız değerlendirme yeteneğini henüz kaybetmemiş evrimciler dahi, fosil
Örneğin Henry Gee, In Search of Deep Time (Eski Zamanların Arayışında) isimli kitabında, fosil kayıtlarında
Fosillerin de ispatladığı gibi bütün bitki türleri, kendi içlerinde özel ve orijinal olarak yaratılmış
, 1965, s. 94)Bu gerçeğin delillerinden biri de resimde görülen 50 milyon yaşındaki meşe yaprağı fosilidir
yapılarında hiçbir değişiklik olmadan günümüze kadar gelmiş canlılardır. 25 milyon yıllık termit fosilleri
Resimde görülen amber içindeki termit fosili ise, 25 milyon yaşındadır.
Fosiller, canlıların evrim geçirmediklerinin en vurucu delillerinden biridir.
Norton Co., 1983, s. 180)Cracraft ın ara form fosillerinin bulunmasını olağanüstü zor olarak nitelendirmesi
, açıkça Bu fosiller yok. demekten çekinmesinden kaynaklanmaktadır.
Fosil kayıtlarına göre memeliler sınıflamasına dahil canlılar yeryüzünde aniden ortaya çıkmıştır.
fosillerin sonraki yıllarda ortaya çıkacağına inanmıştı.
O zamandan bu zamana kadar, Darwin in bulunacağına inandığı ara fosilleri arayıp durdular.
Fosil kayıtlarının ortaya çıkardığı değişmemiş canlılar, Darwinizm i kesin olarak ortadan kaldırdı.
Bitkiler fosil kayıtlarında, günümüzdeki bitkilere benzer özelliklerle birdenbire belirmektedirler.
Resimde yer alan ginkgo yaprağı fosili yaklaşık 65 milyon yıllıktır.
Yaprağın genel hatları ve damar yapısı detaylı olarak fosilleşmiştir. 12 cm boyunda olan fosil, ginkgoların
Ancak böyle bir fosile hiç rastlanmamıştır.
örneği elde edilmişken, neden bir tane dahi ara form fosili bulunamamıştır?
Darwinist ön yargılarla düşünmeyenler için bu sorunun cevabı açıktır: Çünkü ara canlılar hiçbir zaman
50 milyon yıllık sekoya kozalağı fosili de bu canlıların milyonlarca yıllık dönemde aynı şekilde varlıklarını
Bu ve diğer yaşayan fosil örnekleri şu gerçeği açıkça ilan eder: Evrim yaşanmamıştır.
Darwinistlerin bu konudaki tüm iddiaları boştur, evrim büyük bir yalana dayanmaktadır.
Resimde görülen zargana fosilinin ince gövdesi, iskeleti, kılıç balığına benzer uzun çenesi ve sivri
ve Darwinistlerin en önemli problemlerinden birini oluşturur.
Evrimsel süreci en iyi şekilde açıkladığını iddia eden klasik neo Darwinizm, fosil kayıtlarının en şaşırtıcı
Fosil kayıtlarına göre canlı türleri, birbirinden bağımsız olarak, aralarında hiçbir ata-torun ilişkisi
Wesson, 1991 de yayınlanan Beyond Natural Selection (Doğal Seleksiyonun Ötesinde) adlı kitabında fosil
kayıtlarının canlılığın oluşumu hakkında verdiği bilgiyi şöyle aktarır: Ne var ki, fosil kayıtlarındaki
Fosil kayıtlarındaki bu önemli izler, yaklaşık 150 yıldır çeşitli çabalarla ayakta tutulmaya çalışılan
Çünkü canlının elde edilen tüm fosilleri aynı şeyi söylemektedir: Bu canlı, milyonlarca yıl boyunca değişmemiştir
Öte yandan sayısız fosil, canlıların hiç değişmediğini, yani evrimsel bir süreçten geçmediğini ispatlamıştır
anlaşmaya çalışan, her tarafı tüylerle kaplı, yavaş yavaş insana dönüşen yarı maymun varlıklar Darwinistlerin
Pandalara ait hangi fosil kalıntısına baksak, günümüz pandalarından hiçbir farkı olmadığını görürüz.
Fosil kayıtlarında, pandaların hayali atalarına dair hiçbir iz yoktur.
Darwinistlerin, pandaların ve diğer canlıların sözde evrimine dair tüm spekülasyonları anlamsızdır.
Bu böcekler incelendiğinde, 25 milyon yıllık resimdeki fosilden bir farklarının olmadığı görülür.
Darwinistlerin iddia ettikleri gibi böcekler evrim geçirmemişlerdir.
da ötesi, bütün iddiasını, var olan her canlının, gerçekleşmesi ihtimal dışı sayısız tesadüflerin ardı
Örneğin fosil kayıtları incelendiğinde, evrimcilerin iddia ettiği gibi bir sürecin hiç yaşanmadığı görülür
Canlıların art arda gelen değişikliklerle gelişmedikleri, sahip oldukları tüm özelliklerle bir anda ortaya
familyasına dahil olan bu kınkanatlılar, genellikle nemli çimenlerde, su kenarlarında ve ormanlarda yaşarlar
Resimde görülen fosil her iki böcek türünün de on milyonlarca yıldır değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini
Bulunan tüm fosiller tüm canlı türlerinin değişmediğini gösterirken, maymunların değişerek insana dönüştüğünü
Evrim teorisi, bir köpüklü ağustos böceğinin sahip olduğu tek bir DNA yı bile açıklayamaz.
Hücrenin tesadüflerle oluştuğunu iddia eder, ama bilim adamları bu canlının tek bir hücresini laboratuvarlarda
Fosil kayıtları ise, yaklaşık 125 milyon yıl önce, günümüz köpüklü ağustos böceklerinin yeryüzünde var
Fosil kayıtları tüm balık türlerinin kendilerine has özelliklerle var olduklarını, diğer türlerle aralarında
Yaşamın Temel Kuralları, Cilt III, Kısım I, sf. 248)Aslında sadece balıkların kökenine dair değil, Darwinistlerin
Sayısız fosil örneği evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını gösterirken, Darwinistlerin teorilerinde ısrarcı
Bugüne kadar bulunan milyonlarca fosil arasında bir tane bile ara geçiş formunun bulunmamış olmasını
Eskiden bu masallarla teselli bulan ve kendilerini avutan evrimciler, bugün artık çok detaylı bilgilenmiş
Evrimi yalanlayan yüz milyonlarca fosilden biri de deniz kestaneleridir.
Resimde görülen 95 milyon yaşındaki bu deniz kestanesi evrim teorisini geçersiz kılmak için tek başına
Çünkü, başta fosil kayıtları olmak üzere, evrimin aleyhine olan tüm bilimsel bulgular gözler önündedir
Fosil bulgularının evrim teorisini geçersiz kıldığını, evrimci fosil uzmanı David Pilbeam, şöyle itiraf
Diğer yandan, resimdeki 3,3 milyon yıllık beyaz aslan kafatası gibi sayısız fosil, gerçekleri açıkça
Evreni ve tüm canlıları, herşeyin tek hakimi olan Allah yaratmıştır.
Fosil kayıtları tüm sinek türlerinin bir anda ortaya çıktıklarını ve milyonlarca yıldır yapılarında hiçbir
Fosil kayıtları sineklerin ve tüm böceklerin kökeninin Allah ın yaratışı olduğunu gözler önüne sermiştir
Fosil kayıtları o kadar kesin ve ele geçen kalıntılar o kadar belirleyicidir ki, bir aslanın tüm özelliklerini
Şu anda var olan aslanlar, yaratıldıkları ilk andaki gibidirler; Darwinistlerin iddia ettikleri şekilde
Fosil kayıtları bunu ispat etmektedir.
Fosil kayıtları, bu canlıların son derece kompleks yapılarıyla bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir
Deniz lalelerinin bir başka canlıdan yavaş yavaş oluştuklarına dair bir tane dahi fosil örneği yoktur
Elde edilen tüm fosiller, deniz lalelerinin hep deniz lalesi olarak var olduklarını ispatlamıştır.
Darwinistler, insanın hayali evrimine kendilerince 20 milyon yıllık bir zaman dilimi biçerler.
Ama bu uzun dönem boyunca olması gereken tek bir ara geçiş fosili bile ortada yoktur.
Artık bunun üzerine Darwinistlerin tüm provokasyonları boşunadır.
Darwinistlerin içine düştüğü çaresiz durum, bu gerçeği görmek istememelerinden kaynaklanmaktadır.
Resimdeki 9.5 milyon yıllık kurt kafatası fosili, kurtların kafatası yapılarında milyonlarca yıldır hiçbir
Darwinistler, 1800 lerin sonundan itibaren bilimsellik görünümü altındaki sayısız yalanla insanlığı aldatmıştır
Ancak bilimin geliştiği, internetin yaygınlaştığı günümüzde artık bu yalanın devam etmesi mümkün değildir
Resimdeki 25 milyon yıllık fosil, ağaç kabuğu bitlerinin tarih boyunca hep aynı şekilde var olduklarını
Evrimciler bu gerçeği göz ardı etmekte ısrarcı oldukları müddetçe, olmayan ara geçiş formlarını aramaya
canlıların Yüce Allah ın eseri olduğu gerçeğini asla değiştirmeyecek ve her geçen gün daha çok insan Darwinizm
490 milyon yıl) beri yaşadıkları bilinen, Ordovisyen dönemine (490 443 milyon yıl) ait çok sayıda fosil
Mercanlar, yalnız veya koloniler halinde yaşar.
Yüz milyonlarca yıldır değişmeyen yapılarıyla Darwinizm e büyük darbe indiren mercanlar, diğer tüm canlılar
Dolayısıyla Darwinizm, hem türler hem de türler içindeki çeşitlenmeler konusunda da açıklamasızdır.
Farklı türdeki tilkiler, fosil kayıtlarında milyonlarca yıl öncesinden beri vardır.
bir ara form bile bulunmamaktadır.
Kafatası fosilleri tarih boyunca hiçbir canlının değişmediğinin, bir başka canlıya dönüşmediğinin, her
Bu deliller, Darwinist düşüncenin açmazlarını ve mantıksızlıklarını vurgulamaktadır.
Bilimsel bir teori gibi sunulan Darwinizm, aslında, inanılmaz derecede mantıksız bir ideolojidir.
Yüz milyonlarca yıldır varlıklarını devam ettiren deniz yıldızları, eğer Darwinistlerin iddiaları doğru
Darwinistler biraz çamur, biraz da yıldırımlar, fırtanalar gibi doğa olayları biraraya geldiğinde, eğer
yıl da geçse taşın toprağın, hisseden, düşünen, karar alan, sevinen, eser meydana getiren, araştırma yapan
Derek Ager, The Nature of The Fossil Record adlı kitabında önemli bir itirafta bulunur ve şöyle der:
(Ager, D., V., The Nature of The Fossil Record , Proceedings of the Geological Association, vol. 87,
Bu gerçeği ifşa eden en önemli bulgulardan biri fosil kayıtlarıdır.
Örneğin tilkilerin kafatasları, resimdeki 8.6 milyon yıllık tilki kafatası fosilinin de gösterdiği gibi
Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde
Ager, The Nature of the Fossil Record , Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976
biri de resimdeki 50 milyon yıllık kızılağaç fosilidir.
Darwinistler, maymunların taklit kabiliyetlerinin etkisinde kalarak, bu canlıların zekalarının gelişip
Evrimcilerin bilimi göz ardı ederek, gerçekleri görmezlikten gelmeye çalışmaları, gerçeği değiştirmez
Darwinizm çökmüştür. Canlılığın kökeni Yaratılış tır.
önce yaşamış kedi, kuş ve diğer canlıların mumyalanmış bedenlerine ait örnekler üzerinde çizimler yapan
Fosil kayıtlarının açıkça ispatladığı gibi, sadece kurtlar değil, hiçbir canlı türünün fiziksel yapısında
Ancak Darwinistler, balıkların, böceklerin, sürüngenlerin, kuşların, memelilerin kafatası yapısında ve
Ama tüm canlı türlerindeki değişmezlik, tek başına, bu iddianın bir yalandan ibaret olduğunu göstermek
yeryüzünde yaşayan tilkilerin tüm karakteristik özellikleri, 7,3 milyon yaşındaki bu tilki kafatası fosilinde
Yüzbinlerce kafatası fosili, tilkilerin hep tilki, aslanların hep aslan, leoparların hep leopar, kedilerin
Fosil kayıtları, insanın bir tür hayvan olduğu yalanını da çökertmiştir.
Atın evrimi senaryosu, Darwinizm in en bilinen sahtekarlık örneklerinden biridir.
Günümüzde pek çok evrimcinin geçersizliğini itiraf etmek zorunda kaldığı bu senaryo, hala bazı fanatik Darwinistler
Bu delil başlı başına Darwinizm in her türlü iddiasını, her türlü yalanını yıkmaya yeterlidir.
Wesson, 1991 de yayınlanan Beyond Natural Selection (Doğal Seleksiyonun Ötesinde) adlı kitabında fosil
kayıtlarının canlılığın oluşumu hakkında verdiği bilgiyi şöyle aktarır: Ne var ki, fosil kayıtlarındaki
Resimdeki 8,9 milyon yıllık bozayı kafatası fosili gibi, tüm fosiller evrimin içi boş bir teori olduğunu
Bunlardan biri ünlü yaşayan fosil Coelacanth tır.
Ancak, fosil kayıtlarında bu tür canlıların bir tanesine dahi rastlanmamıştır.
Sayısız fosilin arasında tam balıklar, tam amfibiyenler vardır, ancak bu tür ara geçiş formları bulunmamaktadır
Darwinistlerin, atın evriminin başlangıcı saydıkları dönemlerde, günümüz atları ve günümüz atlarının
Fakat Darwinistler, bu gerçeği görmeyi reddeder ve okul kitaplarına ve evrim makalelerine sahte atın
Fosil kayıtlarındaki bu değişmezlik, Darwinistleri büyük bir çıkmaza sokmaktadır.
Fosillerin ortaya koyduğu somut bilgiler karşısında, Darwinist propagandanın etkili olması artık mümkün
Darwinistler de Yaratılış gerçeğinin gizlenmesinin imkansızlığının farkına varmalı, dogmalarında ısrar
Ancak fosil kayıtlarında böyle bir sürecin yaşandığına dair en küçük bir bilgi bile yoktur.
Resimdeki 95 milyon yıllık zargana balığı fosilinin de gösterdiği gibi, canlı türleri soyları devam ettiği
Darwinistlerin, insanların sözde maymunlardan türedikleri iddialarına dayanak göstermeye çalıştıkları
Bu durumda, Darwinistlerin mantıksız iddialarına göre, papağanların insana dönüşme ihtimali çok daha
Resimdeki 36 milyon yıllık maymun kafatası fosili gibi, sayısız bulgu canlıların hep aynı kaldıklarını
türlerinin sürekli değişerek birbirlerinden türediklerini ve ilerleme kaydettiklerini iddia eden Darwinistlerin
Darwinistlerin sürekli telkin ettikleri, Canlılar değişerek gelişirler ve başka canlılara dönüşürler
Eğer evrim doğru olsaydı, sayısız türün değiştiğini gösterecek milyarlarca ara form bulunması gerekirdi
Fosil kayıtlarında tüm özellikleriyle tam canlılar yerine, yarı gelişmiş henüz günümüzdeki halini almamış
Fakat şu anda, sayısız çağrıya rağmen, Darwinistler tek bir tane bile ara form örneği gösterememektedir
Darwinistler hayali mekanizmaların canlıları sürekli değiştirerek yeni türlere dönüştürdüğü masalına
1979), s. 26)Evrimcilerin canlıların değişim içinde oldukları hayalini yıkan en önemli bulgular ise fosil
Resimdeki 125 milyon yaşındaki yaban arısı fosilinin de gösterdiği gibi canlılar hiç değişmemekte, yani
Fosil kayıtları canlıların sadece belli türlerinin değil, bulguları elde edilen tüm türlerinin tarih
, bu gerçek şöyle dile getirilmektedir: Oysa, Coelacanth gibi milyonlarca yıl öncesinden kalan fosilleriyle
yıldır aynı olan canlılardan biri de resimdeki yılan balığıdır. 95 milyon yaşındaki yılan balığı fosili
Fosillerle ispatlanan bu gerçek, açık ve net olarak ortadadır.
Darwinistlerin ısrarla göz ardı etmeye çalışmaları, bu gerçeği değiştirmez.
Darwinizm in sahte ilahı kör tesadüflerdir.
Şimdi artık batıl olanın ortadan kalkma vakti gelmiştir.
yıllık bu fosil, canlının milyonlarca yıl değişmediğini, dolayısıyla Darwinist iddiaların tümünün yalan
Tesadüf, Darwinizmin mucizeler meydana getiren sahte ilahıdır.
Fakat Darwinizmin karanlık büyüsü, bilimsel delillerle yok edilmiştir.
karşısında Darwinistlerin sahte delillerinin hiçbir geçerliliği yoktur.
Pandaların hep panda olarak var olduklarını gösteren bu fosil, canlıların evrimi iddialarını yalanlamaktadır
geçtiklerini gösteren bir tane bile fosil bulunmamıştır.
Bu gerçek karşısında Darwinistler büyük bir acz içindedir.
Darwinistler cevabını asla veremedikleri sayısız soruya rağmen körü körüne bir bağlılıkla teorilerini
Çayır çekirgelerinin kademeli olarak geliştiklerini gösteren fosiller nerede? sorusu cevapsızdır.
Tüm bu cevapsız sorular, Darwinizm in ne kadar büyük bir açmaz içinde olduğunun göstergesidir.
Evrimciler tüm arayışlarına ve uğraşlarına karşın, fosil kayıtlarında herhangi bir canlı türünün evrimle
Bir canlı türü, fosil kayıtlarında hangi özellikleriyle ortaya çıktıysa, milyonlarca yıl boyunca o özelliklerini
Resimde görülen 65 milyon yıllık çayır kurdu gibi kitap boyunca gördüğümüz tüm fosiller bu örneklerin
Bu kadar canlı evrim iddiasını açıkça reddederken Darwinistlerin insanın sözde evrimi hakkında senaryolar
Darwinistlerin, evrimin yaşanmış olduğunu gösterebilecek hiçbir bilimsel delilleri yoktur.
Eğer herhangi bir canlı veya fosil bilseydim, tabii ki bunu kitabıma ilave ederdim...
fosil kaydı mevcut değil.
Tesadüfler, Darwinizm in mucizeler meydana getiren sahte bir ilahıdır.
Darwinistler, günümüz kompleks canlılarının milyonlarca yıl boyunca tesadüfler sonucunda, küçük değişimlerle
Üstelik evrimci iddiaların geçersiz olduğunu gösteren tek canlı, deniz kestaneleri değildir.
Fosil kayıtları aradan geçen uzun jeolojik dönemlere rağmen, hiçbir değişikliğe uğramamış, yarım ve eksik
olarak yaşamamış hayvanların fosilleriyle doludur.
Bugüne kadar, evrimsel bir süreç yaşandığını gösterebilecek tam gelişmemiş, yarım kanatlı, yarım gözlü tek
bir tane bile yusufçuk fosili bulunmamıştır.
Resimdeki 100 milyon yaşındaki yusufçuk fosili de bu gerçeği teyit eden bulgulardan biridir.
Fosil bulgularının evrim teorisini geçersiz kıldığını, evrimci fosil uzmanı David Pilbeam, şöyle itiraf
Evrim teorisi, bilimsel bulgular karşısında yenilgiye uğramış, fosil bulguları evrimi yıkmıştır.
Resimdeki 95 milyon yaşındaki Elopidae fosili de evrimi yıkan bulgulardan biridir.
Darwinistlerin bilim dışı iddialarına göre sürüngenler yalnızca kuşların değil, aynı zamanda memelilerin
Evrimciler bugüne kadar bu sorulara tatmin edici tek bir bilimsel cevap verememişlerdir.Bu durum sürüngenlerin
Üstelik sürüngenlerle memelileri birbirine bağlayabilecek tek bir ara form fosili dahi bulunamamıştır
Resimde görülen 95 milyon yıllık vatoz fosili, yeryüzündeki canlıların var oldukları andan itibaren hiçbir
değişikliğe uğramadıklarını ortaya koymakta ve Darwinistlerin Fosiller evrim teorisini destekler teorisini
Fosillerin Darwin in hayal ettiği türler arası ara form ları ortaya çıkarmadığı, aksine yeryüzündeki
Resimdeki ayı kafatası fosili 63 milyon yaşındadır ve ayıların tarih boyunca hep ayı olarak var olduklarının
Bu hayali ara canlılara fosil kayıtlarında sıkça rastlanması, resimdeki gibi tam oluşmuş deve örneklerinin
Ama fosil kayıtlarından elde ettiğimiz veriler, hayali ara formların hiç yaşamadığını, develerin herhangi
bir ara aşamadan geçmediklerini, hep deve olarak var olduklarını göstermektedir.
Eğer evrimcilerin bu iddiaları doğru olsaydı, resimde gördüğünüz 50 milyon yaşındaki karınca fosilinin
Darwin gelecekte yapılacak fosil araştırmalarından çok umutluydu.
Teoriye en büyük darbeyi fosiller indirdi.
i geçersiz kılan fosillerden biridir.
Karada yaşayan bitkilerin fosil tarihi ve yapısal özelliklerini incelediğimizde, karşımıza evrim teorisinin
doğrulayan bir bitki fosili serisi yoktur.
, bir türden diğerine ara geçiş formu özelliği göstermez.
Fosiller bize pek çok şey söylerler.
Fakat söylemedikleri tek bir şey vardır ki, o da herhangi bir şeyin ataları olup olmadıklarıdır.
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bilgi budur.
Eğer Darwinistlerin iddiaları doğru olsaydı, denizatları yapılarına uygun olan göz yapısını geliştirene