Okaliptüs Ağaçlarının Sevimli Sakinleri: Koalalar
Koala denildiğinde aklımıza, kollarını ve bacaklarını bir okaliptüs ağacının gövdesine dolamış, gri tüylü ve sevimli bir hayvan gelir. Koalaların günün büyük bölümünü uyuyarak veya dinlenerek geçirmeleri de dikkat çekici özelliklerinden biridir. Bir koala günde yaklaşık 18–20 saat dinlenebilir.
Bu uzun dinlenme süresinin önemli nedenlerinden biri koalanın beslenme biçimidir. Okaliptüs yaprakları enerji ve besin değeri bakımından fakir, lifli ve sindirilmesi güç bir besindir. Koala, sahip olduğu enerjiyi dikkatli kullanabilmek için günün büyük bölümünde hareketsiz kalır; genellikle geceleri beslenir ve ağaçlar arasında hareket eder.
Ağaç Üzerinde Yaşamaya Uygun Eller
Koalanın elleri ve ayakları, hayatının büyük bölümünü ağaçların üzerinde geçirmesine imkân verecek özelliklere sahiptir. Güçlü kolları, kıvrık ve keskin pençeleriyle geniş ağaç gövdelerine sıkıca tutunabilir ve hızla tırmanabilir.
Ön ayaklarındaki ilk iki parmak diğer üç parmaktan ayrı bir konumdadır. Bu karşılıklı yerleşim, koalanın dalları adeta bir mengene gibi kavramasını sağlar. Arka ayaklarındaki pençesiz başparmak da diğer parmaklardan ayrıdır ve küçük dallara sıkıca tutunmasına yardımcı olur. Arka ayağındaki birbirine yakın iki parmak ise kürkünü temizlerken bir tarak gibi kullanılabilecek yapıdadır.
Koala, pençelerini ağaç kabuğuna çengel gibi geçirerek tutunur. Dört ayağıyla birden dalları kavrayabilir, gövdeye sarılarak tırmanabilir ve yüksek dalların üzerinde dengesini koruyabilir. Bu birbirini tamamlayan özellikler, koalanın ağaçlardaki hayatını kolaylaştıran kusursuz bir bütün oluşturur.
Koalalar yerde yürürken ağır ve beceriksiz görünebilirler. Ancak sanıldıkları kadar tembel canlılar değildir. Ağaçların üzerinde oldukça çevik hareket edebilir, hızla tırmanabilir ve gerektiğinde bir daldan yakındaki başka bir dala sıçrayabilirler.
Ağaç Gövdesine Sarılmanın Bir Başka Faydası
Koalanın ağaç gövdesine sarılması yalnızca tırmanmasına ve dinlenmesine yardımcı olmaz. Bilimsel araştırmalar, sıcak havalarda koalaların çevredeki havadan daha serin olan ağaç gövdelerine vücutlarını yasladıklarını göstermiştir.
Koala, vücudundaki fazla ısının bir bölümünü serin ağaç gövdesine aktarabilir. Böylece sıcaklığını düzenlerken daha az su kaybeder. Koalanın hangi ağaca, hangi yüksekliğe ve nasıl yerleşeceğini belirleyen davranışları, onun sıcak Avustralya ikliminde yaşamasına yardım eden önemli özelliklerdendir.
Annesinin Kesesindeki Minik Yavru
Koalalar ayı değil, keseli memelilerdir. Günümüzde yaşayan koalalar, Phascolarctos cinereus adı verilen tek bir tür içinde sınıflandırılır. Farklı bölgelerde yaşayan koalaların büyüklükleri, ağırlıkları ve kürklerinin yoğunluğu değişebilir.
Dişi koala uygun şartlarda genellikle yılda bir yavru dünyaya getirebilir. Yeni doğan yavru son derece küçük, kör ve tüysüzdür. Doğumdan hemen sonra annesinin kesesine ulaşır ve burada bir meme ucuna tutunarak gelişimini sürdürür.
Yavru yaklaşık altı ila yedi ay boyunca kesede korunur. Büyüdükçe keseden çıkmaya ve annesinin sırtında taşınmaya başlar. Yaklaşık bir yaşına gelinceye kadar annesinin yanında kalabilir.
Yavru koalanın okaliptüs yapraklarını sindirebilecek bir bağırsak sistemine hazırlanması da dikkat çekicidir. Yaprak yemeye başlamadan önce annesinin ürettiği, “pap” adı verilen özel ve yumuşak bir bağırsak içeriğini tüketir. Böylece okaliptüs yapraklarının sindirilmesine yardımcı olan faydalı mikroorganizmalar yavrunun sindirim sistemine aktarılır.
Her Okaliptüs Yaprağını Yemezler
Avustralya’da 600’den fazla okaliptüs türü bulunur. Ancak koalalar bunların tamamıyla beslenmez. Yaşadıkları bölgeye göre yalnızca belirli okaliptüs türlerini tercih ederler. Bir bölgede yaşayan koalaların öncelikle seçtiği iki veya üç temel besin ağacı bulunabilir. Bunun yanında mevsime ve çevre şartlarına göre başka ağaçlardan da yararlanabilirler.
Koalalar bazı ağaçları beslenmek, bazılarını dinlenmek, bazılarını da sıcak veya fırtınalı havalarda korunmak için kullanabilir. Bu nedenle bir koalanın yeni bir bölgeye götürülmesi gerektiğinde, o bölgedeki ağaçların koalanın beslenmesine uygun olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Koalaların yaprak tercihleri sadece ağaç türüne göre değişmez. Aynı türden iki ağacın yaprakları arasında bile su miktarı, protein oranı, lif yapısı ve bitkinin ürettiği kimyasal maddeler bakımından farklılıklar bulunabilir. Koala, koku ve tat alma sisteminin yardımıyla kendisi için daha uygun yaprakları seçebilir.
Zehirli Yapraklarla Beslenebilmesini Sağlayan Sistem
Okaliptüs yaprakları, birçok memeli için zararlı olabilecek terpenler ve fenolik bileşikler içerir. Ayrıca yaprakların lifli yapısı sindirilmelerini güçleştirir. Buna rağmen okaliptüs yaprakları koalanın başlıca besin kaynağıdır.
Koala, yaprağı yutmadan önce güçlü azı dişleriyle küçük parçalara ayırır. Ardından uzun kör bağırsağı ve kalın bağırsağındaki mikroorganizmalar, lifli bitki maddelerinin parçalanmasına yardımcı olur. Böylece yapraklardaki sınırlı besinden mümkün olduğu kadar yararlanılır.
Okaliptüs yapraklarındaki kimyasal maddelerin etkisiz hâle getirilmesinde koalanın karaciğeri de önemli görev üstlenir. Koala genomu üzerinde yapılan araştırmalarda, “sitokrom P450” olarak bilinen ve zararlı bileşikların parçalanmasına yardımcı olan enzimleri üreten gen ailelerinin oldukça geniş olduğu belirlenmiştir.
Ancak bu sistem, koalanın her çeşit okaliptüs yaprağını sınırsız biçimde yiyebileceği anlamına gelmez. Koala, yaprakların kimyasal içeriğini koku ve tat duyularıyla değerlendirerek aşırı miktarda zararlı bileşik içeren yapraklardan kaçınabilir. Yaprağın besin değeri, su miktarı ve kimyasal yapısı birlikte değerlendirilir.
Koalanın uygun yaprağı seçmesi, onu güçlü dişleriyle öğütmesi, bağırsaklarındaki mikroorganizmalarla sindirmesi ve yapraktaki zararlı bileşikleri karaciğerinde etkisiz hâle getirmesi birbirini tamamlayan aşamalardır. Bu sistemlerden biri görevini yerine getirmese koalanın okaliptüs yapraklarıyla beslenmesi son derece güçleşirdi.
Suyunun Büyük Bölümünü Yapraklardan Alır
Koalalar ihtiyaç duydukları suyun büyük bölümünü yedikleri taze okaliptüs yapraklarından karşılar. Yapraklardaki su miktarı ağacın türüne, mevsime, yaprağın yaşına ve yağış şartlarına göre değişir.
Bununla birlikte koalaların hiç su içmediğini söylemek doğru değildir. Koalalar sıcak ve kurak dönemlerde, uzun süren kuraklıklarda, yangınlardan sonra veya hastalandıklarında doğrudan su içebilirler. Bu nedenle yaşadıkları çevrede hem uygun besin ağaçlarının hem de gerektiğinde ulaşabilecekleri güvenli su kaynaklarının bulunması önemlidir.
Sıcak ve Soğuğa Karşı Koruyucu Kürk
Okaliptüs ağaçlarının yüksek dalları oldukça rüzgârlı olabilir. Koalanın yoğun kürkü, serin ve rüzgârlı havalarda vücut sıcaklığının korunmasına yardımcı olur. Sırt bölgesindeki kürk, yağmur ve rüzgâra karşı koruma sağlayacak şekilde kalın ve dayanıklıdır.
Avustralya’nın daha serin güney bölgelerinde yaşayan koalalar genellikle daha iri ve daha yoğun kürklüdür. Kuzeyde, daha sıcak bölgelerde yaşayan koalalar ise çoğunlukla daha küçük ve daha ince kürklüdür. Koalaların yaşadıkları bölgenin iklimiyle uyumlu bu farklılıkları da dikkat çekicidir.
Koala ve Okaliptüs Arasındaki Kusursuz Uyum
Koalanın kavrayıcı elleri, güçlü kolları, keskin pençeleri, seçici koku ve tat sistemi, özel dişleri, uzun bağırsakları, faydalı mikroorganizmaları ve zehirli bileşikleri etkisiz hâle getiren karaciğeri birlikte çalışır.
Koalanın yalnızca pençelere sahip olması yeterli değildir; uygun yaprağı tanıması da gerekir. Yaprağı seçmesi yeterli değildir; onu öğütecek dişlere ve sindirecek bağırsak sistemine de ihtiyacı vardır. Sindirmesi de tek başına yeterli değildir; yapraktaki zararlı bileşiklerin etkisiz hâle getirilmesi gerekir.
Birbirine bağlı bütün bu özelliklerin koalada aynı anda bulunması, canlılardaki yaratılış sanatının delillerindendir. Okaliptüs ağacı ile koala arasındaki bu kapsamlı uyum, her iki canlının da aynı Yaratıcı’nın eseri olduğunu gösterir. Koalayı, ihtiyaç duyduğu sistemlerle birlikte yaratan ve ona hangi yaprakları seçmesi gerektiğini ilham eden, tüm âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.
“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.”Câsiye Suresi, 4