logo HARUN YAHYA

İndirgenemez Komplekslik

İndirgenemez Komplekslik

Darwinizm'in bütün iddiaları "kademe kademe gelişim" senaryosuna dayanır. Oysa 20. yüzyıl biliminin ortaya çıkardığı "indirgenemez kompleks" organlar, bu senaryoyu ve onunla birlikte tüm evrim teorisini yıkmaktadır.


Bir saatin çalışabilmesi için, içindeki bütün çarkların eksiksiz olarak var olması gerekir. Çarkların tek biri olmasa, saat hiçbir işe yaramayacaktır. Bu "indirgenemez kompleks" yapı, saatin kusursuz bir tasarımın ürünü olduğunu gösterir.

Eğer bir evrimciye, "Canlıların sahip oldukları olağanüstü organlar nasıl ortaya çıktı?" diye sorarsanız, size şu senaryoyu anlatacaktır:

"Evet, canlıların son derece kompleks olan sistemleri bir anda tesadüfen oluşamaz. Ama bu sistemler kademe kademe gelişmiştir. Önce sistemin tek bir parçası tesadüfen ortaya çıkmıştır. Bu parça canlıya avantaj sağladığı için, o canlı doğal seleksiyonla seçilmiştir. Sonra diğer parçalar kademe kademe oluşmuş ve sonunda çok karmaşık olan sistem ortaya çıkmıştır."

Bu senaryoyu daha en başından tamamen geçersiz kılan nokta, canlılardaki çoğu sistemin sahip olduğu "indirgenemez komplekslik" özelliğidir. Bunun anlamı şudur: Eğer bir sistem, ancak bütün parçaları var olduğunda işe yarıyorsa ve tek bir parçası dahi olmadığında hiçbir işe yaramıyorsa, o sistem daha basite indirgenemez. Ya kusursuz olarak vardır ve çalışır, ya da hiçbir işe yaramaz.

Dikkat edilirse, indirgenemez kompleksliğe sahip bir sistemin "kademe kademe" tesadüflerle oluşması imkansızdır. Çünkü sistem eksiksiz ve kusursuz olmadıktan sonra, hiçbir "ara kademe" işe yaramayacaktır. İşe yaramayan bir ara kademe ise, evrimin kendi mantığına göre, doğal seleksiyon tarafından elenip yok olacaktır.

Gözün Tasarımı

İnsan gözü, yaklaşık 40 ayrı parçanın uyum içinde çalışmasıyla görür. Bunların biri olmasa, göz hiçbir işe yaramaz. Bu 40 ayrı parçanın her biri de kendi içlerinde karmaşık tasarımlara sahiptir. Örneğin gözün arka kısmındaki retina tabakası, 11 ayrı katmandan oluşur. (sağ altta) Bu katmanlardan biri, mikroskop altındaki resmi yanda görülen kan damarı ağıdır. (sağda) Vücudun en yoğun damar ağını oluşturan bu tabaka, ışığı yorumlayan retina hücrelerinin oksijen ihtiyacını karşılar. Diğer tabakaların her birinin ayrı görevi vardır. Hiçbir evrimci, bu denli kompleks bir organın nasıl oluştuğu sorusuna cevap verememektedir. Retina tabakasının 11 ayrı katmanından biri.
 

Darwin, teorisini ortaya atarken bu konu hakkında büyük endişe duymuştu. Canlıların basite indirgenebilir organlara sahip olduklarını hayal etmiş, ama bu hayalinin yeni bulgularla yıkılacağından korkmuştu. Bu nedenle Türlerin Kökeni adlı kitabında şöyle yazmıştı:

"Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır."19

Bugün Darwin'in teorisi tam da korktuğu gibi "kesinlikle yıkılmıştır", çünkü bilimsel bulgular, canlılardaki çoğu sistemin indirgenemez kompleks sistemler olduğunu göstermektedir. İnsan gözünden hücrenin yapısına, kanın pıhtılaşma sisteminden proteinlere kadar sayısız yapı ve sistem, tek bir parçaları dahi olmasa hiçbir işe yaramayacak yapıdadır. Nitekim hiçbir evrimci bunların ne gibi "kademe"lerle ortaya çıkmış olabileceğini açıklayamamaktadır.

Evrime Karşı Biyokimyasal Reddiye

Amerikalı biyokimya profesörü Michael Behe, "Darwin'in Kara Kutusu: Evrime Karşı Biyokimyasal Reddiye" başlıklı kitabında, indirgenemez kompleksliğin çok sayıda örneğini verir. Behe'nin vurguladığı gibi, indirgenemez kompleks organlar, Darwinizm'i çürütürken, aynı zamanda canlılığın "tasarlandığını", yani yaratıldığını ispatlamaktadır.
 

İndirgenemez komplekslik evrim teorisini Darwin'in ifadesiyle "kesinlikle" yıkarken, öte yandan yaratılışı da kesinlikle ispatlamaktadır. Çünkü her indirgenemez kompleks sistem, kendini inşa eden bir aklın varlığını gösterir. Canlılardaki komplekslik ise, tüm canlılığı yaratmış olan Allah'ın varlığını ve kusursuz yaratışını ispatlamaktadır. Kuran'da bildirildiği gibi, "O Allah ki, yaratandır, kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24)

 

DİPNOTLAR

19) Charles Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press, 1964, s. 189

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, canlıların sahip olduğu kompleks sistemlerin kademe kademe oluşamayacağını savunan indirgenemez komplekslik kavramını ele almaktadır. Sistemin tüm parçaları eksiksiz olmadığında işlevini yitirdiği vurgulanarak, bu durumun rastlantısal süreçlerle açıklanamayacağı kanıtlanmaktadır. Sonuç olarak, canlılıktaki bu kusursuz yapının Allah'ın üstün yaratma sanatının bir eseri olduğu ortaya konmaktadır.

Önemli Noktalar

  • İndirgenemez kompleks sistemler, tüm parçaları eksiksiz var olduğunda çalışabildikleri için kademe kademe oluşum senaryolarını bilimsel olarak geçersiz kılmaktadır.
  • İnsan gözü gibi kompleks organlar, parçalarının tam ve uyumlu varlığıyla Allah'ın kusursuz yaratma sanatının delillerinden biridir.
  • Canlılıktaki karmaşık yapılar, tesadüflerle değil, her detayıyla tasarlandığını gösteren üstün bir aklın, yani Allah'ın varlığını ispatlamaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İndirgenemez komplekslik nedir?

Bir sistemin çalışabilmesi için tüm parçalarının aynı anda eksiksiz var olması gereken yapıya denir. Eğer bu sistemin tek bir parçası bile eksik olursa sistem işlevini tamamen yitirir.

İndirgenemez komplekslik canlılığın kökenini nasıl açıklar?

Sistemlerin kademeli olarak değil, tek seferde ve kusursuzca var edildiğini gösterir. Bu durum, canlılığın tesadüflerle değil, bilinçli bir tasarımın sonucu olarak yaratıldığını ispatlar.

İnsan gözü neden indirgenemez kompleks bir yapıya örnektir?

Göz, yaklaşık 40 ayrı parçanın ve retina gibi katmanların birbirine uyum içinde çalışmasıyla görme işlevini yerine getirir. Bu parçalardan birinin eksikliği sistemin işlemez hale gelmesine neden olur.

Darwin'in teorisi hakkındaki endişesi neydi?

Küçük değişikliklerle oluşması imkansız olan kompleks bir organın varlığının kanıtlanması durumunda, teorisinin tamamen yıkılacağını ifade etmiştir.