logo HARUN YAHYA

Sürüngenler

Sürüngenler

Evrim teorisi sürüngenlerin de kökenini açıklayamaz. Bu kendilerine özgü canlılar, arkalarında hiçbir evrim süreci bulunmadan, ayrı ayrı ortaya çıkmışlardır. Sürüngenlerin fizyolojik özellikleri de sözde ataları amfibiyenlerden çok farklıdır.

Dinozor, kertenkele, kaplumbağa ya da timsah... Tüm bu canlılar, "sürüngenler" olarak bilinen aileye aittir. Dinozorlar gibi bazı sürüngenlerin soyu tükenmiştir, ama bazıları hala yaşamaktadır.

Seymouria Yanılgısı

Evrimciler bir zamanlar solda fosili yer alan Seymouria adlı canlının, amfibiyen ile sürüngen arası bir geçiş formu olduğunu iddia etmişlerdi. Bu senaryoya göre, Seymouria "sürüngenlerin ilkel atası" idi. Ancak sonraki fosil bulguları, Seymouria'nın yeryüzünde ilk kez ortaya çıkışından 30 milyon yıl öncesinde de sürüngenlerin yaşadığını gösterdi.32 Bu durum karşısında, evrimciler, Seymouria hakkındaki yorumlarını sona erdirmek zorunda kaldılar.

Sürüngenlerin kendilerine has özellikleri vardır. Hepsinin vücudu, "pul" olarak adlandırılan sert kabuklarla kaplıdır. Soğukkanlıdırlar, yani kendi vücut ısılarını üretemezler. Bu yüzden de her gün güneşe çıkıp vücutlarını ısıtma ihtiyacı duyarlar. Yavrularını ise yumurtlayarak dünyaya getirirler.

Evrimciler sürüngenlerin nasıl ortaya çıktıklarını açıklayamazlar. Bu konudaki klasik evrimci iddia, sürüngenlerin amfibiyenlerden evrimleştiği şeklindedir. Ama bu iddiayı destekleyecek hiçbir bulgu yoktur. Aksine, amfibiyenler ile sürüngenler arasında yapılabilecek bir inceleme, iki canlı grubu arasında çok büyük fizyolojik farklar bulunduğunu ve "yarı sürüngen-yarı amfibiyen" bir canlının yaşama şansı olmadığını göstermektedir.

Kaplumbağalar Hep Aynı

En eski sürüngen fosilleri ile bugünkü örnekleri arasında fark yoktur. Soldaki 100 milyon yıllık deniz kaplumbağası, günümüzde yaşayan örnekleri ile tamamen aynı yapıdadır.

Nitekim fosil kayıtlarında da böyle bir canlıya hiçbir zaman rastlanmamıştır. Ünlü evrimci paleontolog Lewis L. Carroll, "Sürüngenlerin Kökeni Sorunu" başlıklı bir makalesinde bu gerçeği şöyle kabul eder:

"Ne yazık ki sürüngenlerin ortaya çıkışı öncesinde var olan tek bir sürüngen atası örneği yoktur. Bu ara formların olmayışı, amfibiyen ve sürüngen geçişi hakkındaki çoğu problemi çözümsüz bırakmaktadır."31


Dinozorların Sonu

Dinozorlar yaşamış en büyük kara canlılarıydı. Kusursuz tasarımlara sahip bedenleriyle, uzun zaman yeryüzünde yaşadılar. Ancak bilim adamlarının ortak kabulüne göre, bir meteor felaketi sonucu soyları tükendi. Yeryüzünün, (jeolojik kayıtlara göre) daha sonra yaratılacak olan memeli canlılara ve özellikle de insana uygun hale getirilmesi için, bu tükeniş İlahi bir planla sağlanmıştır.
 

Kaldı ki, yılan, dinozor ya da kertenkele gibi çok farklı sürüngen türleri arasında da aşılmaz sınırlar vardır. Tüm bu farklı türler, yeryüzünde bir anda ve ayrı ayrı ortaya çıkmışlardır. Çünkü, Allah tarafından yaratılmışlardır. Bu gerçek Kuran'da şöyle haber verilir:

"Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir." (Nur Suresi, 45)

 

DİPNOTLAR

31) Lewis L. Carroll, "Problems of the Origin of Reptiles" Biological Reveiws of the Cambridge Philosophical Society, vol 44. s. 393

32) En eski Seymouria fosilleri, Alt Permiyen tabakasına, yani bundan 280 milyon yıl öncesine aittir. Oysa bilinen en eski sürüngen türleri olan Hylonomus ve Paleothyris, Alt Pensilvanyen tabakalarında bulunmuşlardır ki, bu tabakalar 330-315 milyon yıl öncesine aittirler. (bkz. Barbara J. Stahl. Vertebrate History: Problems in Evolution, Dover, 1985. ss. 238-39)

PAYLAŞ
Facebook
X
WhatsApp
Telegram
QR Code
QR Code
İNDİRMELER

Özet

Bu kitap bölümü, sürüngenlerin sahip oldukları özgün fizyolojik özelliklerin tesadüfi süreçlerle açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Fosil kayıtlarının sürüngenlerin yeryüzünde aniden ve ayrı ayrı türler halinde var olduğunu gösterdiği vurgulanmaktadır. Canlıların kusursuz tasarımları, Allah'ın yaratma sanatının bir tecellisi olarak açıklanmaktadır.

Önemli Noktalar

  • Sürüngenler hiçbir ara form aşamasından geçmeden yeryüzünde aniden ve eksiksiz bir yapıyla ortaya çıkmıştır.
  • Fosil kayıtları, sürüngenlerin atası olduğu iddia edilen canlılardan milyonlarca yıl önce var olduklarını kanıtlamaktadır.
  • Sürüngenlerin pullu deri ve soğukkanlılık gibi özellikleri, Allah'ın yaratma sanatındaki kusursuzluğun birer delilidir.
  • Tüm canlı türleri Allah tarafından dilediği biçimde ve zamanda ayrı ayrı yaratılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Sürüngenlerin kökeni neden evrimci iddialarla açıklanamamaktadır?

Fosil kayıtlarında sürüngenlerin sözde ataları olarak gösterilen canlılardan daha önce yaşadıklarını gösteren bulgular mevcuttur. Ara form eksikliği ve canlılar arasındaki fizyolojik uçurumlar, bu teorinin bilimsel bir temeli olmadığını göstermektedir.

Sürüngenlerin sahip olduğu soğukkanlılık özelliği ne anlama gelmektedir?

Soğukkanlılık, canlıların kendi vücut ısılarını üretememesi durumudur. Bu canlılar vücut ısılarını dengelemek için gün içinde güneşten faydalanırlar ve bu özel fizyolojik yapı Allah'ın yaratma sanatının bir parçasıdır.

Dinozorların soyunun tükenmesi nasıl değerlendirilmelidir?

Dinozorların neslinin tükenmesi, yeryüzünün daha sonra yaratılacak olan memelilere ve insan yaşamına uygun hale getirilmesi için İlahi bir plan dahilinde gerçekleşmiştir.

Canlıların yaratılışındaki farklılıklar Kur'an'da nasıl ifade edilmektedir?

Nur Suresi 45. ayette, Allah'ın her canlıyı sudan yarattığı ve canlıların kimi karnı, kimi iki, kimi de dört ayağı üzerinde yürümek suretiyle farklı şekillerde yaratıldığı bildirilmektedir.