Adnan Oktar’ın 15 Ekim 2017 tarihli A9 TV röportajından
Bazı kızlar erkek gibi davranıyor, sizce bunun psikolojik bir sebebi var mı?
İZLEYİCİ SORUSU: Bazı kızlar erkek gibi davranıyor. Sizce bunun psikolojik bir sebebi var mı?
ADNAN OKTAR: Yakışıklım, genç kızlara hiç rahatlık vermiyorlar. Bak görüyorsunuz. Aslan gibi delikanlı kızı vurdu adam. Kızlar da itici olmaya çalışıyor o beladan. Çünkü canının derdine düştü çocukların bir kısmı. Böyle çekici olmak, etkileyici olmak, güzel olmak, kadınsı olmak, o artık bir kere kenara koyar. Çünkü kadının seksi olmasını bir kere suç olarak görüyor adamlar. Birçok insan, amcası, babası, dayısı, annesi, ufacık 10 yaşındaki yeğeni bile yumruk atmaya kalkıyor falan. Kadının cazibeli olması toplumun bir kısmında suç. Cinsel çekiciliği olması suç, cinselliğin kendisi suç zaten, başlı başına bir suç. Helaliyle olmaması hiç fark etmiyor. Aynı. Tabii ki haram kötü bir şey ama, helaliyle de kabul etmiyor. Baksana adam, efendim diyor cinsel mukarenet anında üzerinizi battaniyenle örtünüz diyor. Cinler sizi seyreder diyor. Şeytanlar sizi seyreder diyor. Yatak odasında şeytanın cininin ne işi var? Manzarayı düşünemiyorum ben bunlardaki aklı battaniye altında. Facia hale getirmişler. Onun için homoseksüellik çığ gibi gelişiyor insanlar arasında. Mahvoluyor, genç kızları mahvediyorlar. Genç delikanlıları mahvediyorlar. Delikanlıları da acayip yıldırdılar. Cinsellikten korkuyorlar mesela kadın güzelliğini düşünemiyorlar dahi. Kadın zaten tamamen gizlenmesi ve görünmemesi müphem bir varlık haline gelmesi gereken konumda onların açısından. Kadını ancak kafasında tahayyül edecek hale gelmişler. Tahayyül etmesi için bir kere kadını görmesi gerekir insanın. Hiç görmeyeceksin diyor. E o zaman erkek çocuklarında, delikanlılarda kadınlara karşı eğilim azaldı. Çığ gibi homoseksüellik yayılıyor. Bir de homoseksüelliği teşvik ediyor belediyeler, şunlar bunlar. Homoseksüel renkleriyle tavanları kirletiyorlar. Gökyüzüne homoseksüel renkleriyle, Boğaziçi'nde köprüye bile, Şehitler Köprüsü'ne bile homoseksüel renklerini koymuşlar, kirletmişlerdi. Ben aradım, sordum ne oluyor dedim. Pardon dediler, kara yolları yanlışlıkla yapmış dediler. Nasıl kara yolları yanlışlıkla yapıyor? Boydan boya köprüye sen milyonlarca liralık ampul takıyorsun, milyonlarca liralık ışıklandırma yapıyorsun. Kara yolları yanlışlıkla yaptı diyor Boğaz Köprüsü'ne. Bu kadar başıboş mu bu iş? Bak söyleyince derhal değiştirdiler. Pardon dedi, yanlışlık olmuş. Yanlışlık falan olmadı, bilerek yaptınız. Eğer üzerine düşmeseydik, takip etmeseydik homoseksüelliği çığ gibi yayacaklardı. Müsaade etmedik elhamdülillah. Rumilik de öyle.
Genç kızlar o yüzden erkeksi görünerek, erkek gibi davranarak, erkek kıyafetleri giyerek kendilerini korumaya çalışıyor çocuklar. Ancak o zaman toplum baskısı duruyor birçok yerde. Makyaj yapması suç, saçını boyaması suç, kaşını alması suç, parfüm kullanması suç, gülmesi suç, etek giymesi suç, mini etek giyemiyor, dekolte giyinemiyor, hepsi suç. Başını yerden kaldıramıyor. Aklına gelen her şey suç. Bu durumda çocuklar canı derdine düştükleri için erkeğe benzeme karar alıyorlar. Bakımsız, perişan, erkeğe benzeyen, erkek gibi konuşan kadınlar haline geliyor. Erkekler de bu sefer onları da kadınlaştırıyorlar çocukları. Kadın haline gelmeleri için baskı yapıyorlar. Ümmeti şeytan mahvetme peşinde idi ama şeytanın kafasını ayağımızın altında ezdik, elhamdülillah. Bundan sonra bu oyunu yapamazlar. Ve yapamayacaklar da görüyorsunuz zaten.