"Her an her saniye" belgeselinden
Bedenimizde Her An, Her Saniye Yaşanan Mucizeler
Henüz dünyaya gözlerinizi açmadan sizin için hazırlanmış bir düzenin içinde yaşamaya başladınız. Doğduğunuzda sahip olduğunuz beden kusursuz bir şekilde sizin için hazırlanmıştı. Örneğin çevrenizi net olarak görebilmeniz için mükemmel bir çift göz yaratıldı. Dışarıdaki havayla henüz karşılaşmamış olmanıza rağmen, periyodik olarak soluk almanızı sağlayacak solunum sisteminiz daha siz anne karnındayken oluştu. Besinlerin her türlüsünü sindirebilecek bir sindirim sistemine, sizi özel parmak izleriyle birlikte parmaklara ve ellere, gözlerinizi yabancı maddelerden koruyacak göz kapakları ve kirpiklere ve bunun gibi çok sayıda organ ve özelliğe sahip olarak dünyaya geldiniz. Bugüne kadar da her an bu kusursuz sistemin görevini eksiksizce sürdürmesiyle yaşadınız. Ve bu filmi izlemeye başladığınızdan beri de vücudunuzda bu mucizevi sistemler işlemeye devam ediyor. Kısacası bir yaşam süresince, 24 saat boyunca insan vücudunda yaşanan tüm gelişmeler, an an Allah'ın dilemesiyle meydana gelir, O'nun koruması ve sonsuz merhametiyle kuşatılmıştır.
Örneğin henüz anne karnındayken atmaya başlayan, dakikada ortalama 70 atışlık bir tempo ile yaşam boyunca hiç ara vermeden çalışan kalbimiz, her saniye vücudumuzda işleyen bir mucizedir. Bir yandan da hayatımızın her anında nefes alırız. Ki bu rakam günde yaklaşık 21.600 defayı bulur. Bu bir insanın ömrü boyunca ortalama 591.300.000 kere nefes alıp vermesi demektir.
Vücut sistemimiz öyle bir biçimde ayarlanmıştır ki nefes alırken bu işi düşünmemize gerek kalmaz. Yürürken, koşarken, kitap okurken, hatta uyurken vücudumuz sürekli olarak ne kadar nefes almamız gerektiğini hesaplar ve ciğerlerimizi ona göre çalıştırır. Bu işlemi o kadar sık yaparız ki bunun sıradan bir işlem olduğunu düşünürüz. Oysa gerçekten nefes almakta, kalbin atması da, vücuttaki diğer organlarımızın çalışması da çok kompleks bir sistemin işlemesi sonucu gerçekleşir.
İnsan vücudundaki 100 trilyon hücre sanki birbirlerini tanıyormuşçasına hareket eder. Kendilerine verilmiş özel görevleri sonuna kadar hiçbir ihmal ve gevşeklik göstermeden yerine getirir. Bu işlemler her an biz farkında bile olmadan gerçekleşir. Hatta vücudumuzdaki bu hareket uyku esnasında dahi devam eder.
Sürekli hareket halinde olan ve bir an dahi yaptığı görevi bırakmayan bu hayati sistemlerden biri de savunma sistemidir. Hemen derinin altında bulunan ve vücudu her türlü işgalciden gece gündüz durmaksızın koruyan bu sistem, tam teçhizatlı bir ordu gibi olanca gücüyle insan için çalışmaktadır. İnsanların birçoğu, savunma sisteminin sağlıklı kalabilmek için ne derece büyük önem taşıdığının farkında bile değildir. Ancak Allah, yarattığı bu mükemmel sistemle insanı, dört bir yanını çevirmiş olan düşman ordusuna karşı her an korumaktadır. Bu sistemde meydana gelen ufak bir bozulma ise tedavisi oldukça zor olan ciddi hastalıklara neden olur. Bugün birçok insan savunma sisteminde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle oldukça zahmetli şartlarda yaşamlarını devam ettirmektedir. Allah bu tür aksaklıkları insanların kendilerine verilen nimetlerin şuuruna varıp şükretmeleri için ibret vesilesi olarak yaratmaktadır. İnsan bedeninde her an gerçekleşen tüm bu detaylar, Allah'ın üstün yaratışının delillerindendir. Allah kullarını sevendir, onlara acıyan, merhamet eden, şefkatini tecelli ettirendir.
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“De ki, şüphesiz lütuf ve ihsan, fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, rahmeti geniş olandır, bilendir. O, kime dilerse rahmetini tahsis eder, Allah büyük lütuf ve ihsan, fazl sahibidir." (Ali İmran suresi, 73-74)