Bilim insanları evrendeki hassas denge hakkında ne diyor?
BİLİM İNSANLARI EVRENDEKİ HASSAS DENGE HAKKINDA NE DİYOR?
SUNUCU: Görmüş olduğunuz balonların yer çekimi kuvvetine karşı koyarak yerden havalanabilmeleri için yoğun bir enerji harcanması gerekiyor. Balonlar oldukça büyük ve bu büyük balonların içindeki hava ısıtılarak yerden yükselmesi sağlanıyor.
Peki, ayağımızın yerden kesilmesi için neden böylesine fazla enerjiye ihtiyaç duyuyoruz?
Çünkü dünyamızda yerçekimi diye bir kuvvet var ve bu kuvvet evrenin varoluşundan beri son derece hassas dengelerle işleyişini sürdürüyor. Tarihin en büyük bilim insanlarından olan Newton'dan Einstein'a kadar pek çok bilim insanı, evrene hakim bu kuvvetlerin mükemmel dengesi karşısında duydukları hayranlığı dile getirmişlerdir.
Çağdaş fizik ve astronominin en önde gelen kurucusu ve yaşamış en büyük bilim adamı sayılan Isaac Newton şöyle diyor:
“Güneş sisteminin, gezegenlerin ve kuyruklu yıldızların harika sistemleri yalnızca akıllı ve güçlü bir varlık kudretiyle sürdürülebilir. Bu varlık her şeyi yönetir. Yalnızca dünyanın ruhunu değil, her şeyi, O Allah'tır.”
Günümüzün ünlü astrofizikçisi Paul Davies ise evrendeki hassas dengeler karşısında hayranlığını şöyle dile getiriyor:
“Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur. Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal değerler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir.”
Evet, bir başka ünlü İngiliz astronom Sir Fred Hoyle da, evrendeki düzene hakim dengenin mükemmelliğinin sadece üstün bir aklın yaratışıyla açıklanabileceğini şöyle anlatmış:
“Gerçeklerin akıl süzgecinden geçirilerek yorumlanışı ortaya koymaktadır ki, üstün bir akıl fiziğe, kimyaya ve biyolojiye müdahale etmiştir ve doğada varlığından söz etmeye değer bilinçsiz güçler yoktur. Gerçeklerin hesaplanmasıyla ortaya çıkan sayısal o kadar akıl almazdır ki beni bu sonucu tartışmasız biçimde kabul etmeye götürmektedir.”
Evet, evreni inceleyen bilim insanları biliyorlar ki yerçekimi kuvvetindeki en ufak bir değişiklik canlılığın yani insanlığın meydana gelmesini doğrudan engellerdi. Yerçekimindeki büyük çaplı değişiklikler ise ortada evren diye bir kavramın kalmamasına neden olurdu.
Yerçekimi kuvvetinin biraz fazla artması halinde evren genişleyemeden içine çökecek, biraz fazla azaldığı takdirde ise hiçbir yıldız ya da galaksi oluşamayacaktı. Kainat, sadece boşta dolaşan atomlardan oluşacaktı. Bugün dünyada yaşayabiliyor olmamız, bu ihtimallerin hiçbirinin gerçekleşmediğini, evrenin her detayını Allah'ın kusursuz bir plan ve denge ile yarattığını gösteriyor. Sonsuz kudret sahibi olan Allah içinde yaşadığımız evreni olağanüstü bir mucizeler zinciri ile ve tam bir uyum içinde yaratmıştır.
