DAĞLAR NASIL OLUŞUR?
SUNUCU: Rize'deyiz. Görmüş olduğunuz dağlarda Kaçkar Dağ Silsilesi'nin bir bölümü. Bu dağlar Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanıyor. Bu dağ silsilesinin en yüksek noktası tam 3932 metre. Ama bunun yaklaşık 10 katı kadar da yer altında uzantısı var. Birazdan bu konuya değineceğiz ama önce kaç karlar hakkında biraz daha bilgi verelim.
Bu dağlar 1994 yılında Milli Park ilan edilmiş. Çok da iyi yapılmış çünkü bu dağlar dünyada yetişen çiçek çeşidinin 3'te 2'sini bünyesinde bulunduruyor. Bu bölgede yetişen çiçek çeşidi sayısı yaklaşık olarak 10 bin. Bölgenin havasını ve doğasını kirletecek fabrikaların bulunmaması da bu zenginliğin aynı doğallıkta kalmasını sağlıyor. Ayrıca bu bölge sıkça yağış aldığı için de oldukça sulak ve ormanlık bir bölge.
DAĞLAR NASIL OLUŞUR?
Dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici bir özelliği vardır. Bilim insanları eskiden dağları sadece yeryüzünün üzerinde kalan yükseltiler olarak düşünüyorlardı. Oysaki gerçekte dağların aynı buz dağlarında olduğu gibi yüzeydeki yüksekliklerinin neredeyse 10-15 katı kadar da yer altında uzantıları bulunmaktadır. Yani arkamda görmüş olduğunuz dağların kat kat fazlası yer altında da uzayıp gitmektedir.
Örneğin zirvesi yaklaşık 9 kilometre yüksekliğinde olan Everest Dağının yer altında da yaklaşık 125 kilometre kadar kökü vardır.
Peki, bu kökler nasıl oluştu? Neden var olmaları gerekiyor? Kısa filmimizde izleyelim ardından devam edeceğiz.
Dağlar milyonlarca yıllık süreç içerisinde yeryüzü tabakalarının hareketi ve çarpışmasıyla oluşur. İki yeryüzü tabakası çarpıştığı zaman daha dayanıklı olan tabaka üste kalır ve diğeri onun altına girer. Üste kalan tabaka kıvrılarak yükselir ve dağları meydana getirir. Altta kalan tabaka da yer altına doğru uzanarak dağın kökünü oluşturur. Bu özellikleriyle dağlar adeta yeryüzüne çakılmış birer kazık gibi yer kabuğu tabakalarını sabitleyip tutar ve onların kaymalarını önler. Bu durumu üst üste konulmuş tahtaları bir arada tutan çivilere benzetebiliriz. Jeoloji biliminin yeni yeni kanıtladığı dağların bu özelliğini Allah 1400 yıl önce Kuran'da haber vermiştir. Bu konuyla ilgili ayet şöyle:
Kovulmuş şeytandan Rabbime sığınırım:
“Biz yeryüzünü bir döşek kılmadık mı dağları da birer kazık.” (Nebe Suresi, 6-7)
Bu işlemin henüz hiç kimse tarafından bilinmediği bir dönemde Kuran'da haber verilmiş olması Kuran'daki bir mucizedir ve Allah'ın varlığının apaçık delillerinden biridir.