Darwinist ideolojiler fikren yıkılmadıkça dünya huzur bulmaz - Didem Rahvancı
Dünya tarihinin en büyük aldatmacalarından biri olan Darwinizm aynı zamanda 20. Yüzyılda insanlığı felaketlere sürüklemiş olan şiddete dayalı ideolojilerin de kökenidir. Darwinist ideolojinin yalanları hayatın bir mücadele ve savaş yeri olduğunu iddia eder. Hayatta kalabilmek için ise var gücüyle savaşmak ve bu savaştan galip çıkmak gereklidir.
Darwinizm’in temelsiz iddialarından dayanak bulan komünizm ve faşizmde insanlık tarihinin bir çatışmadan ibaret olduğunu savunur ve ancak savaşarak gelişme kaydedilebileceğini söyler ve teorinin ideolojisini tarih, politika ve sosyal hayat gibi konularda da etkili hale getirmeye çalışır. Bu durumda da, faşist lider Hitler'in, üstün ırkı oluşturma saplantısından, komünizmin kurucularından Karl Marx’ın, “insanlık tarihi sınıf çatışmalarının tarihidir” yanılgısına, Çinli komünist lider Mao'nun, milyonlarca insanı sözde bir tür hayvan gibi görüp akıl almaz vahşetler uygulamasından, İtalyan diktatör Mussolini'nin, savaşın tüm insan enerjisini en yüksek noktaya taşıdığı iddiasına, Kapitalizmin, güçlülerin zayıfların üzerine basarak daha da güçlenmelerini öngörmesinden kanlı komünist lider Stalin'in zalim çalışma kamplarına kadar birçok vahşi ve insanlık dışı uygulama sözde bilimsel bir kılıf kazanır.
Temelleri Darwinizm’e dayanan ve insanlık düşmanı birer ideoloji olan komünizmde, faşizmde insanlara korku ve dehşet yaşatmayı, suçsuz masumları öldürmeyi, kendi devletinin askerine, polisine saldırmayı, kavgayı, çatışmayı emreder.
Evrimci P.J. Darlington, “Naturalistler İçin Evrim” kitabında vahşetin Darwinist teorinin bir getirisi olduğunu şöyle itiraf eder:
“Birinci nokta bencillik ve vahşet. İçimizdeki doğal bir şeydir. En uzak atamızdan bize miras kalmıştır. O zaman vahşilik insanlar için normaldir. Evrimin bir ürünüdür.”
Darwinistler bu sapkın ideolojinin peşinden giderek Allah'ın var olduğunu, yaratılış amaçlarını ve öldükten sonra Allah'ın huzurunda hesap vereceklerini düşünmezler. Bu gaflet halinin sonucunda da Allah korkusu olmayan her insanda olduğu gibi bencil, çıkarcı ve zalim birer birey halini alırlar. Darwinist düşüncelerin hakim olduğu ve ağırlıklı olarak Darwinist eğitim yapan toplumlardaki bireylerin bir kısmının zamanla milli ve manevi değerlerin tamamından uzaklaşarak materyalist zihniyetin etkisi altına girdikleri bir gerçektir. Her şeyin tesadüfler eseri oluştuğuna ve öldükten sonra yok olacaklarına inanan bu kişiler için din, aile, millet, bayrak her şey değersizdir.
Oysa bu sapkın ideolojiler ancak Darwinizm’in fikren çökertilmesi, insanlara şuursuz bir hayvan değil, Allah'ın bir kaderle yarattığı, düşünen, akledebilen, ruh sahibi birer insan oldukları, ölümle yok olmayacakları, aksine sonsuz bir yaşama kavuşacakları anlatılarak, onlara Allah'ın varlığı birliği anlatılarak mümkün olabilir. Kavgaya kavgayla, saldırana saldırıyla, küfredene küfürle cevap verilmez. Batıl her fikir ancak hak anlatılarak yok edilebilir. İnsan fıtratı barış, huzur, refah, dostluk, samimiyet üzerindedir. Darwinist ideoloji ve ideolojilerin fikren ve bilimsel çalışmalarla tamamen ortadan kaldırılması mutluluğun anahtarı olacaktır.