Denizdeki Tuz, Denizde Beslenen Canlıları Neden Etkilemiyor ?

357

Dünya… yüzeyinin yaklaşık %70’i suyla kaplı. Fakat bu devasa su kütlesinin neredeyse tamamı tuzlu. Ve insanlık, giderek büyüyen bir krizle karşı karşıya: temiz içme suyu ihtiyacı...


Bilim insanları, önümüzdeki 30 yıl içinde su kıtlığının dünya nüfusunun büyük bir bölümünü etkileyebileceğini öngörüyor. Peki insanlık, okyanusların sonsuz gibi görünen su kaynağını içme suyuna dönüştürebilir mi?

 

Bugün kullanılan yöntemle “tuzdan arındırma”gerçekleşebiliyor . Buharlaştırma ya da ters ozmoz gibi tekniklerle tuz sudan ayrıştırılıyor. Ancak bu süreç göründüğü kadar basit değil. Yüksek enerji tüketimi, kimyasal kullanım ihtiyacı ve çevresel etkiler, bu teknolojiyi tartışmalı hale getiriyor. Denizden alınan suyun filtrelenmesi sırasında planktondan küçük balıklara kadar birçok canlı zarar görebiliyor. Ayrıca ortaya çıkan yoğun tuzlu atık, ekosistemler için ciddi bir tehdit oluşturuyor .

 

Fakat dikkat çekici bir gerçek var: Doğada bunun çözümü en başından beri yaratılmıştır.
Deniz canlıları, kuşlar, sürüngenler ve hatta bazı memeliler, tuzlu suyla başa çıkmak için olağanüstü biyolojik sistemlere sahip. Örneğin bazı kuşlar, fazla tuzu burunlarından dışarı atan özel bezler kullanır. Deniz kaplumbağaları gözyaşıyla tuz atar. Memeliler ise yoğun tuz içeren idrar üretebilir.

 

Bu sistemlerin merkezinde ise mikroskobik düzeyde çalışan “iyon pompaları” ve özel tuz bezleri bulunur. Canlı hücreler, sodyum ve potasyum dengesini hassas bir mühendislik gibi yönetir.


Bitkiler dünyasında da benzer bir strateji vardır. Tuzlu bataklıklarda yaşayan bazı türler, tuzu yapraklarında biriktirir ve sonra bu yaprakları kontrollü şekilde döker. Mangrov ağaçları ise adeta doğal bir arıtma tesisi gibi çalışır; bazı türler tuzu köklerinde filtrelerken, bazıları yaprak yüzeyinden kristal olarak dışarı atar.

 

Bilim dünyası bu mekanizmalardan ilham alarak “biyomimetik” teknolojiler geliştiriyor…. Örneğin su moleküllerini seçici olarak geçiren zar yapıları, doğadaki protein kanallarını taklit ediyor..


Tüm bu düzen, tek bir gerçeği düşündürüyor: Doğa, suyu yalnızca taşımıyor; aynı zamanda onu arıtıyor, dengeliyor ve yeniden yaşama kazandırıyor.

 

Görüldüğü gibi canlılardaki özellikler çok geniş bir alanda insanlara fayda sağlamaktadır. Allah Kuran'daki bir ayette hayvanlardaki faydalara şöyle dikkat çeker:


Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır; karınlarının içinde olanlardan size içirmekteyiz ve onlarda sizin için daha birçok yararlar var…” (Müminun Suresi, 21)

Kaynakça
Wolley-Baker, T. (2017, August 3). The Biomimicry Manual: How does nature make saltwater drinkable? INHABITAT. https://inhabitat.com/the-biomimicry-manual-how-does-nature-make-saltwater-drinkable/

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
logo