Yıldırımlar: Gökyüzündeki Parlak Işığın Sırrı
Gökyüzünde çakan o parlak, korkutucu ama bir o kadar büyüleyici ışık…. Yıldırım…
Binlerce yıldır insanları hem korkutmuş hem hayran bırakmıştır.
Peki, hiç düşündünüz mü, nasıl başlar bu doğa mucizesi?.
İşte şimdi bilim, bu muhteşem doğa gösterisinin perde arkasındaki sırları yavaş yavaş aralıyor.
Son araştırmalara göre, yıldırımlar sadece bulutlarda biriken elektrik yüzünden oluşmuyor. Gökyüzünde normalde göremediğimiz, çok kısa süren ama çok güçlü enerji patlamaları da buna yardımcı oluyor.
“Gama ışını parlaması” denilen bu patlamalar, saniyenin çok küçük bir kısmı kadar sürüyor. Ama buna rağmen çok güçlüler. Küçük bir kıvılcım gibi başlayıp, sonunda gördüğümüz büyük şimşeklere dönüşmesine neden oluyorlar.
Düşünün; fırtına bulutlarının içinde milyarlarca elektrik yüklü parçacık hızla çarpışırken, görünmez ama etkisi çok büyük olan bu ışınlar, adeta bir zincirleme reaksiyon başlatıyor. Bu reaksiyon öyle güçlü ki, gökyüzünde kilometrelerce uzayan, göz kamaştıran yıldırım kanalları oluşturuyor. O an, gök gürültüsüyle birlikte, doğanın en görkemli senfonisi başlıyor.
Ama bu sadece bir fizik olayı değil.
Yıldırımlar, evrendeki yüksek enerjili parçacıkların, atom altı süreçlerin mucizevi dansıdır. Bu süreçte, en küçük parçacıklar bile mucizenin gücünü ortaya koyar. Kainatın bu olağanüstü dengesi, bize her an Allah’ın sonsuz bilgi, sanat ve kudretini gösterir.
İşte bu sebeple, Allah’ın yüce kudretinin gökyüzünde tecelli eden muazzam bir aynasıdır. Bu gerçek Kuran’da şöyle bildirilmektedir:
Gök gürültüsü O'nu hamd ile, melekler de O'na olan korkularından tesbih ederler. O, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar; onlar ise Allah hakkında çekişip-tartışırlar. O, gücü (ve cezası) pek çetin olandır. (Ra’d, 13)
